09 Aralık 2016

İktidar Meclis’i sallamıyor…

Haber İçi Üst

Dün yine Meclis’in denetleme günüydü. Denetleyemedi… İktidar partisi, bir kez daha sizin adınıza, bizim adımıza yapılacak denetimden kaçtı.

İlk denemede açılamadı Meclis. İkinci denemede, bir kaç UBP milletvekili ve muhalefetin desteğiyle açılabildi. Muhalefet, iktidar partisindeki zaafiyeti görüp, nisabı sağladı sağlamasına da iş yapmak mümkün değildi ki… Zaafiyet, UBP’nin kendi içindeki muhalefetten doğdu. Başbakan’a 30 Nisan’a kadar süre verdikleri biliniyordu. Genel sekreterlik atamasından, “kucaklaşmaya” kadar bir takım talepleri vardı. O talepler yerine gelmeyince, oturdukları koltukları onlara kimin verdiğini unutarak şantaj yeri haline getirmekten çekinmediler.

Onlar bunu yaptı da, UBP’nin iktidar kanadı görevini yerine getirdi mi? Onların da çoğu yoktu.
Muhalefet milletvekillerinin, daha önceden başkanlığa müracaatla konusunu da bildirdikleri “Gündem Dışı Konuşmalar” vardı. Ama konuların muhatabı bakanlar yoktu Meclis’te. Örneğin, Ferdi Sabit Soyer, Mazbata Yasası’nın çıkartıldığını, ancak özellikle kamu bankalarının buna uymadığını anlatan konuşmasında, karşısında Ekonomi Bakanı’nı bulamadı. Sunat Atun’un Meclis devamsızlığına da özellikle dikkat çekti. Sorulara Maliye Bakanı yanıt vermek zorunda kaldı.

Yine gündemde, her hafta bir sonraki haftaya aktarılan sözlü ve yazılı sorular vardı sıra sıra. Aylardır dosyaları bekleyen. Hatta bir tanesi Turgay Avcı’nın ÖRP Genel Başkanı iken sorduğu, Elektrik Kurumu’na borcu olanlarla ilgili bir sorusuydu ki, salonda gülüşmelere neden oldu. Hatta bir muhalif vekil, “Sorusunun cevabını almak için UBP’ye geçti” diye seslendi.

Şimdi sormak istiyorum, yaptığınız hangi iş halkın iradesinin üzerindedir? Hangi işiniz yüce Meclis’i es geçmenizi gerektirecek kadar önemlidir. Programlarınızı Meclis’e göre ayarlayamıyor musunuz?  Yoksa, sizin için önemli olan sırf Meclis’te olduğunuz için tuttuğunuz ama, Meclis’in dışında olan koltuklarınız mıdır..?

Geçtiğimiz hafta Sayın Beşir Atalay’ın gelişiyle öğrendiğimiz bir takım araştırma sonuçları vardı. Sayın Başbakan KKTC’deki ekonomik yaşamın kolaylaşması ve halkın kalkınması için,  dört konuda hazırlanan analiz sonuçlarına uygun olarak,  önümüzdeki günlerde tedbirlerin hayata geçeceğini belirtmişti. Nasıl olacak o iş? O yasalar nereden çıkacak?

Bu sadece bir örnek. Sayın Bakanlarımız Allah’ın günü cek- cakları sıralamaya devam ediyorlar. En bayıldıkları iş bu. Ancak iş icraata gelince, ortada yoklar.

Haydi denetimden kaçıyorsunuz anladık da, Meclis’e yasa da getirdiğiniz yok. Ayda bir yasa gelirse, amenna. O bırakıp kaçamadığınız koltuklarda yasa çalışması da yapmıyorsanız, ne yapıyorsunuz?

Cumhuriyet Meclisi artık hepimizi utandıracak bir durumdadır. Ancak utanması gerekenler de ortada yoktur ne yazık ki…

 

YERİN KULAĞI VAR

KOLTUK KAVGASI:                                                                                                                                                                Kaşif grubu boykot edince, Cumhuriyet Meclisi muhalefetin desteğiyle ancak açılabildi. Kaşif daha birkaç gün önce “Meclis boykotu yok” dememiş miydi. Kabine değişikliği konusunda ısrarını sürdüren Kaşif’çiler, böylece niyetlerinin ne olduğunu da belli etmiş oldular. Yani öyle fikirsel bir değişim veya partide reform gibi bir talepleri yok. Maksat koltuk paylaşımı. Meğerse bugüne kadar sürdürdükleri kavga, kendilerine birkaç koltuk kapma kavgasıymış…

TAÇOY USTASINDAN DERS ALMALI:                                                                                                                     Akit Gazetesi bu kez de Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun röportajını yayınladı. Eroğlu, hem AKP iktidarına övgüler diziyor hem dinden imandan söz ediyor ancak söylediklerinin hiç biri sansasyon yaratacak düzeyde değil. Gayet temkinli, ortacı, idareci… Oysa Hasan Taçoy Türkiye’deki iktidara yakınlığını gösterecek diye, abartmış. Tavsiyemiz, ustasını takip etmesi… O açıdan daha çok fırın ekmek yemesi gerekiyor…

SORUMSUZLUK:                                                                                                                                                         İktidar partisinin en genç milletvekilleri ve bakanları Hüseyin Özgürgün ve Sunat Atun, Meclis’e devamsızlıklarınız dikkat çekiyor. Bakanlık koltuklarınız, Meclis’teki halk iradesinin üstünde de bizim mi haberimiz yok…

YALYALI’NIN ATANMASI ZORA GİRDİ:                                                                                                              Hüseyin Yalyalı’nın neredeyse kesinleşen TAK Müdürlüğü ataması, gelen yoğun tepkiler nedeniyle rafa kaldırıldı. Özellikle Dışişleri Bakanı Özgürgün’ün ısrarla istediği bu atama, Resmi Gazete’de yayımlanmasına rağmen Başbakan Küçük tarafından şimdilik buzdolabına kaldırıldı. Böyle bir durumu da ilk kez görmüş olduk. Hayıra mı, şere mi yoralım, onu da bilemedik.

SÖZÜN BİTTİĞİ YER:                                                                                                                                                Meclis Başkan Yardımcısı Mustafa Yektaoğlu, Meclis’te sözlü ve yazılı sorular okunurken, içeride milletvekillerinin ve bakanların yer almamasından dolayı çoğunu ertelemek zorunda kaldığını ve “sözün bittiği yerde” olduklarını ifade ederek, Meclis’te sorumluluk bilinci ve verimliliğin kalmadığını kaydetti. Aslında o çatı altında sadece “söz” değil, birçok şey bitti ama, kimse farkında değil, farkına varmaları için ille de seçim olması lazım, başka yolu yok…

BUGÜNKÜ CHP KIBRIS’A EPEY UZAK:                                                                                                                     Sayın Kılıçdaroğlu Kuzey Kıbrıs’taki demokrasiye hayranmış. Davulun sesi uzaktan hoş geliyor herhalde. 1 Mayıs kutlamaları sizi yanıltmasın Sayın Kılıçdaroğlu. O mangal başı muhabbetleri, bizim halkımızın kendi haklarına duyarsızlığının bir sonucudur.  Burası memur devletidir ve 1 Mayıs’ı da memur kutlar, işçi çalışır… Burada da işçinin adı yoktur… Sendikal hakları vardır ve ama kullanamaz. İşverenin karşısında, işçinin yasal hakkını koruyan yoktur… Kıbrıs’a biraz daha ciddi yaklaşmanızda yarar var bence. Hele o Abbas Güçlü’nün programında “Nasıl olsa çözüm olacak gibi değil, açalım Maraş’ı öğrencilerimize yurt yapalım” anlamına gelen sözleriniz var ya, biraz bilgilenmeye gereksinimiz olduğunu ortaya koyuyor… 

ALIŞKANLIK BOZULMADI:                                                                                                                                              Her yaz olduğu gibi bu yaz da gündem yine plajlar… Her yıl plajlara ücretsiz giriş için açıklama yapmayı adet haline getiren kurumlar, bu yıl da bu alışkanlıklarını bozmadılar. Verilen hizmetin bir karşılığı olduğu açık. Plaj bir işletmeyse, para almasından doğal bir şey yok. Ancak diğer yandan yasalar, plajlara girişte ücret alınmasını yasaklıyor. Konu her daim gündemde ancak, gelen giden hiç bir iktidar bu işe bir yeni düzenleme getirmeyi düşünmüyor. 

 

ZİRVEDEKİLER

Özgür Basın: Bugün Dünya Basın Özgürlüğü Günü demokratik bir toplum için, özgür basının önemi yadsınamaz bir gerçektir. Her ne kadar ülkemizde istenen düzeyi yakalayamasak da, diğer birçok ülkeyi düşündüğümüzde, bizdeki basının onlara göre daha özgür olduğunu söyleyebiliriz…

DİPTEKİLER
KKTC Meclisi: Son dönemde ne yazık ki Meclis ne önemseyen, ne de takan kaldı. Meclisten çıkan yasaları bile uygulatmaktan aciz bir hale düştü. Ne yazık ki Meclis, hiçbir dönemde bu duruma düşmedi. Önce içinde bulunanlar gerekeli saygı ve sorumluluğu gösterecekler ki, başkalarından bekleyebilsinler…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil