05 Aralık 2016

Karamsarlık giderek artıyor…

Haber İçi Üst

Çıkın çarşıya ve özellikle esnafa sorun, “İşler nasıl” diye. Alacağınız cevap belli, “İşler iyi gitmiyor! Aslında hiçbir şey iyiye gitmiyor…” 
İş adamı, esnaf, memur, işçi, ülkedeki ekonomideki gidişattan huzursuz… Siz bakmayın bizim siyasilerin uçurduğu ekonomiye, uçtuğu falan yok. Bırakın durağan olmasını, yere çakılmak üzere.  Ama zaman öyle bir zaman ki, millet sesini çıkaramıyor. Özellikle de Güney’de yaşanan kriz bizi, halimize şükreder hale getirdi. Malum bizler devalüasyonlarla, banka krizleriyle o kayıpları birden çok defa yaşayan insanlarız. Aman orada yaşananlar bizim de başımıza gelir mi diye, sesimizi çıkaramaz olduk. Siyasiler ise bu durumdan istifade, “Bakın şikayet ediyorsunuz ama aldığımız önlemler sayesinde gül gibi yaşayıp gidiyorsunuz, ya onlar gibi olsaydık” diyerek, sünnetçi korkusuyla bizleri susturmaya çalışıyorlar ve başarılı da oluyorlar…
Ülkenin tüm bölgelerinde üç aşağı beş yukarı görüntü ve şikayetler aynı. Karamsarlık giderek artıyor… İyimserlik ise tasını tarağını çoktan toplamış, gitmeye hazırlanıyor…
Karamsarlık nasıl artmasın ki! Herkes çevresindeki ekonomik bozukluğu, çok iyi gözlemliyor aslında.
Mahallelerindeki fakirliğin giderek arttığını, her gün bir esnafın daha kötü ekonomiye kurban olduğunun farkındalar. Bir zamanlar "yardım eden" pozisyonunda bulunanların, şimdi "yardıma muhtaç" hale gelmiş olmalarını görüyor ve üzülüyoruz…
Evet, Güney yoğun bir ekonomik kriz yaşıyor, doğrudur. Ancak kriz henüz tabana inmiş değil, insanlar eskiden olduğu gibi normal hayatlarını sürüyorlar. Cafeler, AVM’ler yine dolup taşıyor. Şimdilik bu krizden etkilenen kesim olarak, orta ölçekli işyerlerini söyleyebiliriz…
Hafta sonu “Uzunyol”da yürüme imkanım oldu. Sokaklar dopdolu, bir an kendimi İstiklal Caddesi’nde sandım. Ve ilginçtir, dükkanlarda müşteriler vardı ve alışveriş yapıyorlardı. On dakika önce Arasta’da gördüğüm sessizliğin yerini, Uzunyol’da insan gürültüsü almıştı. Hele son yaşanan bayrak krizini bahane eden ülkücülerin Arasta’da estirdiği terör havası sonrasında, sanki bir müddet ne olur ne olmaz düşüncesiyle, Kuzey’e geçmekten çekiniyorlar gibi bir hava hissettim. Kuzey’le Güney arasında öyle bir tablo gördüm ki, sanki krizi yaşayan onlar değil de bizdik. Kısacası Rum halkı krizi pek umursar görünmüyor. Çalışanlar,  gelirlerinden henüz bir kayba uğramamışlar.
Bizde “uçan ekonomi”yle havada uçan sineklere karşın, batmış Rum ekonomisinde insanlar normal hayatlarını ve alışverişlerini sürdürüyorlar. Bankalarda parası gerçekten batmış olan Lefkoşa Rum Belediyesi’nin işçileri, modern araçlarıyla, sürekli etrafı temizliyor, sokak boyunca dükkanlar ışıl ışıl ve insan dolu. On metre ötede Arasta’da kapalı dükkanlar, izbe ve pis sokaklar…
Eğri oturup doğru konuşalım. Güney’deki kriz henüz vatandaşın günlük yaşamına inmedi. Ama her şeye rağmen hayat devam ediyor, ekonomik çarklar dönüyor…
Bizi sorarsanız kusura bakmayın ama, işler iyiye gitmiyor…
Aslında hiçbir şey iyi gitmiyor…                                                                                                                                Hangi konuya el atsanız bir geriye gidiş, bir çöküşe doğru gidiş hemen görülüyor… İyimserlerin sayısı hızla azalırken, ne yazık ki karamsarların sayısı katlanarak artıyor..!

YERİN KULAĞI VAR
KOOP ZİRAİ LEVAZIM’DA NELER OLUYOR
: Koop Zirai Levazım’da sözleşmeli personel ile kadrolu personel arasında ciddi huzursuzluklar yaşanıyor. Yıllardır çalışan kadrolu personele karşı bir yıldırım hareketi başlatan sözleşmeli personel, müdürü dahi dinlemiyor. Kurumun araçlarını da şahsi malı gibi kullanan sözleşmeli personel, karşı çıkmak isteyenlere karşı da kaba kuvvet dahi her türlü yıldırma hareketine başvuruyorlar. Sizin anlayacağınız bu kişiler, otorite boşluğunda, dağdan gelmiş bağdakilerini kovmaya çalışıyorlar…
ARPA ÜRETİMİ YÜZDE 80 DÜŞTÜ: CTP iktidarının Tarım Bakanı İskele Milletvekili Önder Sennaroğlu, aylar önce Tarım Bakanlığı’nı arpa ürününde başlayan hastalık konusunda uyardığını, bu yıl üretimin 50 bin tona düşeceğini söylediğini hatırlattı. Ancak görünen o ki, hastalıkla mücadele başarısız oldu ve bu rakam bile gerçekleşmedi. KKTC ortalaması 100 bin ton civarında iken, bu yıl ancak 20 bin ton civarında ürün elde edilebilecek. Bu da demektir ki, bu yıl 80 bin ton kadar arpa ithal edilecek. Sadece bu bile ekonomi ve bütçe dengelerini şimdiden alt üst etmiş oluyor…

YEŞİLKÖY’DEN YENİ HABER: Yeşilköy Kooperatifi’nde, 28 bin lira açığı tesbit edilen birinin Kooperatif’in başına getirilmesi olaylara neden olmuştu. Sonay Adem, bu harcamaları Kooperatif İşleri Dairesi müfettişlerinin bizzat saptadığını, ardından özel bir denetim şirketine 20 bin lira verilerek bir araştırma daha yaptırıldığını, yine aynı sonucun çıktığını söyledi. Kooperatif İşleri Dairesi’nin parası bol anlaşılan. Kendi müffettişleriyle yetinmeyip, 20 bin liraya özelden denetim almış. Ama her şeye rağmen, çifte onaylı yolsuzluğu yapanı da atamaktan vazgeçmemişler…

SİGORTA YOLSUZLUKLARI ZİNCİR GİBİ: Sözde kazalarla sigorta sahtekarlığı yapanlar konusu gazetelerde tefrika gibi sürüyor. Her gün değişik bir bölgeden birkaç kişi yakalanıyor. Dün sektörden bir esnaf, olayın  memleketi örümcek ağı gibi sardığını belirtti. Düzenlenen tek bir kaza senaryosuyla, sırasında 5 ayrı sigortadan para çıkartılabildiğini iddia etti. Bunun dışında, eldeki kazalı araba parçalarının, kazasız arabalara takılması suretiyle de kaza görüntüleri düzenlediğini söyledi. Anlaşılan bu iş de sektör haline gelmiş…

GÜNEY’E YARDIM YAPACAĞINIZA:   Güney’deki kriz sonrası gerek TC’den, gerekse bizden siyasiler, komşuya yardım için adeta sıraya girdiler.  “İsterlerse maddi destek sağlayabiliriz” yollu açıklamaları her gün gazetelerde okuyoruz. Hepimiz biliyoruz ki Rum, açlıktan ölse, bizden yardım almaz. Ama eğer o kadar çok paramız varsa, kriz nedeniyle Güney’de işten durdurulan yüzlerce Kıbrıslı Türk’e  istihdam yaratmayı niye düşünmüyorsunuz..?     
NE OLACAK ŞİMDİ:     Rum tarafı Güney’de kumarhane açılmasıyla ilgili çalışmalarına hız verdi. Kuzeydeki casinoların en büyük gelir kaynağı olan Rumlar, Kuzey’e eskisi kadar gelmeyecek. Ama bundan da önemlisi, Kuzey’de KKTC vatandaşlarına uygulanan kumarhane yasağı nedeniyle, işler ters dönecek. Kumar oynamak isteyen KKTC vatandaşları bu zevklerini tatmin için Güney’deki casinoları tercih edecekler…  
SİZ GEZMEYE DEVAM EDİN: Ülkede boşanmalar her geçen yıl daha da artıyor. Sosyal Sigortalar ve İhtiyat Sandığı batma noktasına gelmiş, özel hava yolu şirketleri önlem alınmazsa uçuşlarını durduracaklarını açıklıyorlar. Hırsızlık, cinayet, dolandırıcılık ise artık günlük hayatımızın bir parçası olmuş. Siyasiler iş yapmak yerine birbirlerini yemekle meşgul. Ve böylesi bir ortamda ise hükümet, o festival senin, bu fuar benim gezmeye devam ediyor…  

ZİRVEDEKİLER
Merkezi Cezaevi Yönetimi:
Hapishanelerin tek işlevi, insanların hücrelerde ceza çekmesini sağlamak değil, suç işleyenleri topluma kazandırmak olmalı. KKTC Merkezi Cezaevi yönetimi de, bünyesinde atölyeler kurarak, mahkumlara bu yönde sosyal ve psikolojik bir rehabilitasyon sağlıyor. Cezaevinin bugün açılacak  2. kermesinde, mahkumların yaptığı çeşitli elişleri satışa çıkarılacak. Harika bir çaba. Emek verenleri kutlamak ve toplum olarak da destek vermek gerek…

DİPTEKİLER

Sanat Müzesi Olmayan Bir Ülke: Kültür Dairesi kataloğunda bulunan sanat eserlerinin, FODER tarafından fotoğraflanarak arşivlendiği haberi vardı. Güzel bir çalışma. Ancak yapılması gereken, eserlerin herkesin izleyebileceği şekilde, çağdaş bir müzede sergilenmesi… Sanat müzesi olmayan bir ülkede yaşadığımızın farkında mıyız?  Dünya Sanat Günü’nü kutlamak için devlet katında resepsiyonlar, törenler düzenlenen, bolca yazılı açıklama yapılan, ancak bir müze yapmayı akıl edemeyen bir ülke…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam