05 Aralık 2016

İstikrar istemek

Haber İçi Üst

 

 

İş dünyası ülkede siyasi istikrar istiyor.
Siyasi istikrarın güçlü bir hükümetle gelebileceği konuşuluyor.
Bunun için de iş dünyası gözünü 28 Temmuz’a çevirdi.
Beklenti sandıktan güçlü bir hükümet çıkması.
Sandıktan çıkacak güçlü hükümetin ülkede değişimi sağlaması.

Ancak bu çok kolay olacak gibi görünmüyor.
Konuştuğum iş inanları, seçimlerle birlikte siyasi kaosun bitmesini, hükümetlerin meselelere ekonomi odaklı yaklaşarak çözümler üretmesini ve kamuda reform yapılmasını beklediklerini söylüyorlar.
Kullandıkları sihirli kelime ise “istikrar”!
Ancak doğrusunu söylemek gerekirse bu istikrarın nasıl yakalanabileceği konusunda kafalarda oluşan bir model yok.

Ya da “model yok” demek yerine “inanç yok” demek daha doğru olacak.
Seçime doğru giderken siyasi arenada yaşanan tartışma ve savrulmalar seçim sonrası “istikrar” umudunu da azaltıyor.
Gelinen aşamada yüksek sesle seslendirilmese de kafalarda “Acaba 28 Temmuz seçim sonuçları bir sonraki erken genel seçim sürecinin başlangıcı olur mu?” sorusu oluşmaya başladı bile.
2009 yılından bu yana ülke seçim atmosferinden bir türlü çıkamadı.
Genel seçimlerin ardından Cumhurbaşkanlığı seçimleri geldi.
Böylece bir yıl kaybedildi.
Ardından UBP içerisinde Eroğlu sonrası kim genel başkan olacak tartışma ve kavgaları başladı.
Günün sonunda bu tartışma ve kavga bizi 28 Temmuz erken genel seçimine getirdi.
Bu arada reel sektörün ekonomik konularda alınmasını beklediği tedbirler alınmadı, atılmasını beklediği adımlar bir türlü atılmadı.
Ekonomiyi tek merkezden yönlendirecek bir üst yapı ve buna bağlı olarak eşgüdüm oluşmadı.
Türkiye ile imzalanan ekonomik protokolün uygulanmasında istenen performans sergilenemedi.
Şimdi gözler yine sandığa çevrildi.
Bu sandıktan öyle bir sonuç çıkmalı ki iş insanlarının dediği gibi “güçlü bir hükümet” oluşabilsin.
Ama bu nasıl olacak sorusuna insanların inanarak verebilecekleri bir cevap yok!
Bunun nedeni ise seçime doğru giderken siyasi partilerden gelen mesajlar ve sergilenen tavırlar… Bunlar insanlarda böylesi bir inancın oluşmasını engelliyor.
Geçtiğimiz akşam İŞAD Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri ile görüşme fırsatım oldu.
Onlara göre sandıktan çıkacak olan en büyük iki parti bir araya gelerek bir koalisyon hükümeti kurmalı.
Hem İŞAD Başkanı Metin Şadi, hem de yönetim kurulu üyeleri ülkede yaşanan siyasi istikrarsızlığın ancak güçlü bir hükümetle son bulabileceği görüşünde.
Hepsi de reel sektörün önünü açacak, ekonomi odaklı meselelere yaklaşıp sorunlara çözümler üretecek siyasi bir iktidarın bu ülkede işbaşına gelmesini arzuluyor.
Öyle bir siyasi iktidar ki hem ülkede ekonomik alanda alacağı kararlarla fark yaratacak, hem de Kıbrıs’ın çevresinde özellikle hidrokarbon yatakları konusundaki gelişmeleri yakından izleyip bu konuda etkin olacak.
Böyle bir iktidarın sandıktan çıkması sizce mümkün mü?

Gelinen aşamada şu bir gerçek ki,  ülkedeki siyaset yapma anlayışı değişmeden memlekette işler yoluna girmeyecek.
1990’lı yılların ilk yarısından bu yana ülkedeki siyasi sistemin, Seçim ve Halk Oylaması Yasası ile Partiler Yasası’nın, değişmesi gerektiğini konuşuyoruz.
Ama hiçbir şey değişmiyor.
Her yeni günde bir öncekini arıyoruz.
Zaten gelinen aşamada tek başına sistem değişikliğine giderek sorunlardan kurtulmak mümkün değildir.
Değişimin yolu, toplumların demokrasi anlayışının, hak ve adalet duygularının gelişmesiyle, kurumsallaşmanın sağlanırken kuralların herkese eşit bir şekilde uygulanması ile açılabilir.
Hesap sorabilmeyi becererek…
İktidarda otururken, hesap sorulabileceği gerçeğini bilerek…
Yoksa başka türlü bir yere varamayız…
“İstikrarı” boşuna arayıp dururuz!
Bu gidişle de bulamayız…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam