06 Aralık 2016

HEP BERABER BATACAĞIZ…

Haber İçi Üst

 

Havadis’in dünkü sayısında sürmanşette  “siyasete ve siyasetçiye güven kalmadı” başlığı ile yer alan haberi ben de okuyucular gibi Havadis Gazetesi’nden okudum.
Futbolla birlikte harmanladığımız Ankara ziyaretimiz nedeniyle haberin hazırlanış ve yayın sürecine eşlik edemedim.
Doğrusu, vatandaşın erken seçimi de içeren son siyasi gelişmeleri nasıl değerlendirdiğini merak ediyordum.
Gerçi gazeteci aynı zamanda nabız tutandır da.  Böylesi kritik günlerde vatandaşın nabzını tutmayan-tutamayan gazeteci, gazeteci değildir. Okurundan ve halkından kopmuştur.
Şükür ki Havadis’in sorularına yanıt veren vatandaşların söyledikleri ile bu köşenin yazarının düşündükleri neredeyse bire bir örtüşüyor.
Ortada duran yalın gerçek budur:
Bu ülkede siyasete ve siyasetçiye güven kalmadı.
Bu yalın gerçek altında erken seçime gidiyoruz.
Siyasetçiye ve siyasete güven kalmadığı için vatandaşın erken seçime de inancı yok.
“Bir şey değişmeyecek” yargısı o kadar yaygındır ki aslında sorunları çözme merkezi olan seçim ve mal sahibinin oy kullanması ne acıdır ki mal sahibinin umutsuzluğuna dönüştü.
Bu umutsuzluk da ülke için büyük tehlikedir.
Çünkü sorunlarımızı siyaset dahilinde çözmekten başka bir argüman elimizde yoktur.
Hayır başka argümanlar vardır.
Örneğin darbe yapılır ve otoriter bir rejimle bazı sorunlardan kurtulmaya  çalışılır.
Oligarşik gruplar yönetimi ele geçirirler ve bazı Doğu ülkelerinin uyguladığı “disiplin altında kalkınma modeli” ile ülke bataktan çıkarılmaya çalışılır.
Her iki durum da onaylamayacağımız kabul etmeyeceğimiz durumdur.
Geriye siyaset ve onun araçları olan partiler kaldır.
Peki ama siyasete ve partilere olan inanç da yerlerde sürünüyor.
Öyleyse ne yapacağız?

      ***

Yapılacak olan bellidir.
Demokrasilerde ülkenin mal sahibinin yani halkın ülkeyi yönetme yetkisini kullanması demek olan seçimleri, iyi değerlendireceğiz.
Seçime kayıtsız kalmak demokrasi dışı yollara kapı açmak demektir.
Mevcut partilerin şu andaki durumu siyasete olan güvensizliğin kaynağıdır.
Bu kaynağı ortadan kaldırmanın yollarını bulacağız.
Şimdi bazı aklı evveller “Başaran Düzgün yeni bir partinin propagandasını yapıyor” diyebilirler.
Hiç alakası yok.
Her partili kendi partisine sahip çıkacak.
Fakat bu kör bir militanlık veya çıkar beklentisi çerçevesinde olmayacak.
Ülkede yaşanan kronikleşmiş devasa sorunları çözmek, 1974 itibarıyla oluşan statükoyu ortadan kaldırmak ve sil baştan yeni, çağdaş, kalkınmış, vatandaşının refah içinde mutlu olacağı bir ülke yaratmak hedefiyle, bu hedeflere ulaşacak partiyi desteklemek herkesin görevi olacak.
Siyaset artık hangi adayı gösterirsem ne kadar oy alırım, hangi menfaati dağıtırsam yüzde kaça ulaşırım, hangi entrikalarla nasıl iktidara gelirim dönemini kapatmalı.
Siyaset siyasetçilerin ikbalini yani geleceğini değil, Kıbrıs Türkü’nün ikbalini düşünmeli.
Kıbrıs Türkünün nesli bu topraklarda yok olmak üzeredir.
Bunu tersyüz edecek, ortadan kaldıracak siyasetçi desteklenmelidir.
Yoksa hep beraber batacağız…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam