En Üst

24 Kasım 2017

KADERLERİYLE BAŞ BAŞA…

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

 

Dilek ve temennilerden oluşan bildiriler yığınıyla kutlanan bir 8 Mart daha.

İlk sevgili olmuş gibi dağıtılan çiçekler, kadimici konuşmacıların konuk olduğu toplantılar, artık ezberlenen cümlelerin savrulduğu nutuklar.
“Clra Zetkin’in mezarında kemikleri sızlıyor” diyesi geliyor insanın.
Ama diyemiyor çünkü 8 Mart Clara Zetkin ve arkadaşlarının kazandığı bir zafer günü olmaktan çoktan çıktı.
Loş toplantı salonları ve süslü kadınlar revaçta şimdi.

***

Kadına yönelik şiddet gündemde tutulmaya çalışılıyor canhıraş şekilde bir süredir.
Herkes fili tarif eden körler gibi.
Tamamen gözleme dayanan rakamlar konuyor ortaya fakat devlet denilen otorite şiddete maruz kalan vatandaşlarının yekününü bilmiyor.
Hoş bilse de yapacağı bir şey yok.
Yapmaya niyeti yok çünkü.
“Yasalar”  dedikleri soyut bir kavramın arkasına saklanıyor yetkililer.
Kadın “beni öldürecek” diye polise başvuruyor ama ilgilenen müfettiş izinli oluyor o gün.
Zaten polis, “hade bir daha yapma” deyip şiddet uygulayan ile şiddet gören arasında çöpçatanlığa soyunuyor uzun süredir.
“Aile içi konudur” deyip dayak atanla dayak yiyeni baş başa bırakıyor.
Ve elini yıkayıp çıktığını sanıyor bu kanlı ortamdan.
Mahkemeler ise uzaktan izliyor olanları.
Yasal boşluklara inat, içtihat oluşturacak kararlar veremiyor hakimler.
Şiddete başvuranların canı yanmıyor. Bilakis canlarına minnet sürdürüyorlar eylemlerini.

***

Binlerce kadın “ev hanımı” adı altında her türlü sosyal güvenceden yoksun hayat sürüyor. Önce kocaların sonra evlatlara muhtaç bir hayat layık görülüyor onlara.
Binlerce genç anne çocuklarını sağlıksız koşullarda büyütmeye çalışıyor.  Ne doğum sonrası izin artırılıyor ne kreş desteği veriliyor.
Binlerce kadın üretimden ve dolayısı ile yaşamdan kopuk heba ediliyor.  Artık gelişmekte olan ülkelerin bile uyguladığı üretici kadın yaratma destek kredilerinden kimsenin haberi yok bu topraklarda.
“Kadınlar niye Meclis’te bu kadar azdır, yönetim kademelerinde niye bu kadar çok erkek var da kadın yok” sözlerine gülünüp geçiliyor.
Bugün 8 Mart.
Neşeli kadın kahkahaları dolduracak lokantaları.
Ve bir “günü” daha idrak etmenin mutluluğuyla yaşayıp gideceğiz.
Kadınlar yine kaderleriyle baş başa kalacaklar.

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis