06 Aralık 2016

İhtiyat Sandığı Fonu güçlendirilmelidir

Haber İçi Üst

İhtiyat Sandığı, hem özel sektörde çalışanların, hem de 2008 yılında yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Yasası’ndan sonra kamuda çalışanların da emekli ikramiyesi alacakları kurum olarak önemini daha da artırmıştır. Ayrıca çalışanlara ihtiyaç duydukları zamanlarda kendi birikimlerinden avans ve ödemelerde bulunarak piyasaya sıcak para da aktarmaktadır. Yani bir nevi kredi veren banka olarak da düşünebilirsiniz. Her ay piyasaya ortalama 15 milyon TL den fazla kaynak aktarılmaktadır. 2011 yılında toplamda 229 milyon TL, 2012 yılında da 197 milyon TL kullandırılmıştır. 2013 yılının ilk 6 ayında da 103 milyon TL çalışanlara verilmiştir. Görüldüğü üzere ekonomik krizden olumsuz etkilenen, satın alma gücü azalan çalışanlar için İhtiyat Sandığı kaynakları bir nevi can suyu olmaktadır. Piyasaya aktarılan bu kaynaklar reel sektör ve esnafa da önemli bir destek olarak yansımaktadır. Bu yüzden İhtiyat Sandığı’na ve birikmiş kaynaklarına gözümüz gibi bakmalıyız. Öte yandan, İhtiyat Sandığı gelirleri, 2011 de 140 milyon TL, 2012 de 135 milyon TL ve 2013 ün yarısında da 69 milyon TL civarı gerçekleşmiştir. Tabloya göre gelirler, giderleri karşılayamamaktadır. Çoğu kez bankadaki mevduatlardan para çekilerek, çalışanlara ödemeler yapılmaktadır. Bu durum da, fonun kullanılabilir mevduatlarını azaltmaktadır.
Devlet, yıllar içinde gerek kendisi için gerekse de diğer kamu kurumları için İhtiyat Sandığı kaynaklarını kullanmıştır. 2012 yılı sonu itibarıyla kamunun İhtiyat Sandığı’na yaklaşık 1 milyar 300 milyon TL birikmiş borcu bulunmaktadır. Yaklaşık 3.3 milyar TL olan toplam kamu iç borcunun yaklaşık % 40’ ı İhtiyat Sandığı’nadır. Bu borcun faizleri, toplam rakamı her yıl 100 milyon TL’nin üzerinde artırmaktadır. Bugüne kadar bu borçlar ve faizleri için herhangi bir ödeme yapılmamıştır.

2013-2015 ekonomik programında iç borçların faiz ödemeleri için ilk kez 3 yıl için 300 milyon TL’lik bir kaynak ayrılmıştır. Bu çok önemli bir adımdır. Her yıl, 100 milyon TL, faiz ödemeleri için kullandırılabilecektir. İhtiyat Sandığı borçlarının faizleri için de bu kaynaktan kullandırılabilir. Bu konuda İhtiyat Sandığı Yönetimi ile devlet, gerekli görüşmeleri yapıp, faiz oranlarında uzlaşarak bir sonuç elde etme yönüne gitmelidir. Çünkü İhtiyat Sandığı Fonu’na destek, katkı sağlayacak, önemli bir kaynak mevcuttur. Değerlendirilmesi gerekmektedir.

İhtiyat Sandığı Fonu’nun gelirlerinin azalmasının bir nedeni de 2009 yılında uygulanmaya başlayan ve KKTC vatandaşlarının istihdamını teşvik eden yerli istihdamı destekleme projesi olan, Teşvik Prim Sistemi Fonu’nun kurulmasıdır. Amacı ve mantığı doğru olan bir sistemdir. Ancak, kurulmasıyla, daha önce İhtiyat Sandığı Fonu’na ödeme yapan Türkiye Cumhuriyeti uyruklu ve 3. ülke uyruklu çalışanların artık İhtiyat Sandığı Fonu’na ödeme yapmamaları İhtiyat Sandığı’nın gelirlerini azaltmıştır. İhtiyat Sandığı’nın gelirlerinde 2009’dan beri her yıl ortalama 35-40 milyon TL gerileme olmaktadır. Teşvik Prim Sistemi Fonu, yasal mevzuattan kaynaklanan sorunlar nedeniyle, şu an mevzuatta belirlenen sektörlere ve işverenlere yerli istihdam destekleme projesine göre herhangi bir ödeme yapmamaktadır. Ancak fona kesintiler hala devam etmektedir. Fonda şu anda yaklaşık 45 milyon TL birikmiş durumdadır ve 1 yılı aşkın bir süredir kullanılmamaktadır. Teşvik Prim Sistemi ile ilgili olarak yeni bir yasa taslağı hazırlanmış olup, mecliste bekleyen yasalar arasında kadük olmuştur. Seçimlerden sonra yeni kurulacak hükümet, bu konuyu titizlikle ele alıp, İhtiyat Sandığı Fonu’nun güç kazanması yönünde yeni bir Teşvik Prim Yasası yapmalıdır. TC-KKTC arasında mevcut olan işgücü anlaşmasını da göz önünde bulundurularak, TC uyruklu çalışanların tekrardan İhtiyat Sandığı fonuna dahil edilmesi yararlı olacaktır. Teşvik Primi Sistemi Fonu, yeni ve alternatif kaynaklarla yoluna devam etmelidir. Ayrıca prim ve depozit oranlarının azaltılması da fonun gelirlerini azaltmıştır.

KKTC’nin 2008’den sonra kamu da dahil işe girenler için, tek emeklilik ikramiyesi fonu olan İhtiyat Sandığı gelirleri, yukarıda bahsettiğim şekilde fonun kapsamı genişletilerek artırılmalı ayrıca devlet, İhtiyat Sandığı borçları ve diğer iç borçlarını planlı bir şekilde ödemeye yönelik kaynakları yaratarak, bütçeye de koymalıdır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam