10 Aralık 2016

Herkesin haklı ama mutsuz olacağı seçim

Haber İçi Üst

Seçimle ilgili gelişmeleri İstanbul’dan haber portalları ve uydu üzerinden yayınlarını yakaladığım yerli televizyon kanallarımız aracılığıyle takip ediyorum.

Çocukluğumda iktidar ve muhalefet partilerinin görkemli meydan mitingleri ile hatırladığım 1981 ve 1985 seçim heyecanı yok.

Benim referans noktam bu eski seçimler.

Sonrasında bir iki seçim hariç adada olmadığımdan oy kullanamadım ama Annan Planı dönemindeki seçimler hariç heyecan giderek düştü.

Liderlik karizmasını hitabet gücüyle pekiştirmiş olan siyasetçi de yok artık.

Ya da kestirmeden söyleyelim lider yok artık.

Liderden ve hitabet gücünden kastım da yalnızca rahmetli Denktaş değil. Naci Talat, Fuat Veziroğlu, İsmet Kotak, Alpay Durduran, Özker Özgür ve şu an aklıma gelmeyen UBP’deki eski milletvekillerini kastediyorum.

Seçime iki haftadan az kaldı, bunca seçim gördük, bu kadar renksiz bir seçim süreci yaşamadık diyor konuştuğum birçok kişi.

Niye diye düşünüyorum.

Seçimin ani ve zamansız olmasından mı?

Yoksa yaz sıcağında ve ramazanda olmasının öngörüsüzlüğünden mi?

Yoksa ortada alternatif olacak herhangi bir programın olmamasından mı?

“Yukarıdakilerin hepsi”, herhalde en doğru şık diye cevap veriyorum kendi kendime.

Temmuz sıcağında hem de ramazan da bizim adamızda seçim.

Olacak iş mi ama istenmeyen hamilelik gibi aşka gelince oluyor bizim adamızda. Sonucuna da katlanılacak.
Haber bültenleri her gün 4-5 parti başkanının verdiği demeçlerle dolup taşıyor, kim kime ne demiş…

Ortada ne bir program ne de gündem yaratmak adına delice bile olsa bir proje ve fikir yok.

Ankara’nın ekonomik programı dışında da başka bir alternatif yok.

Bir çekinmedir gidiyor bizimkilerde.

“Aman bir şey söylemeyelim, 29 Temmuz günü bakarız.”

Niye?

İktidara gelemezsek bıraktığımız yerden eleştiriye devam.

İktidara gelirsek de kendimizi şimdiden bağlamayalım.

Ankara da haklı.

Ortaya koyduğu programa alternatif olacak bir şey konuşulmazsa, 29 Temmuz günü bırakılan yerden devam edilecek anlamı çıkmaz mı?

Seçmen olarak bu görüntüyü onaylıyor musunuz?

Farkında değilseniz ben söyleyeyim bu seçim ekonomik programın oylanacağı seçim.

Vatandaşlık görevini yapma aşkıyla yanıp tutuşan seçmenin cevabı hazır ama “bize başka alternatif sunulmadı ki.”

E o zaman alternatif yok deyip sandığa gitme.
Ya da okulda öğretilmiş oy vermenin bir vatandaşlık görevi olduğu baskısından dolayı sandığa ille de gideceksen, git ama boş oy at.

Liderler de kolayını bulmuş herkes ezberden aylardır söylediklerinin aynisini tekrarlıyorlar.

Liderlerin hepsi, “beceriksiz ve söylediğini yapmayan” olmakla suçluyorlar birbirlerini.

“Sen beceriksizsin, hayır sen hem beceriksiz hem de söz verdiğini yerine getirmedin…”

Ne desek bilmem ki:

Hepsi de doğru söylüyor, desek; alınan olur mu acaba?

Sonunda bu seçim herkesin kendine göre haklı olduğu ama ortaya çıkacak olan sonuçtan da herkesin mutsuz olacağı bir seçim olacak.

Bu seçimden biz ne anladık demek için geç ama keşke oy vermeseydim demek için geç değil.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil