09.12.2011 - 03:06
Okunma (1228)
Yorum (0)
Paylaş

“Porno iddiaları işime yaradı”

“Cehennem” filmindeki oyunculuğu porno olarak lanse edilen Türkiye’nin best modeli Tuğba Melis Türk, gazeteniz Havadis’e özel röportajında çarpıcı açıklamalarda bulundu:


Tuğba Melis Türk, “Cehennem filmindeki rolüm yarışmayı kaybeden finalistlerden birinin annesi tarafından porno olarak lanse edilince, ilk çok üzüldüm ama bu sataşmalar doğrusu çok işime yaradı. Çünkü bu sayede kendimi medyaya açıklama olanağı buldum ve insanların karşı tarafın değil benim yanımda olduğunu hissettim…” dedi

 

Neslihan YAVUZCAN (İstanbul)

Best model seçildi ve bir anda şimşekleri üzerine çekti. 2010 yılında çektiği “Cehennem” filmindeki sahneleri yarışmayı kaybeden kızlardan birinin annesi tarafından porno olarak lanse edilince, “cehennem” gibi bir dönemden geçti. Birçokları mankenlikten oyunculuğa transfer olurken o tam tersini yaptı ve oyunculuğun ardından mankenliğe başladı. Elbette son zamanlarda yaşadığı tartışmalar nedeniyle gündemi bolca meşgul eden Bulgar asıllı güzel Tuğba Melis Türk’ten söz ediyoruz. Türkiye’nin best modeli Tuğba Melis Türk, oyunculuk ve mankenlik kariyerini “Havadis” Gazetesi’ne verdiği özel röportajda sizlerle paylaştı. Sorularımıza açık yüreklilikle cevap veren Melis bakalım sizlere neler anlattı? İşte Melis’le yaptığımız keyifli söyleşi:

 

HAVADİS: Best model seçildikten sonra yaptığın açıklamalarla bir anda gündemi değiştirdin. Peki, Tuba Melis Türk kim?

M.T.: Bulgaristan göçmeniyim, babamın tarafı da Azeri kökenli. Şu an İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dram ve Oyunculuk Bölümü’nde 3. sınıf öğrencisiyim. 6 yıldır bu sektörün içindeyim. Dizilerim ve bir tane sinema filmim oldu. Son 3 yıldır da modellik yapıyorum.

HAVADİS: Genelde mankenlikten oyunculuğa geçilir. Sen nasıl oldu da oyunculuktan mankenliğe geçme kararı aldın?

M.T. Oyunculuğa ayrı bir emek veriyorum ve öğreneceğim daha çok şey var. Arkadaşlarım ve ailem, “Neden mankenlik de yapmıyorsun?” diye beni kışkırttılar. Birden mankenliğin ve fotomodelliğin içinde buldum kendimi ve çok sevdim. Oyunculukla mankenlik bir arada gitmeye başladı. Gayet güzel bir şeklide ikisinde de devam ediyorum.

HAVADİS: Türkiye’de ne iş yaparsan yap, bir kere “manken” olarak tanındın mı, diğer işlerinin bertaraf edilip, manken olarak anılmak seni nasıl etkiler?

M.T.: Bunu hep söylüyorlar ama insanın ne yaptığı, neyle mutlu olduğu önemli. Okula beni alırken de hocalarım benimle ilgili bir ön yargı yaratmıştı. Çünkü mankenlik daha göz önünde olan bir meslek. Ama çabalarımı ve ne kadar mesleğimle ilgilendiğimi gördükten sonra, bana güvendiler. Bu yüzden 20 yıl da geçse; insanlar benim oyunculuk kısmındaki çabamı ve eğitimimi, uğraşlarımı, bir şeyleri üst üste koyduğumu, taşları zamanında ve yerli yerine oturttuğumu gördükleri sürece,  çok da önemli değil.

 

HAVADİS: Oyunculukta ve podyumda seni cezbeden nedir?

M.T. Aslında bir hayatınız var devam eden. Ama mesleğinizle ilgili birçok karakteri canlandırıyorsunuz ve o hayatları bir nevi yaşıyorsunuz. Ve karakterle bütünleşip, kendinizle birleştirmeniz gerekiyor. Bu açıdan çok güzel bir şey. Oyunculuk yaptığınız sürece birçok karakterin renklerini yaşarsınız. Podyuma da çıktığımda kendimi hep tiyatro sahnesinde imişim gibi hissederim. Aslında birbirleriyle çok bağlantılı meslekler.

HAVADİS: Güzel ve akıllı kadın olmak sende ne gibi zorluklar yarattı?

M.T.: Güzel kadın her zaman bir işi başardığında “güzel diye başardı” olarak algılanıyor. Güzel kadın hareketlerine daha fazla dikkat etmeli, kendisini daha donanımlı yapmalıdır. Aslında zor... Son dönemde, o zor kısmı biraz atlattık gibi geliyor. Önceleri; kadının güçlü yönleri daha bir bastırılmıştı. Çalışmaması, eşine güvenmesi, boşanamaması gibi... Daha çok eziliyordu, kendine güveni yoktu. Şimdilerde kadının iş hayatındaki kariyeri, kendi ayaklarının üzerinde durması bu sorunların bir kısmını çözdü. Çağımızda kadın olmak güzel bir şey.

HAVADİS: Sözlü de olsa taciz edildin mi?

M.T.: Tacize hiç uğramadım. İnsanlar sokakta laf atıyorlar “Podyumdan fırlamış”, “Güzele bak” gibi. Duyduğum zaman dışarıya pek fazla kulak vermem. Sokakta yürürken kulağımda müziğim var o yüzden dışarıyı fazla duymuyorum.

HAVADİS: Bir köyde Ayşe mi, yoksa Osmanlı Sarayı’nda Hürrem olmak mı isterdin?

M.T.: İkisi de olurdu. Hürrem karakterinin görüşmesine gitmiştim. Kaçırıldığı ve sonra kendisini bulduğu noktada söylediği sözleri canlandırdım görüşmede. O dönemde çok güçlü bir karakter. Ben, Ayşe de Hürrem de olsam yine güçlü bir karakter olurdum. Ayşe olup, okutulmasaydım ve evlendirilseydim de intihar etmez savaşırdım. Hürrem olup kaçırılsaydım, yine güçlü olurdum. Hayatım boyunca büyük sorunlar yaşamadım. Ama sonuçta vereceğiniz cevap yine aynı.  Kendine güven, cesaret ve hayatta ne istediğini bilmek. Zaten ne istediğini biliyorsan hayatta, yolunu çiziyorsun.

HAVADİS: Çektiğin filmdeki sahnelerini porno olarak yansıttılar. Neler hissettin?

M.T.: O sahneyle ilgili bana böyle bir yakıştırma yapamazlar. Her zaman bunu söyledim. Türkiye’de o kadar çok film çekiliyor ve bu sahnelerden o kadar çok var ki o zaman bir tek ben değil, diğer sanatçılar da ayaklar altına alınmış oluyor. Çünkü gerçek bir oyuncuysanız, rol neyi gerektiriyorsa onu yapmak zorundasınız.

HAVADİS: Bu hakaretleri, çirkinlikleri neye bağlıyorsun?

M.T.: Böyle şeyler oluyor. 6 yıl öncesinde bile bu olacakları düşünüyordum. “Olabilir” diyordum. Çünkü bu hep böyle oldu ve devam etti. Az önce dediğim gibi, insanın ne yaptığı, ne hissettiği ya da dışarıdan nasıl görüldüğü önemli. Ama işi anlayanlar ve bilenler tarafından.

HAVADİS: Kimse senin yanında olmasaydı ne yapardın?

M.T.: O kısmını asla düşünmedim. Yine de kendimi savunurdum, yine aynı şeyi söylerdim: “Hayır, o bir porno değil, sinema filmi” derdim. Çünkü ben yaptığım işin farkındayım. Tabii çoğunluk öyle diyor diye, onu, o hale getirmezler. O sahneleri çekerken kendime çok güvendim. Hatta çok memnun ve mutluydum. Benim için aslında “Cehennem” filminin en önemli kısmı, 3 boyutlu film olmasıydı. O sahnenin sonrasında yanarak ölüyorum. Aslında diri diri morga giriyorum. Bu aslında benim için daha şok.

HAVADİS: Best model seçildikten sonra kapılar daha mı kolay açıldı?

M.T.: Bunun öncesinde devam eden işlerim vardı. Daha çok basın anlamında popüler oldum. Tabii ki çok faydası oldu. Beni bir sene sonra keşfedecek olan kişiler bu yarışmadan sonra benim farkıma varacaklar. Film 2010’da vizyona girdi. O zamanlar da bu sahneler konuşuldu ama bu kadar gündem oluşturmamıştı. İnanılmaz derecede o sahneler internette tıklanmış.

HAVADİS: Yarışmaya katılan kızın annesinin konuşması senin ekmeğine yağ-bal sürdü diyebilir miyiz?

M.T.: Bu olayın olması ile aslında kendimi daha fazla anlatma fırsatı buldum. Neden o işi yaptığımı, o filmin nasıl bir film olduğunu açıklamış oldum. 2 yıl öncesinde de haberler çıktığında, “niye bu sahne konuşuluyor” diyordum. O sahne, sayelerinde şimdi de konuşulmuş oldu. Ben de kendimi açıklamış oldum. Bir anlamda benim işime yaradı.

HAVADİS: Aşkı nasıl anlatırsın?

M.T.: Garip bir duygu, biraz mantığı geri plana atan bir duygu. Aşkı da evliliği de uzun bir süre düşünmüyorum. Kariyerim daha önemli.

HAVADİS: Peki bir gün seni sahnelerde şarkı söylerken ya da kitap yazarken görecek miyiz?

M.T.: Kitap yazmak hayalim. 11 yaşından beri şiir yazıyorum. Belki bir gün hayata geçer. Üniversiteye başladığımda 1-2 tane kitabım vardı, şimdi 350 tane kitabım var. Çok okuyorum. Mitoloji kitaplarını çok seviyorum.

HAVADİS: Nasıl bir hayat mutlu ederdi?

M.T.: Hayatımda her şey adım adım ve kalıcı olsun istedim. Hedefim 30’a kadar bir şeyler yapayım, sonrasında başka bir şeyler çizerim değil. 70 yaşına geldiğimde de kalıcı bir şeyler yapayım. Zaten 40 yaşlarımda düşündüğüm bir hayalim var, o da çocuklar için sanat okulu açmak.

 

HAVADİS: Bir gün seni Hollywood’da görür müyüz?

M.T.: Şu an istediğim başka şeyler var, onlar bir gerçekleşsin, bir gün o da olur. Ünlü bir markanın yüzü olmayı çok istiyorum, iyi bir projede yer almayı hedefliyorum. Hollywood daha sonraki hayalim olabilir.

 

Henüz Yorum Yok.
İlk Yorum Yapan Siz Olmak İstermisiniz.


(Güvenlik İçin Max:750 Karakter)
Kalan Karakter Sayısı