En Üst

20 Eylül 2017

Kararı alındı ama anayasa yazılamadı

Kararı alındı ama anayasa yazılamadı
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Uzlaşılan konulardan yola çıkılarak, Federal Anayasa’nın yazımı için Türk- Rum hukukçuların ortak çalışması kararı, hiçbir zaman yaşam bulmadı.

TÜRK HUKUKÇULAR HAZIR: Cumhurbaşkanı Akıncı ile Rum Lider Anastasiadis’in federal anayasanın yazımına başlanması kararını almalarının ardından Kıbrıs Türk tarafı komitenin hukukçulardan oluşan Kıbrıslı Türk üyelerini belirleyerek görevlendirdi. Rum hukukçular ise hiçbir zaman belirlenemedi, tarihi fırsat ilk uzlaşıdan yara aldı

HIZLI BAŞLADILAR: Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin hemen ertesinde başlayan yeni sürecin hızlı bir çözüme doğru ilerleyebilmesi için, daha önceki müzakere süreçlerinde varılan mutabakatların korunması gerekiyordu. Hızla yöntem bulundu, “A- A” çalışma kağıtları ortaya çıkarıldı

ALTI BAŞLIK: Yönetim ve Güç Paylaşımı, Ekonomi, AB, Mülkiyet, Güvenlik ve Garantilerle Toprak olarak belirlenen başlıklardan Toprak ve Güvenlikle Garantiler başlıklarının müzakere sürecinin son aşamasında görüşülmesine karar verildi.  Liderler işe önce Yönetim ve Güç Paylaşımı başlığı ile başladı

Kıbrıs müzakerelerinde Cenevre’de başlayıp Crans Montana’da devam eden Kıbrıs Konferansı’nın sonuçsuz kalmasının ardından gözler bir yandan bundan sonra ne olacağına çevrilirken, bir yandan da iki yıllık Akıncı-Anastasiadis döneminde yaşananlara odaklandı.

Kuzey Kıbrıs’ta 2015’te Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanı seçilmesi ile birlikte çözüm umutları arttı. Akıncı’nın göreve gelir gelmez verdiği mesajlar sonrasında Akıncı-Anastasiades arasındaki Kıbrıs sorununun çözümüne dönük müzakerelerin başlayabilmesi için çalışmalar hızlandı.

Akıncı, tereddüt etmeden, “Eroğlu- Anastasiadis tarafından imzalanan 11 Şubat Belgesi’ne aynen sahip çıkacağım” dedi ve BM’nin de sürece dört elle sarılmasına vesile oldu.

Yıllar içerisinde ortaya çıkmış BM parametreleri ve 11 Şubat 2014 liderler mutabakatı esas alınarak müzakerelerin başlayabilmesi için çalışmalar bir yandan sürerken, diğer yandan liderler sosyal içerikli buluşmalar gerçekleştirerek Kıbrıs müzakerelerinde yeni bir dönemin başlayacağı mesajını vermeye başladılar.

“Zivaniya sahnesi” unutulmadı

Bu çerçevede birlikte zivaniya içildi, birlikte tiyatro ve bu gibi çeşitli etkinliklere katıldılar. Artık müzakere masasında Limasollu iki lider vardı ve bu iki lider başarabilirdi.

zivania

Önce zemin

Müzakerelerin başlayabilmesi için önce hangi zeminde ve nereden başlayacağı konusunda ön çalışmalar yapıldı. Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin hemen ertesinde başlayan yeni sürecin hızlı bir çözüme doğru ilerleyebilmesi için, daha önceki müzakere süreçlerinde varılan mutabakatların korunması gerekiyordu. Böylece zaman kaybının önüne geçilecek, sürecin hızlı bir şekilde ilerleyebilmesine zemin yaratılacaktı.

Yakınlaşmalar gözden geçirildi

Talat-Hristofyas, Hristofyas-Eroğlu ve Eroğlu- Anastasiades dönemlerinde yapılan çalışmalar ve ortaya çıkan yakınlaşmalar esas alınırsa liderlerin işi kolay olacaktı.

Bunun böyle olması için Kıbrıs Türk tarafının ciddi çabası oldu.

Rum Lider Nikos Anastasiades buna karşı çıktı. En önemli yakınlaşma, siyasi eşitlikteydi ki, bunun sıkıntıları Crans Montana’nın çöküşüne kadar sürdü.

Bunun üzerine Kıbrıs Türk tarafı var olan yakınlaşmaların üzerinden süratle geçilecek bir eksersiz yapılmasını önerdi. Bu eksersiz kapsamında önceki dönemlerde tarafların uzlaştığı BM tutanaklarına siyah renkle kaydedilen mutabakatların teyit edilmesine çalışılırken, bunlara yenilerinin eklenmesi için sürekli toplantılar yapıldı.

Bu çalışmanın sonucunda kamuoyu ile de paylaşılan ve literatüre A-A belgeleri olarak geçen uzlaşma kağıtları çıktı.

Böylece artık Akıncı ve Anastasiades’in birlikte sahiplenebilecekleri yakınlaşma kağıtları vardı ve bu süreci hızlandırabilecekti.

İlk yılki çalışmalarda önemli yeni yakınlaşmalar da sağlanarak Kıbrıs sorununun federal çözümü için ciddi mesafe kaydedildi.

İlk başta işler iyi gidiyor, çözüm umutları artıyordu. Ta ki Haziran 2016 tarihine kadar…

eroğlu

Kararı alınan ama yazılamayan anayasa

A-A kağıtlarının ortaya çıkması sonrasında liderler arasında varılan mutabakat çerçevesinde görüşmelere hız verildi.

Bir yandan liderler arasında, diğer yandan müzakereciler ve müzakere ekipleri tarafından yeni yakınlaşma sağlanması için yoğun bir görüşme takvimi uygulamaya konuldu. Kıbrıs meselesi altı ana başlık altında görüşülmeye başlandı.

Yönetim ve Güç Paylaşımı, Ekonomi, AB, Mülkiyet, Güvenlik ve Garantilerle Toprak olarak belirlenen başlıklardan Toprak ve Güvenlikle Garantiler başlıklarının müzakere sürecinin son aşamasında görüşülmesine karar verildi.

Liderler işe önce Yönetim ve Güç Paylaşımı başlığı ile başladı. Bu arada bir ileri adım daha atılması kararı alındı. Görüşmelerde eldeki mevcut uzlaşıların kaleme alınarak federal anayasanın yazımına başlanması yönünde BM’nin önerisi vardı. Uygun görüldü.

Bir yandan müzakereler devam ederken bir yandan da federal anayasanın yazımına başlanması sayesinde müzakere sürecini ete kemiğe büründürecek yeni bir zemin yaratılacaktı.

liderler

Türk hukukçular belirlendi

Cumhurbaşkanı Akıncı ile Rum Lider Anastasiadis’in federal anayasanın yazımına başlanması kararını almalarının ardından Kıbrıs Türk tarafı komitenin hukukçulardan oluşan Kıbrıslı Türk üyelerini belirleyerek görevlendirdi.

Ancak komitenin Kıbrıslı Rum tarafı aradan geçen uzun zamana rağmen hala belirlenip görevlendirilmedi. Rum liderin alınan kararı uygulamaması nedeniyle federal anayasanın yazımına da başlanamadı.

Yarın: 2016, gerilemenin başladığı dönem oldu… Neden?

_______________________________________________________________________________

Hüseyin Ekmekçi’nin Notu:

Süreç umutla başladı…

Nikos Anastasiadis, güneydeki seçimleri, “Annan Planı’na evet diyen lider” sıfatı ile kazanmıştı… Tarih 24 Şubat 2013…

Bir taraftan Güney Kıbrıs’ta hızla çöken ekonomi, diğer taraftan da “çözüm beklentisi ve çözümle birlikte ekonominin de pozitif ivme kazanacağını öngören” Rum kamuoyu…

Ancak, Anastasiadis’in karşısındaki Türk lider “tek çakıl taşı vermem edebiyatının” sahiplerinden derviş Eroğlu’ydu…

Kaderin bir cilvesi ki ,tarihe “son mutabakat” olarak geçen ve Kıbrıs sorununun çözümüne en büyük katkıyı sağlayan son uluslar arası uzlaşı metninin altına imza atan da Derviş Eroğlu oldu.

Derviş Eroğlu 26 Nisan 2015 tarihinde seçimi kaybetti. Geriye, nesiller boyu sürecek, “Kıbrıs çözüm süreci mutabakat metnini” bırakarak. Yeni sürecin sahibi ise Mustafa Akıncı oldu…

Şimdi sahne , “Annan Planı’na evet diyen iki lidere… 70’li yaşlarında iki lidere… Limasol sokaklarında aynı havayı soluyan iki lidere” kalmıştı. Çözüm için geriye Akıncı’nın da sık sık söylediği “niyet kalmıştı…

İki Limasollu kolları sıvadı ve sürece de pozitif başladı… 2015’in ilk yarısında başlayan süreç, sokaktaki vatandaşı da havaya soktu… Zivaniyalar içildi, karşılıklı geçişler yapıldı, lider eşleri ortak projeler yürüttü. İşler iyi gidiyordu… Ta ki üzerinde uzlaşılan Federal Anayasa yazımı için Rum hukukçular ısrarla önerilmeyene kadar… Peki ya sonra?

Yarın devam edeceğiz…

_______________________________________________________________________________

Mete Tümerkan’ın Notu:

Krizsiz başlayıp krize yenildiler

Kuzey Kıbrıs’ta Nisan 2015’te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Mustafa Akıncı’nın kazanması ile birlikte “Artık Kıbrıs sorununu Akıncı çözer” beklentisi öne çıktı.

Bu beklenti sadece Kıbrıs’ta değil uluslararası alanda da hakim oldu.

Nitekim Mustafa Akıncı göreve gelir gelmez Kıbrıs sorununda hareketlilik başladı.

Müzakere masası yeniden kuruldu.

İlk iş özellikle Talat-Hristofyas döneminde sağlanan yakınlaşmaların kayıt altına alınması eksersizi olacaktı.

Müzakereci Özdil Nami’nin o dönemde etkin rolü oldu.

Rum Lider Nikos Anastasiades ve ekibi kendilerinden önce varılan uzlaşıları sahiplenmek istemiyordu.

Sonunda orta yol bulundu. Önceden yazılan yakınlaşma kağıtlarının üzerinden hızla geçildi, bazı yeni yakınlaşmalar bunlara eklendi ve bunlar ‘A-A’ kağıtları olarak kamuoyuna duyuruldu.

Böylece zaman kazanıldı.

Ama o gün atılan bu adımla kazanılan zamanı Rum Lider Anastasiades ve ekibi Akıncı-Anastasiades görüşmelerinin başlamasından bir yıl sonra harcamaya başlayacaktı.

Müzakereler başlarken herkes iki liderin kimyasının uyuştuğuna işaret ediyor ve “Limasollu Akıncı ve Anastasiades’in bu kez başaracaklarına inandıklarını” söylüyorlardı.

İlk yıl yani Haziran 2016’ya kadar geçecek dönemde işler iyi gidiyordu.

Yeni yakınlaşmalar sağlanabiliyor, müzakereler neredeyse sıfır kriz yaşayarak sürüdürülüyordu.

O gün sıfır kriz yaşanan müzakerelerin Crans Montana’da Anastasiades’in ‘sıfır garanti-sıfır asker’ ısrarı ve siyasi eşitliğe karşı çıkışı ile son bulacağını kimse kestiremiyordu.

İşte bu yazı dizisinde krizsiz görüşmelerden krize giden sürecin perde arkasında yaşananları sizlerle paylaşacağız.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman