06 Aralık 2016

İÇİNE EDE EDE…

Haber İçi Üst

Amerika’ya gittiğimde, televizyonların, haber bültenlerine ayırdıkları süre kadar hava durumu bültenlerine de aynı süreyi ayırdıklarını görmüş ve hayrete düşmüştüm.
Bizde neredeyse bir saate yakın haber bülteni yayınlayan televizyonlar haber bülteninin sonunda birkaç dakikalık hava durumu verirler.
O da statik bir harita üzerindeki rakamlardan ibarettir.
Amerika’da uydu meteoroloji raporları uydu görüntüleriyle desteklenir, bölge muhabirleriyle canlı bağlantı yapılır, stüdyodaki uzman da enine-boyuna değerlendirmelerde bulunur.
Böyle olunca da havanın durumu hayatınızın önemli bir parçasına dönüşür.
İndianapolis’teydik. Sadece belediye başkanı ya da şerifi değil hakimi, savcıyı, okul müdürünü ve kamuyla ilgili ne varsa hepsinin başkanını seçimle göreve getiren ilginç bir “yerinden yönetim” deneyimini görmek için belediye başkanıyla ayarlanan bir toplantıya gidecektik.  Randevumuz ikindi saatlerindeydi. 
Sabahtan ikindiye bütün televizyon kanalları “acil uyarı” koduyla ikindi vakti şehirde şiddetli rüzgarla karışık sağanak yağış uyarısı yapıyordu.
Televizyonlardaki uzmanlar “işiniz yoksa sokağa çıkmayın” diyorlardı.
Bizi de sıkı sıkıya tembihlediler “aman dikkatli olun” diye.
Bir anda, büyük bir kasırganın üzerimize doğru gelmekte olduğu hissine kapıldık.
Biz belediye başkanı ile toplantıdayken sert rüzgar ile birlikte yağmur başladı, şimşekler çaktı. Abartmıyorum yarım saatten fazla sürmedi bu durum.
Sonra güzel bir gökkuşağı ile birlikte gün batımı başladı.
Dikkatimizi çekmişti belediye başkanı bir yandan bizimle konuşuyor, diğer yandan da odaya giren görevlilerden bilgi alıyordu.
Yağmurun dinmesiyle birlikte rahatlamıştı.
“Kentte ne gibi hasar var” diye sorduk.
Yüksek bir bina olan posta idaresinin camları kırılmış.  Görevliler camları açık unutmuşlar, şiddetli rüzgardan kırılmış.
Başka?
Başka da bir şey yok.
Amerika’nın El-Kaide, Bin Ladin travması yaşadığı dönemdi.
Espri yapayım dedim: “Biz Ladin’den korktuğunuz kadar yağmurdan da korkuyorsunuz sayın başkan, bizde bunlara kırkikindi yağmurları denir, güler geçeriz…”
Buz gibi bir hava esmişti odada.
Belli ki Amerikalılar hem Bin Ladin’i hem de kırkikindi yağmurlarını abartıyorlardı.

     ***

Dün haber trafiğini izlerken  “abartılı” Amerikalılarla bu anım düştü aklıma.
“Perşembe günü sağanak yağışlar olacak”  gibi düz bir özetten ibaretti haber.
Ama yetkililer kriz masası kurmuşlar, alınacak tedbirleri görüşüyorlarmış, hatta okulların tatil edilmesini bile önermişler Eğitim Bakanlığı’na.
“Aman Allahım” dedim kendi kendime.
Bu topraklar yüzlerce yıldır sonbahar ikindisi yağmurlarıyla ıslanır. Kurak geçen yaz sonrası doğa için can suyudur bu yağmurlar.
Bazen şiddetli olur, doluya dönüşür, hasadı bekleyen zeytinlere zarar verir.
O kadar.
Şimdilerdedir felakete dönüşmesi.  Onu da biz yarattık.  Keyfimizin istediği yere evler, iş yerleri inşa ettik.
Keyfimizin istediğince dereleri ve akarları ortadan kaldırdık. 
Daha çok toprak elde etme, daha çok para kazanma hırsıyla doğanın tüm dengesini bozduk.
Sonra da dönüp ağlaşıyoruz.
İkindi yağmurları yağacak diye teyakkuza geçiyor okulları dahi kapatma cüretinde bulunuyoruz.
İçine düştüğümüz aczin farkında mısınız?
Bu memleketin içine ede ede…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam