Bir yastıkta 50 yıl
“Bu Ferdiye yabanıydı. Eline bile gomazdı tokanayım. Ben da mızırdım yanaşardım genne. Hiç başka birini düşünmedim hep Ferdiye’yi istedim”
Güler yüzle karşılandık… Baf usulü gatzurez ağırlandık, harnup öğüttük, çalıp oynadık… Bu hafta “Bir Yastıkta 50 Yıl” ekibine kapılarını açan Ferdiye-Hüseyin Kaymakamtorunları çiftine bu nezaketleri için çok teşekkür ediyoruz… Karaağaç’ta yaşamlarını sürdüren bu mutlu çiftimiz, bizleri anılarıyla eskilere götürerek, kah duygulandırdı kah gülümsetti… 54 yıllık yaşam hikayesini keyifle okumanızı diliyoruz...
Ali Atamer: Eski yaşamınızın zor ve imkansızlıklar içinde geçtiğini ve buna rağmen mutlu olduğunuzu söylediniz.
H.K.: 39 Pelatusa-Baf doğumluyum. Poli’nin 4 mil ırağındaydı. Peristerona’nın ise 4 mil uzağındaydı. Yani ortada bir köydü. Bir yamacın içinde bir yerdeydik. Alt tarafı düzlük olduğu için ziraat yapılırdı ve çobancılık. Bir da bakır madenimiz vardı. İngiliz alırdı bakırı gerçi. Ama geçinmemiz buydu. Köylerin içinde en zenginleri burada yaşardı. Pelatusu’da yasaktı bağ üzüm yetişdiresin. Papaz yasak goyardı. Bizim topraklar buğday ettiği için lüzum görmezlerdi o zaman.
F.K.: 40’ta doğdum. Ben da Pelatusa’da doğdum büyüdüm. Atalarımızın yanında açlık çekmedik. Babama Çokodiri derlerdi. Lakapıydı. Madende çalışırdı. Ova işini da gabal alırlardı. Buğday, arpa annem onları biçerdi demet ederdi.
Ali Atamer: Eskiden insanlar tatlı yerine o zamanın şartlarına göre kendilerince tatlı ve yemek yaparlardı. Nelerdi bunlar?
F.K.: Sabahları yerdik bu gatsurezden. Gorduk tencereye yağı atardık ekmeği gavrılınca da üstüne bal veya pekmez dökerdik da yerdik. Gullirigya da yapardık. Hamırı yoğurun, ovalan geni ince büken olur değirmicik atan geni yağın içine olur gullirigya.
Ali Atamer: Doğup büyüdüğünüz Pelatusa’ya özlem var mı?
H.K.: Be Ali bilirim fazla gonuşurum gızarsan da gız bana ama ben o tarafta daha iyi geçinirdim.
F.K.: Özler insan yerini. Ama bundan sonra da gidip yaşamayık o tarafta. Onda galasın artık olmaz.
Ali Atamer: İki Pelatusalı gencin sevgisi okul sıralarında başlamış... Nedir bu aşkın hikayesi?
F.K.: Epeyi sürdü bizim sevgimiz. Okul sıralarında başladı aşkımız. O zamandan beridir birbirimizi severik.
H.K.: Ne söylemen ki bağladım seni sandalyeye. Hade dur ben anlatayım. İlkokulda tam Ferdiye’nin arkasında otururdum. 5. sınıf oralardaydık. Aklımı alırdı bu Ferdiye. İspağo’ynan bağladım geni sandalyenin arkasına. Henez da teneffüs zili çaldı aradı galksın sandalyeden. E galkamayınca gitti düştü yere. Ama hemenden söyledi beni öğretmene ki ben yaptım. Bu Ferdiye yabanıydı. Eline bile bırakmazdı tokanayım. Ben da mızırdım yanaşardım genne. Hiç başka birini düşünmedim hep Ferdiye’yi isterdim.
F.K.: E bilirdim ki isterdi beni. Ama atalar bırakmazdı dışarı çıkalım. Yoğudu ki çıkacaydın dışarı.
H.K.: Aha gördünüz fotoğrafını çok güzeldi. Saçları, dişleri ve yüzü. Şimdi galmadı gerçi. Ben aldım yüzükleri taktım gene ne ana ne baba. Sonra gittik gıydık nikahı. Ettik düğün da. Nikah- düğün bir oldu. Babam çokluk istemezdi ama ben gene da aldım gızı.
Ali Atamer: Düğün-derneği dilediğiniz gibi yapamamışsınız...
H.K.: Evet. Durumlar öyleydi o zaman 1 günde bitti. Düğün şimdiki adetler gibi oldu. Yediler içtiler. Birkaç kuruş dakdılar bitti.
F.K.: Dışarıda çalgıcılar çalardı, yorgan gaplardık. Köyde vardı Letife Hanım pembe gelinlik geydirdilerdi bana. Kasabaya gidip çekilemediğimiz için fotoğrafımız yoktur gelinliğinan.
H.K.: Hannas grubu vardı onlar çaldıydı düğünde. 1 saat sürdü. Zaten deyzenizi gaçırrtık gibi oldu.
Ali Atamer: Kıbrıs ta İngiliz idaresinin yönetimi Rumları ve Türkleri nasıl etkilerdi?
H.K.: Beni “58”lerde Yağmuralan’a yolladılar. Lİmnidi (Yeşilırmak) oraşdan bükdük da gittik onların içine. Hükümet yolladı bizi gerillacılık öğrenmeye. Gerilla harbını öğrenirdik. 20 gün galdım onda. 2 Türkiyeli 1 Kıbrıslı vardı başımızda gumandan. Şişinan nöbet beklerdik. Tüfek yok. Hazır yesin bizi Rumlar. Hatta gittiğimizde gördük Denktaş’ı. Dedi bize “Tuttuğunuz yol, yol değil siz galın ben gaçıyorum” dedi ve nitekim gaçtı. Durmadı bile gonuşsun bize. Ondan sonra Poli’ye geldik. Geldiğimizde potinlerin altında gön galmadıydı. Galdık yalınayak da arardım birinden potin geyeyim. Zorudu çok. Ha bak İngiliz’e bir şey smarlarsaydın endirirdi yelkenleri. Kötülük yapmazlardı sana. İngiliz seyirciydi Türk-Rum gavgasına. Rumlarsa bizden galabalalıkdılar. Ama biz daha nişancıydık. Gorkarlardı bizden. Bana sorardı Rumlar Türk askeri var mı köyde. Ben da derdim gelin görün vallahi bir sürüdürler. Hepsinizi vururlar sakın gelmeyin. Halbuki yalan söylerdim gorksunlar diye. Onlar da gorkardı. 9 mücahidimiz, 8-9 tane da silahımız vardı.. Bir gün çekti silahı vursun beni Rum “Hade vur adamısan” dedim. İstersan geleyim daha yakına da zorlanmayasın. Nere vuracak yahu. Hepsi gorkaktı.
Ali Atamer: Hüseyin dedeciğim Ferdiye nenemizi unuttuk yanımızda dilersen biraz da onunla konuşalım. Çiftlerin evlilik hayatlarında zor anlar olur. Bunları nasıl aştınız? 54 yıllık evliliğinize neler sığdırdınız?
F.K.: “58”ler “63”ler zordu tabii. Evlatçıklarımızla beklerdik Hüseyin’i ne zaman gelecek eve da içimiz rahat etsin. Hellim yapardık. Bulliciklerimizi beslerdik. Hayatımıza devam etmek zorundaydık. Küllü suyunan yıkardık çamaşırları. Mis gibi tüterdi. Ütüyü kömürde yapardık, zorumuza gelmezdi.
H.K: 75’te karaağaç’a geldik. Başlarınan geldik. İngiliz önde, helikopter üstümüzde sıkı korumaynan geldik.
Ali Atamer: Güzel duyguları birbirinize nasıl belli ederdiniz?
H.K.: Ma bilin ne zaman gavga ederik be Ali az duyar ya bu neneniz ben da derim gendine “bayram haftası o da der bana mandal tahtası” onun için gavga ederik.
F.K.: Ben bazan duymam ya yanlış anlarım gızar bana. 54 yıldır böyle geçti. Biraz var kıskançlık.
H.K.: Senin yok mu ya Ferdiye Hanım. Senin daha fazla var kıskançlığın. Neysa be çocuklar hade oturun yeylim biraz ekmek da… Ama be Ali bu bazı hatacıkları sakın koyma ha programda...
Ali Atamer: Sevgili Kaymakamtorunları çifti, Kıbrıs Türk folkloruna bir katkı da siz koyduğunuz için teşekkür ederiz…
Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.

Güncel Haberler
- Her görüş değerlidir...
- Dünyanın en iyi restoranları
- Ekonomik kriz ve Kıbrıs sorunu!
- UBP muhtırası!!!
- Kabineyi “Kartal yaptı” ve gitti
- Sefalete Terk
- Çekici kurtarmak için kolundan oldu
- “Ekonomiye katkı sağlar”
- “Bizi sırtımızdan vurdu”
- Gençler Emre Altuğ’a aktı…
- Meliz ve Yiğitcan zehirlendi
- “Üretim durmasın”
- “Dikkatli ol Mustafa, seni vuracaklar”
- Ercan için ihale bugün açılıyor
Yorumlanan Haberler
Be Gavole
24.05.2012 - 10:35
Ekonomiye altın kan
Be Gavole
24.05.2012 - 10:29
Ekonomiye altın kan
vatandaş hasan
24.05.2012 - 02:12
Pasaport yasağında ikinci adım
vatandas
22.05.2012 - 02:52
Mafya yöntemi
Erdal
21.05.2012 - 06:04
Sinek gibi zehirleniyoruz




















