03 Aralık 2016

“İyi ki anlaşma olmamış”

Haber İçi Üst

Avrupa ekonomileri, Amerika, Japonya, Kanada ve diğer “Gelişmiş Ekonomilerin” en önemli ortak özelliklerinin başında (1) kararların kurallara dayanarak verilmesi, (2) karar verenlerin demokratik hesap verebilirlik ilkesine göre çalışması ve (3) yönetişimin iyi, yolsuzluğun düşük olması gelir.

* * *
Kararların kurallara dayanarak verildiği, karar verenlerin demokratik hesap verebilirlik ilkesine göre çalıştığı yerlerde yönetişim de daha iyi olur. Yönetişimin iyi olmadığını yolsuzluğun ne kadar yaygın ve büyük olduğuna bakarak anlayabiliriz. Yolsuzluk, politik sürece belirsizlik ve istikrarsızlık katar. Ekonomik aktörlerin oynadıkları oyunda referans noktası olarak aldıkları göreceli fiyatları bozar. Ortaya çıkan politik belirsizlik, istikrarsızlık ve bozulan fiyatlar da zaten kısıtlı olan ülke kaynaklarının yanlış dağılmasına ve boşa harcanmasına yol açar.
* * *
Dünya ekonomisi ile entegre olmuş, hem içerideki hem de dıştan gelen rekabete açık olan yerlerde yönetişimin daha iyi olduğu gözlenir. Bunun nedeni ise rekabet edebilmek için maliyetlerin düşük olmasının gerekliliğidir. Dolayısıyla, dünya ekonomisine entegre olmak yolsuzluk da dâhil olmak üzere her türlü kaynak israfından kaçınılmasını beraberinde getirir.
* * *
Şimdi “Gelişmiş Ekonomiler” diye isimlendirilen bu ülkelerde hiç mi yolsuzluk yok? Tabii ki var. Hiç mi kaynak israfı olmuyor? Oluyor. Ekonomik durgunluk veya ekonomi kriz ortaya çıkmıyor mu?  Çıkıyor, hem de düzenli bir şekilde. Son soruyu cevaplamak üzerine kurulu, iktisadi dalgalanmalar kuramı diye isimlendirilen, ekonomi bilimi içinde son derece büyük bir dal bile var.
* * *
İktisadi dalgalanmalar kuramı, ekonomi eğitimi veren programlardaki iki giriş dersinden–mikroekonomi ve makroekonomi– ikincisinde muhakkak işlenen bir konudur. Bu yüzden ekonomi eğitimi alan herkes bu konudan haberdardır. Bu kurama göre piyasa ekonomilerinde düzenli bir şekilde yükseliş ve düşüş dönemleri gözlenir. Şimdi, büyüme döneminde iken ses çıkarmayıp, her düşüş dönemine girildiğinde sisteme “tu kaka” demek bana pek de anlamlı gelmiyor. Aynı şekilde sistemi kötüye kullanıp, oyunun kurallarını hiçe sayarak oyunu kötü oynayanları göstererek “bu oyun çok kötü” diyenleri de fazla inandırıcı bulmuyorum.
* * *
Kıbrıs özeline inecek olursak, “iyi ki zamanında bir anlaşma olmadı; yoksa şimdi biz de Rumlarla aynı durumda olacaktık,” denmesini son derece garipsiyorum. Dünya ekonomisinden izole olmuş bir şekilde yaşamanın; kararların bırakınız kurallara dayanarak verilmesini başkaları tarafından verilmesinin; bu yüzden de karar verenlerin demokratik hesap verebilirliği ilkesinin söz konusu bile olmamasının neresi daha iyi merak ediyorum!
* * *

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam