05 Aralık 2016

İsrail Türkiye’den neden özür diledi

Haber İçi Üst

İsrail Devleti kuruldu kurulalı, hiç kimseyi takmaz, aşırı kendini beğenmiş bir yapıyı temsil ediyordu.
İsrailliler, İkinci Dünya Savaşı’nda, Almanlar tarafından uğradıkları zulmün daha fazlasını Filistinlilere yaparken, diğer ülkelerde, müdahaleler ve sabotajlara, adam kaçırmalarına karışırken, yaptıklarından hiçbir zaman özür dilemedi.
Mavi Marmara gemisine yapılan saldırıdan sonra, İsrail’i açıkça karşısına alan Erdoğan hükümeti, içte ve dışta çok sert eleştirilere uğramasına rağmen, özür dilenmedikçe ve tazminat ödenmedikçe, İsrail ile olan ilişkisini düzeltemeyeceğinde ısrar etti.
Kıbrıs Cumhuriyeti ise, İsrail-Türkiye çelişmesinden faydalanarak, Akdeniz’deki gaz arama çalışmalarında, İsrail ile ittifaklar kurdu.
Şimdi, İsrail, Türkiye’nin istediği şartları kabul ederek, Türkiye’den özür dilemekle, BÖLGEDEKİ GÜÇ DENGELERİ’ni yeniden değiştirdi.
Arap Baharı’nı yaratan ABD ve AB’nin, Orta Doğu ve Akdeniz’deki enerji akışını, İsrail ve Türkiye iş birliği olmadan koruması mümkün değildi.
Büyük Orta Doğu projesinin eş başkanının Tayyip Erdoğan olması da tesadüf değildi.
Amerika’nın bölgedeki en önemli müttefiki, 80 milyona yaklaşan nüfusuyla ve hızla büyüyen ekonomisiyle Türkiye’dir.
Yeni mevzilenmede esas olarak Türkiye ve İsrail’in önderliğinde iş birlikleri tezgahlanmaktadır.
  İsrail BAŞBAKANI Netanyahu, sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki sayfasında, özür dileme gerekçesinde, Türkiye ile İsrail’in iletişim kurarak bölgesel sorunlara karşı koyabilecekleri görüşüne yer verdi.
İsrail Başbakanı, son 3 yılda ülkesinin Türkiye ile arasındaki krizi sonlandırmak için pek çok girişimde bulunduğunu yazdı.
“ABD Başkanı’nın ziyareti sona ererken aramızdaki krizi çözmek için Türkiye Başbakanı’nı aramaya karar verdim” diyen Netanyahu, Suriye’deki krizin giderek büyüdüğüne dikkati çekti.
Netanyahu, “Değişen gerçekler, bölgedeki ülkelerle ilişkilerimizi yeniden ele almamızı gerektirdi. Suriye krizinin sürekli kötüleşmesi en önemli kaygımız. Bizim için en büyük tehlike Suriye’deki kimyasal silahların terörist grupların eline geçmesidir. Suriye ile sınıra sahip olan Türkiye ve İsrail’in iletişim halinde olması önemli” değerlendirmesinde bulundu.
Golan Tepeleri’ndeki grupların kendileri için büyük tehdit olduğunu belirten Netanyahu, sınır bölgesini yakından takip ettiklerini ve muhtemel bir gelişmeye karşı cevap vermeye hazır olduklarını ifade etti.
Netanyahu, özrün ana eksenini Suriye faktörüne bağlasa da, bu tek başına doğru değildir.
ENERJİ, PETROL VE GAZ AKIŞI, Türkiye üzerinden yapılmadıkça, ABD ve Batı’nın dünya üzerindeki güç ve kontrolü devam edemez.
Türkiye üzerinden bu akışın sağlanması için, İsrail’in de oyun içinde yer alması gerekmektedir.
OBAMA’nın İsrail’i ziyaretinden hemen sonra gerçekleşen bu özür dileme, Amerika’nın bölgeyi YENİDEN DÜZENLEME adımlarından başka bir şey değildir.
Bu adımdan sonra, KÜRT VE KIBRIS SORUNU’nun da yeniden düzenlenmesi kaçınılmazdır.
Ekonomik olarak iyice budanan ve ulusal gururları yerle bir edilen Kıbrıs Rumlarının artık dış müdahale planlarına direnme şansları da kalmamıştır.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin en büyük ekonomik umudu olan Doğu Akdeniz’deki gaz rezervi, Türkiye’nin onayı olmadan çıkartılamaz.
Çıkartılacak gazın, AB ülkelerine ekonomik olarak gidebileceği en kısa yol, Türkiye üzerinden geçecektir.
İsrail’in son özür politikasından sonra, bölgede iyice YALNIZLAŞAN ve ekonomik çöküş içerisinde olan Kıbrıs’ın, HERHANGİ bir çözüm planına EVET demekten başka çıkış yolu yoktur.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam