05 Aralık 2016

İlk gün, ilk heyecan…

Haber İçi Üst

Radyo Havadis dün itibarıyla programlı yayınlarına başladı. Sabah kuşağı “Güne Günaydında Emine Sivri dinleyicilerimizle ilk günaydın ile sesimizi buluşturdu. Radyo ve TV ile yıllardır haşır neşir olmama rağmen dün, sanki ilk kez mikrofon karşısına,dinleyici önüne çıkıyormuş gibi inanılmaz bir heyecanım vardı. Saatler 08.30’u gösterdiğinde, “vira bismillah” deyip uzun soluklu bir koşuya merhaba dedik. Başaran Düzgün, Hüseyin Ekmekçi ve daha niceleri ilk günün heyecanından olsa gerek, sabahın çok erken saatlerinden itibaren oradaydılar. Sancılı saatler bitmiş ve doğum için artık dakikalar sayılıyordu…
Gazetecilerin gazetesi olarak 4 yıl önce yayın hayatına başlayan HAVADİS, yeni çocuğunu karşılamak için tam kadro oradaydı. İlk yayınımızı işte böylesi bir ortamda gerçekleştirdik. Bundan böyle her sabah, gündeme dair ne varsa, 28 Temmuz seçimlerinde tüm partilere mensup adayları konuk etmek, kazanmaları halinde neler yapacaklarını öğrenmek ve onları daha yakından tanımanızı sağlamak temel misyonumuz olacak. İlk gün sesiyle bize destek veren Hasan Hastürer ve Derviş Doğan’ın yanı sıra, KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan ve Türk-Sen Başkanı Arslan Bıçaklı’yı ağırladık. Sevgili Emine ile yapacağımız sabah kuşağı “Güne Günaydın”ın ilk stüdyo konuğu, tarafsızlığına inandığımız ve başkanlığı döneminde de, bunu çeşitli kez ispatlamış Meclis Başkanı Sayın Hasan Bozer idi. Başkanlığı döneminde bildiği doğrulardan ödün vermeyen ve bu süreçte, parti rozetini bir tarafa bırakan Bozer, yine gündem yaratacak önemli açıklamalarda bulundu…

Başkan Hasan Bozer Meclis’in bu son günlerinde, bir yerde başkanlığının da bir özeleştirisini yapmış oldu. Bozer, gerek Meclis İç Tüzüğü, gerekse Partiler Yasası ile Seçim ve Halk Oylaması Yasaları’nın önemine dikkat çekerek, yeni dönemde değişiklik için öncelikli konular olması gerektiğini söyledi. Komitelerde bekleyen 100’e yakın yasa tasarısının hayata geçirilmemesinin nedenini, komitelerin çalışmamasına bağlayan Bozer, bazı komite başkanlarının uyarılmasına rağmen, yasaların geçmemesi için bilerek engellediğini iddia etti… 

Başkanlığı döneminde devamsızlık ve nisap konusunda büyük sıkıntılar yaşadığını da belirten Bozer, devamsızlıktan dolayı partisine mensup bir milletvekiliyle ilgili soruşturma başlatılmasını istediğini de hatırlattı. Hasan Bozer’in, 28 Temmuz seçimlerine yönelik olarak seçmene verdiği mesaj ise bence programın en can alıcı noktasıydı. Bozer seçmenlere çağrı yaparak, seçimlerde mevcut milletvekillerini seçerken, bugüne kadar Meclis’te gösterdikleri performanslarını da göz önünde bulundurmalarını istedi. Vatandaşlardan, Meclis’te halkın yararına yasalar üretmek yerine, kendilerini  belli bir sınıfın temsilcisi gibi görenleri iyi tanımalarını ve oylarını kullanırken de, bu kriterleri göz önüne almalarını istedi…

Dün ilk gündü. Bundan böyle her sabah saat 07.30’da tüm gazetelerin manşetleriyle başlayacak yolculuğumuz saatler 10.00’u gösterene kadar devam edecek ve 107.8 Radyo Havadis frekansında sizlerle birlikte olacağız. Seçimlere yönelik, tüm İlçelerde partiler ve adaylarla ilgili en sıcak gelişmeleri ilk ağızdan duyurmak ve gelişmeleri sizlerle paylaşmak görevimiz olacak…

   

Program 4 yıllık gibiydi

Hükümet programını dinledik. Ben aslında, bir sayfaya sığacak bir program bekliyordum. “Adil olacağız, şeffaf olacağız, devlet düzeninin devamının sağlayacağız, adaletsiz uygulamalara son vereceğiz, ülkeyi sağ salim seçime götüreceğiz” derler diyordum. Bir de baktık, sanki de 4 yıllık hükümet programı gibi detaylı bir çalışmayı okudular. Çalışmış olmaları iyi güzel de, programın içinde 1,5 ayda gerçekleşmesi mümkün olmayan öyle hedefler vardı ki. Mesela bunlardan biri, “Türkiye’den gelecek suyun pazarlanması için çalışma yapmak”tı. Bunları duyunca kafam karıştı. Ya bu hükümet erken seçim kararını rafa kaldıracak, ya da seçim sonrasını da kapsayacak bir ittifakın programı bu. Bir geçici hükümet, kendini böylesi imkansız hedeflerle niye bağlar ki, sonuçta biri de kalkar “niye yapmadınız” derse ne olacak…

Programda benim dikkatimi çeken bir başka konu, Türkiye ile halen yürürlükte olan ekonomik program konusuydu. Televizyondan dinledim, olmadı defalarca taradım, baktım hiç bahis yok. Sadece şöyle bir ifade var; “Türkiye Cumhuriyeti ile mevcut ilişkilerin karşılıklı saygı ve dayanışma temelinde geliştirilmesini öngörmektedir. Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetebilmesi imkanlarını sağlamak üzere Türkiye’nin siyasi, teknik ve mali desteği büyük önem taşımaktadır”…

Benim anladığım, UBP’nin bu protokolü imzalamasına ve yürütmesine karşı olduklarını defalarca açıklayan partiler, bu konuda bir girişim yapmayı geçici hükümete yüklemek istememişler…

 

YERİN KULAĞI VAR

BİRAZ ZOR:                                                                                                                                                         

  Yeni hükümetin programında, hükümetin atacağı her adımda, ilgili kuruluş ve Sivil Toplum Örgütlerinin görüşünün alınacağına özellikle vurgu var. Siz her alacağınız kararda ilgili örgütlere danışıp, onların görüş vermesini beklerseniz, tek bir karar bile üretemezsiniz. Bizden söylemesi… 

UBP SEVİNMELİ:                                                                                                                                                  Muhalefet ve 8’lerin oylarıyla hükümetten düşürülen UBP’nin, bunu bir darbe olarak değerlendirip kızmasına anlam veremiyorum. Aslında tam tersi, hükümetten gitmelerine sevinmeleri gerekir. Çünkü, hem seçimler için çok daha fazla zaman kazanacaklar, hem de seçmenin gündeminden düşecekler. Önümüzdeki 45 günlük süre zarfında, yapmayı düşündükleri icraatlar nedeniyle de eleştirilerden kurtulmuş oldular. Üzülmek yerine, sevinmeleri gerekir diye düşünüyorum…

DP-UG BUGÜN AÇIKLAYACAK:                                                                                                                          Adaylarını ilk açıklayan CTP’nin ardından gözler diğer partilere çevrildi. Kamuoyu seçime katılacak diğer partilerdeki adayların kimler olduğunu merak ediyor. Bu seçimlere farklı bir oluşumla girecek olan DP-UG’nin de, 28 Temmuz seçimlerinde yarışacak olan adaylarını bugün açıklaması bekleniyor…

SUCUOĞLU’NUN SIRA TALEBİ:                                                                                                                            

  Hasan Hastürer’e konuşan UBP Lefkoşa İlçe Başkanı Faiz Sucuoğlu, “sıralamadaki yerini beğenmezse aday olmayabileceği” mesajını verdi. UBP’de fiilen görev almaya başlayalı kısa bir süre olmasına ve bu kısa süre içerisinde de, Lefkoşa İlçe Başkanlığı gibi önemli bir göreve getirilen Sucuoğlu’nun bu açıklaması, kesin aday listelerinin açıklanmasıyla birlikte parti içerisinde yaşanabilecek krizin ilk göstergesi oldu. Özellikle Lefkoşa İlçesinde biri Genel Başkan olmak üzere, mevcut 5 milletvekiline rağmen Sucuoğlu’nun, “sıra” talebinde ısrarı, yıllardır parti içerisinde her kademede görev yapan diğer adaylar arasında da huzursuzluklara neden oldu…
 
CTP BAŞKANLIK SİSTEMİNİ SAVUNMUYOR MU:                                                                                                  

İkinci Cumhurbaşkanı Talat’ın son dönemde en çok dillendirdiği hedef, “başkanlık sistemi”ydi. Talat, cumhurbaşkanları ve başbakanlar arasındaki çekişmeleri de örnek göstererek, bu değişikliği savunuyor. Dün Sevgili Hüseyin Ekmekçi’nin programında CTP milletvekili Sonay Adem ise,  KKTC’nin başkanlık sistemine değil, kaliteli vekillerin oluşturduğu işlevsel bir parlamenter sisteme ihtiyaç olduğunu söyledi… Ne tuhaftır ki o da “Parlamenter sistemin kalması gerekir, baksanıza şu yaşadıklarımıza” dedi. Her ikisi de aynı şeyden şikayet ettikler, ancak çözümleri farklı oldu…

BIÇAKLI’YA AYRICALIKLI AÇIKLAMA:                                                                                                                  

  Halkın eğilimi karmadan yana olduğu ortaya çıkınca, partiler de flaş isimler aramaya başladılar. TDP’nin Arslan Bıçaklı açıklamasını da bu şekilde değerlendirdim. Bıçaklı gerçekten doğru bir seçim. Yalnız bu ayrıcalıklı  açıklama diğer adaylar için haksızlık olmadı mı Sayın Çakıcı..? 

VATAN’IN HABERİ: Türkiye’deki Vatan gazetesi, Necati Şaşmaz, Ertuğrul Günay, Candan Erçetin, Cihan Ünal ve İzzet Yıldızhan’ın vatandaşlıklarının da düşürüleceğini iddia etti. Haberi nereden aldı bilemeyiz ancak, bu isimlerden Cihan Ünal’ı ayrı tutarım ben olsam. Zira Ünal, çoktandır sürekli olarak KKTC’de yaşamakta ve bir üniversitede öğretim üyeliği görevi yapmakta. 

ZİRVEDEKİLER

BRTK: Yaz ekranıyla ekrana farklı bir hava getiren BRTK, izleyenlerin beğenisini kazandı. İç karartıcı renkler ve sıkıcı programlardan sonra, hızlı bir tempo yakalayan ve her kesime hitap eden programlarına ilaveten, yazı çağrıştıran mavi ağırlıklı ekranı ile BRTK, bu yaz geniş bir izleyici kitlesi yakalayacağa benziyor. Başta Sayın Mete Tümerkan olmak üzere, katkı koyan tüm çalışma arkadaşlarını kutluyoruz… 

DİPTEKİLER

Mehmet Barışsever: Siyaseti en yoğun yaşadığımız bu günlerde TDP Parti Meclisi Üyesi Barışsever TDP’den istifa ettiğini açıkladı. Gerekçe olarak da şunu söyledi, “TDP, teknokrat bir hükümet kurduğunu iddia ederken, Tarım Bakanlığı’na bir elektronik mühendisini tayin etmesi, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanlığı yapmış, Tarım Bakanlığı’nın ve partinin bütün kademelerinde çalışmış bir uzman olarak meslek onurumu rencide etmiştir”… Hep deriz ya “koltuk sen nelere kadirsin” diye… Bu olay hem bunu, hem de TDP içinde bir otorite boşluğu olduğunu göstermiyor mu sizce de…

Havadis ailesi büyüyor… 1 Haziran’da deneme yayınlarına başlayan Radyo Havadis, 107.8 frekansında resmen yayında…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam