Operadaki gururumuz: Vasfiye Çakırtaş
Vasfiye Çakırtaş kimdir?
1981 yılında Lefkoşa da doğdum İlkokulu Barış ve Özgürlük İlkokulunda, ortaöğrenimimi de GTMK da okudum. Daha sonra da H.Ü. Devlet konservatuarı özel yetenek sınavlarını kazanarak opera ana sanat dalına girdim ve 7 yıl da orada okudum. Annem ev hanımı, babam ise emeklidir. Bir tane kız kardeşim var,o da bir turizm acentesinde çalışıyor. 7 yıldır da AGSL de öğretmenlik yapıyorum.
Müzikle nasıl tanıştın?
Müzikle bütün okul yıllarım boyunca iç içeydim. Okul korolarında şarkı söylüyordum ve etkinliklerde yer alıyordum. Müzik benim için küçük yaşlardan beri vazgeçilmez bir şeydi.
Neden opera?
Aslında konservatuara girene kadar operayla pek bir alakam yoktu. 1997 senesinde yer aldığım BRT İÇİMİZDE adlı programlardan biri, Güvenlik Kuvvetleri komutanlığına atfen yapılmıştı. Orda beni gören o zamanki paşamız Sn. Hasan Peker Günal Paşa, ertesi gün beni ve babamı karargahına davet edip orda sesimi çok beğendiğini, mutlaka KKTC adına gidip bir eğitim almamı tavsiye etmişti. Yapılan birtakım görüşmelerden sonra bakanlar kurulu kararıyla, özel yetenek sınavlarını geçmem kaydıyla gitmeme karar verildi. Girdiğim sınavlardan sonra 7 yıllık opera eğitimime başlamış ve operanın ne olduğunu içine girdikten sonra daha iyi anlamaya başlamıştım. Şimdi mezun olalı 6 yıl oldu. Adaya dönmemdeki en büyü amacım, KKTC’yi yurtiçi ve yurtdışında başarılı bir şekilde temsil etmekti. 2006’dan beri KTBK bandosunun solistliğini yapmaktayım ve her yıl Bellapais Uluslararası müzik festivalinde KKTC’yi temsil etmekteyim.
Onun dışında öğrenci yıllarımdan beri bir sürü konser ve resitaller yaptım. Türkiye’den gelen sanatçı arkadaşlarıma bu konserlerimize devam ediyoruz.
Amaçlarımdan birisi de Opera denilen ve insanların ön yargılı olduğu bu sanat dalını Kıbrıslılara sevdirmek ve tanıtmak. Konserlerimde ona göre repertuar seçiyorum ve konser sonunda aldığımız çok olumlu eleştirilerden sonra bunu başardığımı hissediyorum.
Her konser sonrasında ayakta alkışlanmak, size verilen en büyük hediye ve tarif edilmez bir duygu…
Bu güne kadar nerelerde bulundun, kimlerle çalıştın?
Okuldayken 7 yıl boyunca Ankara operası sanatçılarından mezzo soprano Şebnem Algın’la çalıştım. Hala daha her fırsatta Ankara’ya gidiyoruz ve hocamla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Onun dışında buradaki konserlerimde piyano eşlik hocam Nihan Turnagöl’le çalışmaya devam ediyoruz.
Bizim mesleğimiz performansa dayalı bir meslek olduğu için sürekli çalışmak durumundayız. Ben de kendim ve hocalarımla bu çalışmalarıma devam ediyorum. Onun dışında dünyaca tanınmış Şef prof H.Helge Dorsch'un master classına katılarak çok olumlu eleştirilerini ve katılım belgemi aldım. 2oo8 yılında KKTC’yi TÜRKSOY opera günlerinde temsil ettim. Aynı yıl ünlü operacı ATİLLA MANİZADE’nin DAÜ’de yaptığı master classa katılarak sanatçının çok olumlu eleştirilerini aldım. 2010 yılında Kıbrıs Cumhuriyetini 50. yıldönümü çevresinde iki toplumlu bir çalışmada KKTC’yi temsil etmiş ve kayıtları Prag’ta, Prag senfoni orkestrasıyla gerçekleşen, sözleri Neşe Yaşın’a ait olan 'Hymn for Cyprus' (barış için ilahi) adlı eserde yer almış ve daha sonraki olaylarda büyük yankı getirmiştir. Şu anda da değişik projelerim var ama bunları gerçekleştirirken, devletden maddi desteklere ihtiyacımız oluyor. Opera görsel bir sanat dalı olduğundan, konserlere hazırlanırken bir sürü masrafa ihtiyaç duyulduğundan, bu tarz etkinliklerde, daha doğrusu sanat etkinliklerinde devlet desteğine mutlaka ihtiyacımız oluyor. Devletimizin bu duyarlılığı göstereceğinden eminim. Şu anda Agsl de 7 yıldır çalışıyorum. Onun dışında 6 yıldır KTBK bandosunun solistliğini yapıyorum. Bir yandan da kişisel çalışmalarıma devam ediyorum ve farklı şeyler de yapmaya çalışıyorum. Bunula ilgili çalışmalarım devam ediyor ama dediğim gibi destek şart.
“O Ses Türkiye” yarışmasına katılman nasıl oldu?
O Ses Türkiye yarışmasına katılmam, son derece ani ve aceleye gelen bir olay oldu. Normalde böyle yarışmalara karşı bir ilgim yoktu. Geçen sene öğrencim Türkan Kürşad’ın yetenek sizsinize katılmasıyla bu yarışmaları izlemeye başlamıştım. Bu sene de formatı merak ettiğim için o ses Türkiye’yi izlemeye başladım. Operacıların da katıldıgını görünce, çevremin de etkisiyle önelemelere girdim ve 3 gün sonra görüşmeye çağrıldım. Ayni gün orkestra şefiyle 10 tane seçilen parçayı dörde indirdik ve esas parçayı onlar seçtiler.Bir hafta sonra İstanbul’a gittiğimizde son çekime katıldım. Hem son çekime kalmam, hem de orda ilk sırada çıkmam bana dezavantaj getirdi. Fakat öyle bir ortamda olup öyle bir deneyim yaşadığım için çok memnunum. Sonuçta bu bir yarışma, kazanmak da var kaybetmek de. Ayrıca ben kendi mesleğimde kendimi kanıtlamış bir sanatçıyım. Gelecek sezon da fikrim değişmezse; tekrardan şansımı denemeyi düşünüyorum.
Sayin Vasfiye Cakirtas,en samimi duygularimla sizi kutlarim.Ben de operanin bu toplumda gerekli bir yer edinmesinin taraftariyim.Bence opera ,ruhun gokyuzunde ozgurce dolasmasini ifade eder.Ilk Kibrisliturk bayan operaci Magusa'li olan ablam mezzzosoprano Cemaliye Irfan'dir.Halen Ankara'da yasamaktadir.Oglulari Eralp Kiyici ve Cenap da opera sanatcilaridir.Gozumden kacmis olabilir ama sesinizin soprano,mezzo soprano veya alto oldugunu ogrenemedim.Basarilarinizin devamini dilerim.

Güncel Haberler
- “ Yargıya güvenin” dedim. Başka ne diyebilirdim ki..
- İrsen Bey'in önlenemez yükselişi
- Arazi takipçilerine dikkat!
- Tekrar global ekonomik durgunluk mu?
- LTB, bir an önce uluslararası tanınmışlığın teslim..
- Halk umut bekliyor...
- Meslek liseleri yeniden yapılanmalı
- Büyük kavga
- Limasol’a “küçük İsrail” iddiası
- Küçük açıkladı, Eroğlu sevindi
- Aslan payı başkente
- Eğlencelerine gölge düştü!
- Gençlik ve Spor’un hızlısı Sancar’lar
- Cilalı Taş Devri’nin üç kemalleri
Yorumlanan Haberler
vatandaş
18.05.2012 - 10:23
YDÜ'nün borcu 9 Milyon TL
İsim Soyisim.
17.05.2012 - 09:23
Cemal'ın istifasını istiyorlar!
hasan huseyin
16.05.2012 - 05:42
“Emekçilere reva görülen durumu şiddetle kını..
İsim Soyisim.
16.05.2012 - 02:18
Maaş yoksa cop var
aydın gercek
13.05.2012 - 14:37
Spora yasak!




















