07 Aralık 2016

İSTİHDAM VE KALMAYAN ÜLKE…

Haber İçi Üst

Gerçek işsizliğin resmi rakamlara nanik yaparcasına tavana vurduğu ülkemizde, insanlarımız yine parti kapılarında iş dilenmeye zorlanıyor.
  1998 yılı seçimlere mahkum edildiği için istihdam yaratacak ekonomik yatırımları gerçekleştiremeyen hükümet ortakları, devlet kadrolarını, seçim sandığında oya dönüştürecek istihdamlarla doldurma yarışına girişti.
  Lefkoşa siyasi kulislerinde Ulusal Birlik Partisi ile Demokrat Parti’nin Bakanlar Kurulu’nda yaptıkları kadro kavgaları konuşuluyor.
  Yerel seçimlerden yüksek oy oranıyla çıkan Ulusal Birlik Partisi, genel seçimlerde tek başına hükümete gelecek çoğunluğu elde etmek için istihdam olanağını kullanmaya çalışıyor.
  Yerel seçimlerden yenilgiyle çıkan Demokrat Parti ise yeniden derlenip toparlanmak için istihdam silahını kullanmaya karar vermiş.
  Kasım ayı ortalarında veya aralık ayı başında yapılması beklenen genel seçimlere kadar her iki partinin de yaklaşık bin kişiyi işe alacağı söyleniyor.
  Bakanlar Kurulu toplantılarının önemli bir bölümü bu konuya ayrılıyormuş. Ortaklar kıran kırana bir kavgayla kendi kontenjanlarını artırmak için büyük çaba sarf ediyorlarmış.
  Mahallelerde ve köylerde örgüt başkanları iş karşılığı oy vermeye müsait ailelerin listesini yapıyorlarmış.
İşe alınacakların listesi “titiz” bir çalışma sonucunda belirlenecekmiş.

                                                                   ***

  Ülkemizin kanayan en önemli iki yarası işsizlik ve partizanca istihdamlardır.
  Gerçekte yüzde yirmilerin üzerinde seyreden işsizlik, insanlarımızı derinden etkilemekte ve göç etmelerine neden olmaktadır.
  Askerliğini bitiren gençlerimizin büyük çoğunluğu ailelerinin sırtında bir kambur gibi işsiz ve parasız yaşamaktadır.
  Siyasal iktidarlar bugüne kadar maalesef işsizlik sorununa ciddi çözümler getirecek adımları atamadılar.
  100 bin kişilik aktif nüfusun 30 binini devlet memuru yapan 70 binine de her ay devletten bir çek çıkarma başarısını gösteren siyasi iktidarlar, seçim dönemlerinde “her işe alınan kişi beş oy demektir” parolasıyla şişkin devlet kadrolarını daha da şişirmekten geri durmadılar.

                                                               ***

  Siyasal iktidarların partizanca istihdamlar yapması KKTC’nin genç demokrasisini de derinden yaralıyor.
  Seçim dönemlerini işe girme fırsatı olarak algılayan seçmen, partilerin program ve planlarına bakmaksızın oy kullanıyor.
  Demokratik kamuoyunun oluşması açısından bireyin görüş açıklaması çağdaş demokrasilerde vazgeçilmez bir koşul olarak sayılırken, ülkemizde bireyler iş tehdidi altında sessizleştirme sürecine sokuluyorlar.
  Parti gazeteleri sayfalarında yayımlanan istifa haberleri aslında partilerin ulaştığı gücü değil vatandaşın özgür olması gereken iradesinin ne kadar baskı altında olduğunu kanıtlamaktadır.

 

                                                               ***

  Şimdi gelinen nokta, ülke ekonomisi ve demokrasisi açısından endişe verici boyutlar taşımaktadır.
  İşsiz insanlarımızı rahatlatacak işe alımlar yapılacaksa bu adil sınav düzeni içerisinde gerçekleştirilmelidir.
  Devlet kadrolarının yeni istihdamları kaldıramayacak durumda olduğu açıktır.
  Sadece ve sadece “Türkiye versin biz yiyelim” kördüğümünü daha da karmaşıklaştıran çarpık yapı süratle terk edilmeli, seçim dönemi olsa dahi hükümet özel sektörü yeni istihdam alanları yaratacak bir şekilde destekleyip teşvik etmelidir.
  Sosyo-politik kültürümüzü dejenere eden partizanca istihdamları gerçekleştirenler çocuklarımızın geleceğiyle oynadıklarını çok iyi bilmelidirler…

      ***

12 Ağustos 1998 yılında kaleme alınmış bir yazı.
İşsizlik ve partizanca istihdam bu ülkenin hala en büyük sorunudur ama tek farkla. Artık ortada bir ülke kalmamak üzeredir…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil