06 Aralık 2016

HESAP SORMA DÖNEMİ…

Haber İçi Üst

“Bu yazı, son yazılan yazıdır” şeklinde bir cümleyle başlamak istiyordum yazıya.

Kesin ifadeler kullanarak.
Başlayamadım.
Böylesi bir söz veremedim.
“Sevgili okuyucu son yazımı yazdım, söz bir daha seni bu konuda rahatsız etmeyeceğim” demek istedim.
Diyemedim.
4 yıldır bize yaşatılan azap  “son” demekle biter mi?
Benim muhakeme dünyamda bitebilir belki.
Fakat, “yapanın yanına kalmayacak” gerçeği bir abide gibi duruyor karşımızda.
Ve bu abide bize her gün ama her gün  “bu komplo şebekesi yaptıklarının hesabını vermeli” diye fısıldıyor.
Bu komplo şebekesinden kafası bulanan dostlar için hiç olmazsa.
Yoksa benim muhakeme dünyam basit bir detaydır 4 yıldır olup-bitenlerin yanında.

      ***

Dört yıl önce yine böylesi günlerdi.
Yani seçim ortamı.  Adam, kafasına Cumhurbaşkanı olmayı takmıştı.  Başbakanlık’tan Cumhurbaşkanlığı’na atlama hayalleri kuruyordu.
Bunun için de her yol mübahtı.
Önce Geçitkale Havaalanı düşkünü Asil Nadir’le uzlaştı. Tetikçi ekipleri kurdular.  İnanılmaz yalanlarla dolu saldırılara başladılar.
CTP’ye,  Mehmet Ali Talat’a ve henüz daha yeni doğmanın travmasını yaşayan Havadis’e.
Havadis’i dişleri kesemedi. İftiralara ve yalanlara rağmen büyüdü Havadis.
Bu kez Havadis yöneticilerinin ailelerini hedef seçtiler.
Memlekette yerli üretimin yükselen yıldızı, Sanayi Odası tarafından “en iyi yerli üretim tesisi seçilen” Bio-Kim’e saldırdılar.
Ve Bio-Kim’i batırdılar.
Bio-Kim’in yöneticilerine daha düne kadar linç kampanyası uyguladılar.
Hırsız muamelesi yaptılar, “torbalara toprak doldurup satan sahtekarlar” dediler.
Sonra İngiltere’ye ihraç edilmek istenen ama geri dönen ve piyasada satılan 1 tır hellimi dillerine doladılar.
“Hayali hellim ihracatı” diye günlerce yazdılar.
Medyada kullandıkları tetikçiler yetmedi, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nu tetikçi gibi kullandılar.
Yalana dayalı sahte raporlar düzdüler.  Polisi devreye soktular.
Polise “niye bunları tutuklamıyorsun” diye baskı yapmaya yeltendiler.
Konu hakkında soruşturma başlatan Başsavcılığa günlerce küfrettiler.
Tüm bunlar 4 yıllık süreçte oldu.
Çok acılar çektik.
“Hukuktan başka sığınacak yerimiz yoktur” dedik mahkemeye başvurduk.
Birçok davayı kazandık ama onların amacı hukuk ya da adalet değildi.
Yargısız infaz yapmak istiyorlardı.
Düne kadar da bunun peşinde koştular.
Dün maskeleri düştü, oyunları açığa çıktı.
Bunların topunun yolsuzluklarını cesurca açıklayan Başbakan Sibel Siber’e  “niye hayali hellim yolsuzluğunu açıklamıyorsun, niye Bio-Kim sahtekarlarına bir şey yapmıyorsun” diye saldırmaya başladılar.
Başbakan Sibel Siber iyi bir iş yaptı.
Konuyu polis marifetiyle soruşturan ve rapor hazırlayan Başsavcılık’tan raporları istedi.
Dün de bu raporları kamuoyu ile paylaştı.
Başsavcılık raporlarında ne diyor:
“Hellim işinde de Bio-Kim işinde de yasa dışı bir şey yok” diyor.
Bunu söyleyerek iftiracıların maskesini düşürüyor.
İftiracıları cascavlak yalanları ile baş başa bırakıyor.
Peki şimdi ne olacak?
Ben kendi muhakeme dünyamda son noktayı koyabilirim ama iftiracılar ve yalancılar mutlaka hesap verecekler.
Şimdi o dönem başlıyor.
Hesap sorma dönemi…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam