08 Aralık 2016

Kaliteye kaçış: “Karma oy”

Haber İçi Üst

   İstikrarsız ve verimsiz bir yönetsel-siyasi sistem içinde debeleniyoruz, patinaj yapıyoruz. Bu konuda toplum olarak bir tür öğrenilmiş çaresizlik içindeyiz. Toplum olarak düşük düzey denge tuzağına takılmış durumdayız. Bir türlü bunu kırmak için gerekli minumum çabayı gösteremiyoruz.
    Vatandaş avantadan yaşamaya alıştırılmış; devlette avantadan yaşamanın aracı haline gelmiştir. Yumurta-tavuk misali bir sarmal içindeyiz. Bu sarmal içinde haliyle vatandaş ve siyasetçi tipi bir birini besliyor. Vatandaşla-siyasetçi arasında örtülü bir al gülüm-ver gülüm çarkı var aslında.
   Siyasi partiler ve siyasetçilerde bu tuzağın parçaları olmuştur. Siyasetçiler mi suçlu, vatandaş mı? Kim kimi ayarttı, yozlaştırdı net değil. Ama her zaman balık baştan kokar. Siyasetçi adam gibi davranırsa, bu aşağıya yansır. O yüzden, siyasetçi daha suçlu.
    Memlekette bir grup vatandaş ve siyasetçi var ki, artık bu sisteme tahammül edemiyor. Bu sistemi kendine layık görmüyor, hakaret kabul ediyor. Önemli olan bu grubu sistemi yerinden sallayacak güce ve sayıya ulaştırmak. Ama nasıl?
    Bütün değişimler, biriken tepkilerin hiç beklenmedik bir an da bir kıvılcımla açığa çıkması ile başlar. Ama biz henüz o kıvamda değiliz. Toplumun bazı kesimlerinde başlayan değişim talebi, henüz toplumun geniş kesimlerinde yok; olsa zaten mevcut siyasi partileri sallar.
    …İşte bu şartlar altında, ne yazık, sistemin ana parametrelerini oluşturan olan siyasi partiler yasası, seçim yasası, yönetim biçimimiz(bana göre başkanlık sistemi olmalı), Meclis İç Tüzüğümüz, Anayasamız vs.’yi değiştirmeden erken seçime gidiyoruz.
    Halbuki, bariz bir şekilde tıkanan siyasal-yönetsel sistemimiz, popülizm ve yozlaşmadan başka bir şey üretmiyor. Mevcut siyasetçiler ve partiler (önemli bir kısmı), kendi varlıklarına tehdit olarak gördükleri bu değişime hazır değiller, samimi değiller.
      …Madem, mevcut partiler ve vekiller, kendi varlıklarına tehdit olarak gördükleri sistemin ana parametrelerini ve adaylarını değiştirmiyor, peki bu şartlar altında değişim talebimizi, isteğimizi nasıl göstereceğiz? Kıvılcımı nasıl yakacağız? 
     Sistemi kendi silahı ile vurmaktan başka çaremiz yok. İşte bu noktada, Toparlanıyoruz Hareketi’nin başlattığı; “ülkeye yararlı aday varsa mühür vurmayın, karma oy verin! Ülkeye yararlı hiç aday yoksa sandığa gitmeyin, denize gidin” sloganı çok önemli bir kıvılcımdır. Önemli bir mesajdır.
     Toparlanıyoruz Hareket’inin “karma oy” sloganı aslında düzene karşı bir isyandır, başkaldırıdır. Bu şartlar altında, sistemi kendi aleti ile değiştirebileceğimiz, değişimi tetikleyebileceğimiz, kurşun etkisinde elimizdeki tek alettir. Karma oy sloganında hem partilere hem halka mesaj var. Bana göre aslında Türkiye’ye de mesaj var.
      Karma oy ile Türkiye’ye, dolaylı olarak “eğer samimi olarak sistemden sizde bizim gibi rahatsızsanız, o vakit TC-KKTC programlarına sistemi değiştirecek düzenlemeleri koyun” mesajı veriliyor aslında.
    Karma oy sloganı ile partilere “artık bizim önümüze kaşarlanmış, sistemin parçası olmuş, mesleği milletvekili olan, popülist adayları koymayın” mesajı veriliyor. Aynı şekilde, halka da, “vatandaşlık ve oy verme hakkına sahip çık ve sana dayatılan adayları değil, memlekete hizmet edecek adayları seç” mesajı veriliyor.
    Karma oy sloganı, az da olsa kendi piyasasını yaratmaya başladı bile, partiler yeni-genç adaylar arayışına girdi. Ama yeterli değil. Karma oy sloganının, akil insanlarla, sivil toplum örgütlerinin katılımıyla ve medya ile topluma anlatılması ve bir kampanyaya dönüştürülmesi gerekir. Bunu başarabilirsek, değişim için çok büyük bir farkındalık, mesaj ve motivasyon ortaya çıkacak. Ve bu kıvılcım alev alacak.
    Bakın, sorun partilerin programlarına koyacakları politikalar, görüşler vs değil; sorun bizatihi bunları uygulayacak kadrolardadır. En iyi politikalar programlarda olsa ne yazar! Sorun, siyaset yapma biçiminde, siyasetten kişisel beklentilerde, siyasetçi tipinde, karakterindedir. tabii, sorun ayni zamanda bu beklentilerde olan vatandaş tipindedir.
   Şimdi önümüzde bir deneme-test var. Bakalım toplum değişimi ne kadar talep ediyor. Bu seçimlerde değişim talebinin sembolü “karma oy” dur. Seçimlerden karma oyla ilgili çıkacak netice, halkın değişim talebini gösterecektir.
    Sontahlilde, aslında “karma oy”, bu memlekette siyaset, demokrasi, hukuk, ekonomi, vatandaşlık bilinci bakımından topyekun “kaliteye kaçış” istencidir aslında. Bakalım, toplumun ne kadarının böyle bir gailesi var, göreceğiz?

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil