04 Aralık 2016

Her olimpiyat bir sınavdır

Haber İçi Üst

Yedi yıl önce IOC’ye verdiği sözü tutan ve üçüncü kez dünyanın en büyük spor organizasyonuna ev sahipliği yapan Londra, 2012 Olimpiyatları’nı sorunsuz ve mükemmele yakın çizgide tamamladı.
2008’de Çin’in Pekin’de yaptığı kusursuz ev sahipliğin ardından olimpiyatları düzenlemek kolay değildi. Ancak ekonomik krize rağmen ve tahmin edilen rakamların neredeyse 3 katına varan bütçeye karşın “Adalılar” işin altından kalkmayı başardı.
Hem açılışta hem kapanışta sade ancak kendilerini tasvir eden, Britanya’ya özgü epik senaryo ve figürlerle yaptığı tören inanılmaz güzellikteydi. Olimpiyat Stadı’nı parlatan havai fişeklerin altında özellikle 80’leri buram buran tüttürten müzik, İngiltere bayrağı üzerinde top modellerin yaptığı defile ile spor ile kendi kültürlerini bir kez daha yakaladıkları fırsatla parlattılar.
Londra’nın sıradaki sınavı Paralympic Oyunları’nda. 29 Ağustos- 9 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek bu organizasyonda hedef Paralympic  Olimpiyatları’nda tarihin en kalabalık seyirci ve sporcu buluşması.
**
Organizasyon bir yana kırılan dünya ve olimpiyat rekorları performansı açısından da Londra’nın hafızalarda uzun sürecek bir olimpiyat ev sahipliği oldu.
33 dünya 78 olimpiyat olmak üzere kırılan 111 rekor, sporun ve sporcunun ulaştığı evreyi buna bağlı olarak organizasyonun yarattığı ortamla performansın ulaştığı zirveyi işaret ediyor.
ABD’li yüzücü Phelps’in olimpiyat tarihinin en çok madalya kazanan sporcusu olması, Jamaikalı sprinter Bolt’un Pekin’den sonra 100-200 ve 4×100 metrede olimpiyat dublesi yapması, Çinli yüzücü Ye’nin yüzmede erkeklere taş çıkarırcasına 400 metre karışıkta kırdığı rekor ve niceleri…
Toplam kalitenin kazanılan madalya ile ölçüldüğü geriye kalanların sadece hikayeden olduğu günümüz sporunda daha olimpiyat meşalesinin dumanı kaybolmadan herkes fesini önüne koyup yaptıkları ve yapamadıklarını sorgulamaya başladı.
Pekin’de altın madalya sayısında Çin’e geçilen ABD, tarafsız saha Londra’da rövanşı kazandı. 46’sı altın olmak üzere Londra’dan toplam 104 madalya toplayan ABD’de olimpiyat komitesi başkanı daha uçağa binmeden boksta yaşanan geriye gidişi dile getirerek bu branşta alınacak radikal tedbirlerle daha şimdiden 2016 Rio’nun tedbirini aldı bile.
***
Türkiye en çok sporcu katılımlı olimpiyatı Londra’da beklentilerin altında kaldı. Yıl içerisinde başta Dünya Atletizm Şampiyonası olmak üzere birçok spor dalında yarışmadan yarışmaya koşan sporcular, erken zirve yapıp olimpiyatlar için kendini saklamayınca kötü strateji sonucu hayal kırıklığı yaşadı.
Olimpiyat yılında birçok ülke ve sporcu Avrupa ve Dünya Şampiyonaları’nı pas geçip tüm enerjisini ve spordaki “pik noktasını” 4 yılda bir düzenlenen bu organizasyona yönlendirip karşılığını aldı.
“Sporda gelişmiş ülkelerde sporcunun kalitesi olimpiyatta kariyer en kötü ihtimal sezonun en iyi derecesini yapması ile ölçülür.
Atletizm 4×400 metrede Meliz Redif’in Türkiye ile olimpiyatlara katılması ve oyunlara katılan ilk Kıbrıslı Türk sporcu olması yurdum topraklarında bu organizasyona olan ilgiyi gani gani artırdı.
Biraz da popüler kültürden olsa gerek ağzı olan konuştu kalemi eline alan yazdı.
Sonuçta Türkiye’nin bayrakta yarışması ve bu müsabakayı tamamlaması ile Meliz, Kıbrıs Türk spor tarihine adını altın harflerle yazarak bayrağı ulaşılması zor ancak gıpta ile bakılacak bir noktaya koydu.
Gönül arzu eder ki Meliz olimpiyatlarda barajı geçip 400 metrede bireysel olarak piste çıksın. Hatta Kıbrıs Türkü’nün sesini daha da duyurup ambargoları azmi ile kırdığını göstermek için olimpiyat bayrağı altında yarışsın.
Kısmet buymuş diyeceğim ama Meliz’in azmi ve yeteneğine karşın çıkarılacak ders sporda devlet politikasının olmaması ve bu genç kızımın açtığı yolda ilerleyebilecek ortamın bulunmaması nedeniyle korkarım arkasının gelmeyeceği.
Başbakan’ı halı saha açılışında Meliz’in olimpiyatlarda yer alması ile sözüm ona dünya şampiyonasında taekwondocuların madalya kazanmasını aynı kefeye koyması. Olimpiyat Komitesi Başkanı’nın bir sonraki oyunlar için federasyonlara çağrıda bulunup kendisi Türkiye dahil IOC’nin tanıdığı resmi ITF organizasyonlarından kaçınması. Meliz’in yer aldığı Paris’teki Avrupa Şampiyonası’na 4 kişilik dev kadro ile gidip İstanbul’u sadece bir kişi ile takip eden, Londra’daki Olimpiyatları’nı televizyondan izleyen KTSYD gibi yönetimlerimiz zihniyetini ve vizyonunu geliştirmediği sürece Meliz Redif gibi isimleri çok arayacağız.
Kıyısından Kıbrıs Türkü’nün yer aldığı olimpiyatlarda devamlılığı sağlamak için spordan sorumlu bakanlığın bir an önce tüm dünyada olimpiyat oyunları sonrasında yaptığı gibi olimpik branşlarda faaliyet gösteren federasyonları bir araya toplayıp gelecek planlaması yapması gerekiyor.
Aksi halde Kıbrıs Rum kesiminin başarısını kıskanmaya devam edip nerede o Meliz’ler diye göbeğimizi sıvazlayacağız.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam