10 Aralık 2016

Karar 7 Ağustos’ta

Karar 7 Ağustos’ta
Haber İçi Üst

Duygu ALAN

Haspolat’ta 7 Nisan 2012 tarihinde meydana gelen “Mustafa Diker cinayeti” ile ilgili Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanık Erol Diker, dün yeniden mahkemeye çıkarıldı.
“Mustafa Diker cinayeti” ile ilgili davanın dünkü celsesinde iddia makamı ve sanık avukatı hitaplarını yaptı.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Bahar Saner, hitapların ardından davanın karar tarihini açıkladı.

Gözler 7 Ağustos’ta
Haspolat’ta 7 Nisan 2012 tarihinde 7 yaşındaki öz oğlu Mustafa Diker’i defalarca tecavüz ettikten sonra konuşmaması için öldürdüğü gerekçesi ile yargılanan sanık Erol Diker hakkındaki dava 7 Ağustos 2013 tarihinde karara bağlanacak.

Avukat: Mustafa Diker epilepsi nöbeti geçirdi
Mustafa Diker’in epilepsi nöbeti sonucu öldüğünü öne süren sanık Avukatı Özkul Özdevim, Mustafa Diker’in yaşadığı depresif sorunların annesizlikten kaynaklandığını ileri sürdü.
Özdevim, 7 Nisan 2012 tarihinde Mustafa Diker’in uzun süre epilepsi krizi geçirdiğini, sanığın ifadesinde epilepsi nöbetinin yer almadığını, ifadedeki diğer beyanların da uydurma iddialar olduğunu ileri sürdü.

“Sanık tecavüzden beraat etsin”
Avukat Özdevim, Mustafa Diker’in boynunda meydana gelen kanamanın kalp atışları durduktan sonra ortaya çıktığının muhtemel olduğunu iddia etti ve tecavüze ilişkin bulguların çocuk öldükten sonra et yiyen böcekler tarafından yapılan tahribat nedeni ile meydana geldiğini öne sürdü.
İddia makamının tecavüzle ilgili ithamların ispat edilemediğini ileri süren Özdevim, bu nedenle sanığın bu davalardan beraatını talep etti.

İddia makamı: Yastıkla boğularak öldürüldü
Savunma makamının ardından hitaplarını yapmak üzere iddia makamı söz aldı. Savcı Ahmet Varol, Mustafa Diker’in epilepsi krizi geçirip geçirmediğinin önemli olamadığını, önemli olanının epilepsi krizinden dolayı ölüp ölmediğinin söz konusu olduğunu belirtti.
Mustafa Diker’in epilepsiden dolayı ölmüş olsaydı boğazında herhangi bir yemek kalıntısı, kusma veya farklı bir şey görülebileceğini ancak otopsi raporunda böyle bir bulguya rastlanılmadığını belirten Savcı Varol, çocuğun epilepsi nöbeti sonucu değil, yastıkla boğulmasından dolayı öldüğünü aktardı.
Davanın hiçbir aşamasında epilepsi krizinden bahsedilmediğini vurgulayan Ahmet Varol, “Biz çocuğun epilepsi geçirdiğini söylemedik biz çocuğun geçirdiği krizin travmadan dolayı olduğunu söyledik. Epilepsi nöbeti avukatın iddiasıdır” dedi.

“Boyundaki kanama ve kırılma ölmeden önce oluştu”
İddia Makamı ayrıca, Mustafa Diker’in yaşadığı depresif sorunların annesizlikten değil, 1 ay boyunca mütemadiyen dayak atan bir babadan kaynaklanabileceğini savundu.
Savcı Ahmet Varol,  “Bu çocuğun gösterdiği depresif hareketler annesizlikten mi sadece yoksa çocuğun babası tarafından gördüklerimidir? Çocuk ‘annem babam beni sevmiyor’ diyor. Sanık ‘bana baba demiyor’ dedi. Niye desin ki zaten” şeklinde konuştu.
Savcı, çocuğun babadan gördüğü eziyetten dolayı kaçtığını, boynunda meydana gelen kırılma ve kanamanın da ölmeden önce kaynaklandığına vurgu yaptı.

“Mustafa Diker ölmeden önce tecavüze uğradı”
İddia makamı, tecavüze uğradığına ilişkin bulguların et yiyen böcekler tarafından yapılan tahribat sonucu olmadığını, Mustafa Diker’in ölmeden önce babası sanık Erol Diker tarafından tecavüz edildiğini öne sürdü.
Savcı Ahmet Varol, çocuğun tecavüze uğradığının doktor raporları ile de açıklandığını söyledi.

“54 tanık dinlendi, 85 kanıt sunuldu”
İddia makamı, “Kıbrıs Türk hukuk tarihinde görülmemiş şekilde bir baba tarafından bir çocuğun vahşice işlenen bir cinayet davasında sanık aleyhine belirtilen ifadeler var. Bu ifadelerden 13 tanık çocukla ilgili bilgiler verdi ve duygu ve düşüncelerini, iyi kötü anlarını mahkemeye aktardı” diyerek, dava esasına ilişkin mahkemeye 54 tanık, 85 kanıt sunduğunu, duruşma içinde duruşmalarda ise 34 kanıt sunularak, 41 tanık dinletildiğine vurgu yaptı.

“Yalanın, planın daniskasını yaptı”
Sanık Erol Diker’in cinayeti planlı işleyerek, uygulamaya koyduğunu ve yalan beyanlar verdiğine değinen Savcı Ahmet Varol, gerek raporlarla gerekse uzman ifadeleriyle bilimsel detaylar dinletilmesini sağladıklarını belirtti.
Savcı Varol, “12 saat önce çocuğunu yastıkla öldüren bir baba aklınca çocuğunun kaybolduğunu söyleyerek, mahalleyi geziyor sonra gazetelere röportajlar veriyor, başka gazetelere giderek gözyaşları döküyor. Bu kadar rahat yalan söyleyebilmek herkese nasip olmaz. Halkın ve basının acıma duygusunu arkasına alıp yalanın daniskasını, planın programın daniskasını yapıyor” dedi.
Savcı, sanığın 7 yaşındaki çocuğu 7 saat tekme tokat dövdüğünü, yumruk vurduğunu, boğazından askıya astığını ve başını duvara vurması gibi darbelerle travma yaşayabileceğini belirterek, sanığın verdiği ifadenin inandırıcı olmadığını aktardı.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil