09 Aralık 2016

Halkın Adalet Konseyi bölünecek mi?

Haber İçi Üst

Halkın Adalet Konseyi, 2010 yılında çoğunlukla Türkiye’den gelen göçmenlerin kurduğu dernekler olmak üzere Demokratik Haklar ve İnanç Platformu’nun da içinde olduğu çok geniş tabanlı bir sivil toplum kuruluşu olarak ortaya çıktı ve halk arasında büyük umutların doğmasına yol açtı. Çünkü bu oluşumu kuran insanların büyük çoğunluğu Türkiye göçmenlerine karşı yapılan haksız ve yanlış uygulamaların sebebinin, Türkiyeli olmalarından kaynaklandığını düşünüyorlardı. HAK’ın birden halkın ve medyanın iliği odağı haline gelmesi, zamanla bazı çevrelerde rahatsızlıkların doğmasına yol açtı. Çünkü bazı çevrelere göre bu insanların bir araya gelmeleri mümkün değildi ve bir araya gelmeleri etnik ayırımcılığa hizmet ediyordu. Ancak bu insanların farklı müdahalelere rağmen, birlikteliklerini sürdürmeyi başarmaları, birilerinin kafasında “acaba mı?” soru işaretlerinin oluşmasına yol açmış olmalı ki, HAK’ın dağıtılması için müdahaleler olmaya başladı.
İlk olarak Karadeniz Kültür Derneğin yönetimine yapılan bir müdahale ile HAK’ın en güçlü dayanağı olan Karadeniz Kültür Derneği HAK’tan koparıldı. Daha sonra HAK’ın diğer güçlü kurucu unsuru olan Alevi Kültür Derneği’ne müdahale edildi ve o da HAK’tan koparıldı. Bu iki kurucu güçlü derneğin HAK’tan koparılması, HAK’a büyük umutlar bağlayan kitleleri yeni bir umutsuzluğa sevk etti.
Ancak bu derneklerin HAK’tan ayrılması Yönetimde olan bazı arkadaşlar için HAK’ın siyasallaşması için bir fırsat olarak görüldü. Çünkü dernekler var iken HAK’ın siyasi bir partiye dönüşmesi imkânsız olarak gözüküyordu. Bu düşüncede olan arkadaşlar, bir zemin yoklaması yaptılar ancak yeteri kadar ilgi ve destek görmedikleri için yeni bir parti kurma konusunda başarılı olamadılar. Çünkü HAK, ilk kuruluşunda konsey olarak partiler üstü kalacağını prensip olarak ilan etmişti.
Daha sonra HAK’a benzer bir yapı ve misyon ile daha çok güney göçmenleri ile yerli halkın oluşturduğu Toparlanıyoruz Hareketi ortaya çıktı. Bu hareket kısmen de olsa, HAK’ın toplum içindeki popülerliğini azalttı. Ancak zamanla her iki sivil kuruluşun ortak hareket edip edemeyeceği, hatta birleşerek siyasi bir oluşum kurup kurmayacakları tartışılmaya başlandı. Ancak HAK’ta Türkiyelilik, Toparlanıyoruz Hareketi’nde ise Kıbrıslılık unsuru ağır bastığı için, işbirliği zemini arzulanan düzeyde başarılamamıştır. Aslında bu iki sivil hareketin işbirliği zemini sağlanabilmiş olsaydı, KKTC’de oluşturulmaya çalışılan Türkiyelilik ve Kıbrıslılık ayırımcılığının ortadan kaldırılabilmesi için büyük bir fırsat doğacaktı. Gerçi bu fırsat hala daha ortadan kalkmış değildir; ancak son günlerde HAK içinde de UBP’nin yarattığı hükümet krizinin etkileri görülmeye başlaması HAK bölünecek mi sorusunun gündeme gelmesini sağladı. Bu etki son Lefkoşa Belediyesi seçimi sürecinde ve sonrasında iyice su yüzüne çıktı. Kısacası UPB ve muhalefet krizi HAK’ı da etkisi altına alıp, bölünme tehlikesine sokacak kadar ileri düzeye varmıştır.
HAK’ın ileri gelenleri, bu sorunu aşamazlarsa verilen bunca mücadele ve emek boşa gidecektir. Çünkü bu ülkede siyasetçilerin borazancılığı ya da taşeronculuğunu yapmayan sivil kuruluşlara büyük bir ihtiyaç vardır. Çünkü toplumsal bilincin yenileyerek siyasi kirlilik ve toplumsal yozlaşmanın önüne geçebilecek en güçlü kuruluşlar sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu açıdan HAK’ın bölünmesi veya ortadan kalkması, sadece HAK’a gönül verenler için değil; ayrıca toplumsal beklentiler içinde olanlar için de bir kayıp olacaktır. Bu kaybın olmaması için HAK’ın kuruluşunda emeği olanların, emek ve umutlarının boşa çıkmaması için üzerlerine düşeni yapmaları gerekmektedir.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil