06 Aralık 2016

Hizmet sektörüne dayalı büyüme modeli geliştirilmeli…

Haber İçi Üst

2012 yılının ikinci çeyreğinde, KKTC Merkez Bankası tarafından yayımlanan ve ekonomik gelişmelerin değerlendirildiği bültenle ilgili dikkatinizi çekmek istediğim birkaç konudan bahsedeceğim.
Öncelikle ülke ekonomisindeki gelişmeye gösterge olması açısından en önemli etken olan ithalat ve ihracat rakamlarına göz atalım. Aslında şu aşamada değerlendirmemiz gereken en önemli konu, ihracatın tutarsal olarak büyüklüğünün yanında, ülkeye sağladığı katma değeri ve ithalatı karşılama oranıdır.
Asıl hedef, ihracatın-ithalatı karşılama oranının yukarıya çekilmesi ve katma değeri yüksek ürünle birlikte, hizmet sektörünün ön plana alındığı ve sektörün genel ekonomi içindeki payının artırılması hedefi olmalıdır.
Aşağıdaki tabloda, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nın açıklamış olduğu, son 4 yıllık ihracatın ithalatı karşılama oranları görülmektedir;

Oransal olarak ilgili yıllar itibarıyla ihracatın ithalatı karşılama oranında artış gözlemlenmiş olmasına rağmen (2011-2010 artış oranı = %15) , özellikle gelişmekte olan ülkelerle karşılaştırdığımız zaman, oranın halen çok düşük seviyelerde olduğu görülmektedir.
Örneğin Türkiye ile karşılaştırıldığı zaman, ihracatın-ithalatı karşılama oranının %56 seviyelerinde olduğu görülmektedir. Ada ülkesi olması nedeniyle Malta ekonomisini değerlendirdiğimiz zaman, yukarıdaki oranın %76 seviyelerinde olduğu görülmektedir. Bunun dışında, Malta’nın enflasyon oranı %2,5 ve işsizlik de %5-6 seviyelerindedir. En önemli gelir kaynakları arasında ise turizm sektörü olması da şaşırtıcı olmasa gerek.
Peki, ülkemiz açısından olayı değerlendirirsek ve tanınmamışlığın getirmiş olduğu olumsuzluk dışında, yukarıda belirtilen tabloyu, lehimize nasıl çevirebiliriz? diye sorulursa, sanırım daha önceki yazılarımda da belirtmiş olduğum unsurları dikkate almamız gerekecektir.
Bu etkenlerin başında, tabii ki turizm sektörü gelmektedir. 2012 yılın ilk 6 aylık verilerini karşılaştırdığımız zaman, ülkemizdeki yabancı turist sayısında artış olduğu görülmektedir.
Turizm Planlama Dairesi’nin verilerine göre, 2011 yılı 2. çeyrekte, ülkeye giren yabancı turist sayısı 454,019 iken, 2012 yılının aynı döneminde rakam, 541,603 kişiye ulaşmıştır.
Kısaca %19’luk bir artış gerçekleşmiş olmasına rağmen, yolcu sayısındaki artış, turizm gelirlerindeki artışla paralel olarak gerçekleşmediği kanısındayım. Bunun en önemli nedenlerinden birisi, geçtiğimiz yazımda da belirtmiş olduğum gibi, ülkeye gelen yabancı turistlerin, konaklamanın dışında, diğer yan sektörlere sınırlı oranda katkı sağlaması ve örneğin, restoran, market, konfeksiyon ve cafe gibi yerlerin yeteri kadar desteklememesinden dolayı, iç piyasada faaliyet gösteren özel sektörün, hedeflenen noktaya gelememesine neden olmaktadır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam