11 Aralık 2016

Kapsayıcı ve dışlayıcı kurumlar (2)

Haber İçi Üst

Geçen cumartesi günkü yazımda,  Milletler niçin başarısız olur? Gücün, zenginliğin ve fakirliğin kökenleri isimli kitaplarında, Acemoğlu ve Robinson bir ülkedeki kurumların kapsayıcı ya da dışlayıcı olmalarının o ülkedeki uzun dönemli büyümeyi belirlediğini iddia ediyorlar, diye yazmıştım. Mart ayında piyasaya çıkan bu kitapta verilen örneklerden bir tanesini yapılan iddianın daha iyi anlaşılması için ve ilginizi çeker diye aşağıda sizlere aktarıyorum.
* * *
Örneklerden bir tanesi matbaanın Alman şehri Mainz’de Gutenberg tarafından 1445 yılında icat edildikten sonra, değişik ülkelerdeki yönetimlerin kitlelerin okuryazar olmasını ve eğitimini kökten değiştirme yetisi olan bu icadı nasıl karşıladıklarıyla ilgili.  Matbaa icat edildikten kısa bir süre sonra, 1460 yılında Fransa’daki Strazburg, 1460’ların sonunda İtalya’daki Venedik, Floransa, Milan ve Turin şehirlerine, 1473’de Budapeşte’ye ve 1476’da da Londra’ya ulaşıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’a ise ancak 1727 yılında varıyor. Önce, 1485 yılında Sultan II. Bayezid Müslümanların Arapça baskı yapmasını yasaklayan bir ferman yayınlıyor. 1515 yılında da Sultan I. Selim bunun devam etmesi gerektiğini söyleyen kararını veriyor. İcat edildikten tam 282 sene sonra, 1727 yılında İstanbul’a varan matbaada baskı yapma yetkisi Sultan III. Ahmet tarafından İbrahim Müteferrika’ya veriliyor.
* * *
Tek yetki sahibi, dolayısıyla basım işinde tekel olan Müteferrika emekliye ayrıldığı 1743 yılına kadar, yani on sekiz yılda sadece 17 kitap basmayı başarıyor!  Acemoğlu ve Robinson’a göre, Müteferrika’nın bu kadar az kitap basmasının sebebi belli: Fikirlerin yayılması sonunda, kitlelerin var olan politik rejimi sorgulamasından, olası yaratıcı yıkımdan korkan, mutlakıyetçi, çıkarıcı ve dışlayıcı Osmanlı rejiminde Sultan ve dini kurumların, yani güç odaklarının bilgiyi kontrol etmek istemesi. Bunun için de, baskı yapma yetkisini Müteferrika’ya veren Sultan III. Ahmet her kitabın baskıya gitmezden önce İslam hukuku konusunda otorite olan ve Sultan tarafından atanmış—İstanbul Kadısı, Selanik Kadısı, Galata Kadısı, Kasım Paşa Mevlevihane’si Şeyhi Mevlana Musa’dan müteşekkil—dört kişilik bir kurul tarafından basım hatası olup olmadığının belirlenmesi koşulunu koyuyor.
* * *
Acemoğlu ve Robinson, 1800 yılına gelindiğinde, İngiltere’deki erkeklerin %60’ının, kadınların ise %40’ının okuryazar olduğunu, Hollanda ve Almanya’da ise okuryazarlık oranının daha da yüksek olduğunu yazıyorlar. 1800 yılında Osmanlı’daki okuryazarlık oranının ise %2 ile %3 arasında olduğunu tahmin ediyorlar!
* * *
Teknolojik yenilikler gerçekleştiğinde, dönüştürücü kritik dönemece girildiğinde bir ülkede var olan politik kurumlar, o ülkedeki toplumun dönemeçten büyüyerek çıkıp çıkamayacağını işte bu örnekte olduğu gibi belirliyor: Teknolojik yenilik ve onun sağlayacağı ekonomik büyümeyi seçmek yerine, yaratıcı yıkım sonunda ellerindeki gücü kaybedeceklerinden korktukları için, dışlayıcı rejimlerin güç odakları mevcut düzeni devam ettirmeyi tercih ediyorlar.
* * *

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil