08 Aralık 2016

İftiralar havada kaldı

Haber İçi Üst

Başbakanlığı döneminde, “Başbakanlık Denetleme Kurulu” marifeti ile Derviş Eroğlu eline büyük bir güç geçirdi.

Bu güç sayesinde, hazırlanan raporlarla birçok kesime kara çalındı.
Raporlar hazırlandı…
Başbakanlık Denetleme Kurulu, bu raporları polise ve Başsavcılığa iletti.
Bu dosyalar arasında, Hellim Dosyası ve Geçitkale- Meriç İletim Hatları Dosyası hep tartışıldı.
CTP-ÖRP dönemi, bu dosyalar üzerinden sorgulandı.
İsimler verilerek, bu adımlar “soygun” olarak gösterildi.
Hellim Davası, “soygun”…
Geçitkale-Meriç İletim Hattı ise, “devleti milyonlarca liralık zarara uğratma…”

Siber açıkladı
Başbakan Sibel Siber, dünkü Bakanlar Kurulu öncesi, bu üç konuda da Başsavcılığın görüşü olduğunu açıkladı.
UBP Hükümeti döneminde…
Başbakan, İrsen Küçük olduğu dönemde…
Hellim dosyası, basit bir devlet politikası. Tüketim fazlası hellim, yurt dışına satılmak istendi… Suni satılamadı, gelen hellim de iç piyasada tüketildi.
Aynen, şimdi patateste olduğu gibi…
Gübre olayıyla ilgili ise, bunun basit bir şirket-devlet anlaşması olduğunu, Başsavcılığın bu olayda da polis soruşturması gerektirecek bir konu olmadığını açıkladı Başbakan…
Savcılığa ait raporu okuyarak…

Nadir’in Geçitkale aşkı
Asil Nadir, “kargo taşımacılığı” yapılacağı…
Kongo’dan gelen organik ürünlerin paketlenerek İngiltere’ye satılacağı hayaliyle, bir tasarım yaptı…
Önce havaalanını alanlarla bağlantısı koptu…
Sonra bu iptal edildi ve havaalanının “ihalesiz” kendisine verilmesini istedi.
Gazeteci olarak Kıbrıs Medya Grubu’nda bulunan bizlerin bağı da böyle koptu…
Önce Süleyman Ergüçlü ayrıldı, ardından da biz…
Ben ve Başaran Düzgün… Sonra Hasan Hastürer…
Nadir, istediği yatırımı Geçitkale Havaalanı’na yapamadı…
Havaalanını da kaybetmek istemedi.
Bunun için de, “Yüksek gerilim hatlarını” bahane gösterdi.
32 bin TL’lik bir masrafla sorunun ortadan kalkacağını bugün öğrendik…
Tıpkı, hellim ihracatı sırasında devletin bilerek ve isteyerek zarara uğratılmadığı gibi…
Nadir, yatırımı yapamadı, gerekçeyi ise iletim hatlarında buldu.
Aylarca herkese “hırsız” dendi.
Çolukları var, çocukları var…

Küçük’ün haberi yok, en ayıbı da bu
Bu olayda en büyük ayıp ne biliyor musunuz?
Birincisi, CTP içerisindekiler dahi kendi partililerine “hırsız” diye baktı…
Bu, iftiradan da kötü…
Daha kötüsü de var.
Başsavcılık tarafından Başbakanlık Denetleme Kurulu’na gönderilen rapor, Başbakan’a iletilmedi.
Başbakan kim o dönem?
İrsen Küçük…
Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun mimarı ise, perde gerisinde, olayı sus pus kapatmayı başaran ve insanlara çaldığı karalarla Cumhurbaşkanlığı makamına ulaşan Derviş Eroğlu…
Başbakanlık Denetleme Kurulu, Başbakan İrsen Küçük’e, “Sayın Başbakan, hellim ve Kıb-Tek İletim Hatları ile ilgili dosyalara Başsavcılık cevap verdi. Polis soruşturmasına gerek yok görüşünü ilettiler” demedi.
İnsanlar, üzerlerine atılan çamurlarla dört yıl boyunca yaşamak zorunda kaldı…

Küçük doğruladı
Başbakan İrsen Küçük’e sorduk…
“Sizin böyle bir Başsavcılık raporundan haberiniz var mı?”
“Hiç bilgime gelmedi” dedi…
Başsavcılık, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun önyargılı, gerektiği gibi rapor hazırlamayan, tüm tarafları dinlemeyen bir kurul olduğunu da teyit etti.
Kurul, sadece, Başbakan Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı olmasına hizmet etti, o kadar.
Başbakan Küçük oldu, kurul, Eroğlu’nun kurulu gibi davranmaya devam etti…
Savcılık raporu ortada…
Takdir ise kamuoyunun…
Yaratılan algının peşinden yaşanan onca olay da, iftiraya uğrayanların yanına kaldı…
İftira ekibi ise, sarayda iş birliğini sürdürmeye devam ediyor…

***

Yine Abidin… Da arkasındaki kim?
Hey Allahım…
Ne açıkgözler var…
Gözleri açık ve kamu kaynağına dikilmiş durumda…
Önce DAÜ’nün kullanımındaki Rebecca Otel ile duyduk adını…
Şimdi de, stratejik olarak ülkenin en kritik yeri haline gelen Karşıyaka köyündeki arazide…
Arazi, Türkiye’den gelecek sunun tam kıyısında…
Denize sıfır…
35 dönüm…
Seçim yasakları arifesinde sadece Rebecca Otel’i değil…
Karşıyaka sahilindeki araziyi de götürmüş…
Ne yapacak?
İsmi İsmail Abidin…
Cratos Otel’deki Kıbrıslı Türk ortak. İsmini ilk, oteldeki yangında, medya mensuplarını dövmeye kalkışınca duymuştuk.
Turizmci…
Her taşın altında, çıkmaya başladı.
Yalnız mı?
Değil bence…
İsmail Abidin’in arkasında kimler var, gizli ortakları kimler? Neden hep stratejik yerler…
Ötesinde, Kasrşıyaka’daki 35 dönümlük arazinin, Taşınmaz mal Komisyonu tarafından satın alındığı ve “Türkleştirildiği” iddiası var.
Yani, Dondurmalı ekmek kadayıfı anlayacağınız…
Yine Abidin… Da esas merak etiğim, ne için, arkasındaki kim?
Kimin adına bu talan?
UBP Hükümeti neden buna ortak oldu?

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil