02 Aralık 2016

HALKIN ÖFKESİ

Haber İçi Üst

“BIRAKSAN AĞAÇ SADECE GÖLGE YAPACAKTI
ŞİMDİ TARİFİ İMKANSIZ MEYVELER VERDİ”

Alman kanalı ZDF: Barbar dediğimiz Türkler doğa için savaşıyor ve Türkler savaşırsa olaylar değişir. Kazanmanız dileğiyle.
CNN International spikeri: 100 yıldan beri Türkiye’de ilk kez böyle bir başkaldırı görüyoruz. Nedeni bana göre özgürlüğü geri kazanmak.
The Guardian: Küçük bir parkı korumak için başlayan protesto, baskıcı bir rejime isyanın tohumlarını attı.

– Polise gerçek mermi kullanma izni…
– “Gezi Parkı”na Kıbrıs’tan da destek geldi.
– Kuğulu Park’ta toplanan kalabalık, “Gezi Parkı” yanındayız mesajı verdi.
– Polis canlı yayın yapan Halk TV’nin binasına gaz bombalarıyla saldırıyor.
– Göztepe – Karşıyaka, Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarları tek yürek oldu
– GERÇEK MERMİ HABERİ ASPARAGASTIR !!! Sokağa çıkmak isteyenleri vazgeçirmek içindir…
– Uluslararası Af Örgütü aktivistleri, gezi parkı göstericilerine yönelik aşırı güç kullanımına karşı dünya çapında eylem başlattı. Yapılan açıklamada, “Uluslararası Af Örgütü, Türkiye üzerine çalışma yürüten tüm şubelerini ve tüm aktivistlerini Türkiye için acil eyleme çağırıyor!
Yukarıdakiler sadece sosyal medyada paylaşılanlara birkaç örnek. Bu gelişmeler yaşanırken Türkiye’nin büyük büyük kanallarından birkaçında bakın hangi tür programlar gösteriliyor:
-NTV; Sigarayı bırakmanın yolları konulu program.

-CNN TÜRK; Nerede artık o eski İslamcılar adlı program…

-HABERTÜRK; Öteki Gündem atlı delilik ile ilgili bir program

Bu yazıyı mayıs ayının son gecesi yazıyorum. Günlerden cuma. Öyle bir gece geçiriyoruz ki… Türkiye’de yer yerinden oynuyor, kan gövdeyi götürüyor. Belki de artık hiçbir şey olmaz denilen bir zamanda bu bir DEVRİM olacak. Gezi Parkı’na AVM yapılması ve ağaçların kesilmesi protestosu çığ gibi büyüyerek ülkesel bir tepki halini alıyor. TV kanallarından bilgi almak pek de mümkün değil. Herkes bir alem. Evlilik programları, diziler, spor haberleri, abuk sabuk bir yığın program var şimdi kanallarda. Sosyal ağda insanlar bunların tam aksine bu direnişe destek vermeye devam ediyor. Müthiş bir bilgi akışı var internet üzerinde. İnsanın kanını donduran görüntüler. İnternet olmasa bunlardan da haberdar olmayacağız. Artık insanların canına tak demiş. Alkol yasağıydı, dindi derken bıçak kemiğe dayanmış.
“Ağaçların kesilmesini önlemek isteyen sakin kalabalığa biber gazı atıldı, TOMA’larla dağıtıldı.”
Savaş alanında dönen Taksim’de belki de Türkiye’nin kaderini değiştirecek olaylar yaşanıyor.
Tüm bunlar yaşanırken farklı kesimlerden, yerlerden, restoranlardan, cafelerden, derneklerden destek geliyor direnişçilere. Saatin çok geç saatlerinde kanım donmuş bir vaziyette yazmayı deniyorum bu yazıyı. Sabaha sınavlarım olduğu için de göndermek zorundayım. İşte bu gelişmeler yaşanırken bu haber akışlarında okuduğum bir cümle beni çok etkiledi:
“Taksim’deki randevu evleri ve travesti otelleri kapılarını açtılar, limon ve su veriyorlar.”
İşte buyurun. Polisin dövdüğü, aşağıladığı, toplumun dışladığı, namussuzlar! neler yapıyorlar? Biber gazının acısını alsın diye limon veriyorlar. Su içiriyorlar. Onlar bilirler destek vermenin ne denli gerekli olduğunu. Onlar bilirler dışlanmışlığı, aşağılanmayı, yaşama şansı verilmemenin ne demek olduğunu. Birler saldırıyı, tecavüzü. O zaman Türkiye bu savaş içinde barış yaparken kendi kendiyle aslında bir aynaya da bakmış oluyor. Kendi insanının gücüne. Ben, namus kavramlarınızı bir daha gözden geçirin derim. Kimin namuslu kimin namussuz olduğunu düşünün. Toplumda farklılıkları, şanssızlıkları, tercihleri, meslekleri ya da korunmasızlıkları nedeniyle dışladığımız bu insanlar pek çok unvan sahibi kişiden daha namusludurlar. Çünkü insandırlar. İnsan insana yandığı zaman dünya daha güzel bir yer olabilir ancak. Para, pul, çıkar uğrunda değil, doğanın korunması, çevre, hayat ve dünya noktasından başlayan eylemler Türkiye için çok anlamlıdır. Demek ki hala umut vardır. Hala bir şeyleri değiştirmek mümkündür. “Durduramayacaklar halkın öfkesini” derken usta, bu günleri de mi hissederek söylemişti bilmem ama şu anda Türk Halkı’nın önemli bir kesiminin siniri artık sadece ağaçları korumaya yönelik değildir. Fenerli’si Cimbomlusu, Çarşı’sı, Karşıyakalısı, Göztepelisi, Gavur İzmirlisi, Gavurun bilmem nesi diye aşağılanan tembel Kıbrıslısı, sanatçısı, aktivisti, ev hanımı, işçisi, travestisi tek yürek olmuş karşı duruyorlar Taksim’de Gezi Parkı’na. Elbette ki polis de bunun farkında ve boş durmuyor ne yazık ki.
Cuma gecesi ilerliyor, sosyal medyada bu haberler patlıyor. İstanbul’daki dostlardan sıcak haberler geliyor. “şimdi İstanbul’da olmak vardı, anasını satayım” diyen şarkılar söylenmekte buralarda. Anasını satmadan İstanbul’da olmak ve ağaca, kuşa, yeşile, yaşama sahip çıkarak direnmek… Cuma Cumartesi’ye kavuşurken Türkiye belki de beklediği isyan ateşini yakmış aydınlanmak için yürüyor. Bu kez halk iradesini ortaya koyuyor. 
***************************************************************************************************************
Uluslararası Af Örgütü Gezi Parkı için tüm dünyada eylem çağrısı yaptı!
Dünya çapında aktivistlerimiz bulundukları ülkelerdeki Türkiye Cumhuriyeti Elçiliklerine, Türkiye’de kolluk kuvvetleri tarafından rutin olarak aşırı güç kullanılmasına dair duydukları kaygıyı iletiyor, barışçıl protestoculara karşı biber gazının bu şekilde kullanılmasının ve insan sağlığı için ciddi tehlike oluşturabilecek bu durumun kabul edilemez olduğunu, uluslararası standartlarla bağdaşmadığını ve derhal durdurulması gerektiğini belirtiyorlar.
Polis, 30 Mayıs ve 31 Mayıs’ta sabah çok erken saatlerde, biber gazı ve tazyikli su kullanarak Taksim’de bulunan Gezi Parkı’ndaki yıkımı durdurmak amacıyla yapılan barışçıl protesto gösterisine aşırı güç kullanarak müdahale etti. 28 Mayıs’ta yüz kadar aktivist tarafından başlatılan protesto, şu anda iki gecedir parkta kamp kuran binlerce kişinin katıldığı gösterilere dönüşmüş durumda. 31 Mayıs sabahı gerçekleşen polis müdahalesinin ardından, Park tüm göstericilerden arındırıldı ve cuma öğleden sonra yapılan gösterinin ardından polis tarafından parka giriş tamamen engellenmeye başlandı. Parkın çevresinde gerçekleştirilen ve devam eden protesto gösterileri de polis tarafından aynı şekilde aşırı güç kullanılarak karşılandı. (…) Uluslararası Af Örgütü, Türkiye üzerine çalışma yürüten tüm şubelerini ve tüm aktivistlerini Türkiye için acil eyleme çağırıyor! Dünya çapında aktivistler bulundukları ülkelerdeki Türkiye Cumhuriyeti Elçiliklerine, Türkiye’de kolluk kuvvetleri tarafından rutin olarak aşırı güç kullanılmasına dair duydukları kaygıyı iletiyor, barışçıl protestoculara karşı biber gazının bu şekilde kullanılmasının ve insan sağlığı için ciddi tehlike oluşturabilecek bu durumun kabul edilemez olduğunu, uluslararası standartlarla bağdaşmadığını ve derhal durdurulması gerektiğini belirtiyorlar.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam