10 Aralık 2016

Güney Kıbrıs ve Avrupa Birliği nereye koşuyor

Haber İçi Üst

Bugünkü yazımda, bütün dünyada etki yaratan, Güney Kıbrıs’taki krizle ilgili detaylı bir analiz yapmak istiyorum. Bankacılık sektöründeki yapı ile bağlantılı olarak, bazı veriler vererek, mevcut durumu ortaya koyup, yaşanabilecek gelişmelerle ilgili bazı öngörülerde bulunacağım.

AB’nin, Güney Kıbrıs’a önerdiği kurtarma paketinin bam teli, mevduatların belli bir kısmına devletin el koyması operasyonudur. Bu pakette, 100 bin Euro’nun altındaki banka mevduatlarından %6.75, 100 bin Euro’nun üzerindeki mevduatlardan da %9.9 oranında vergi alınması söz konusudur. AB, bu kararı ile krizin esas sorumlusunun bankalar olduğunu ve bu yüzden yükün çoğunu, bankacılık sektörünün üstlenmesi gerektiği mesajını vermeye çalışıyor. Bankacılar ve ekonomistler, bu verginin aşırı bir hamle olduğunu, Euro Bölgesi’nde paniğe yol açıp, sermaye çıkışına yol açabileceğini vurguluyorlar. Dünya piyasaları da hemen tepki verdi. Güven zedelenmesi yaşandı. Altın fiyatları yükseldi. Euro değer kaybetti. Petrol fiyatları düştü. Yen ve dolarda yükselme oldu. Görüldüğü üzere küçük bir ülke olan Güney Kıbrıs’taki bu kriz, bütün dünyayı etkileyip, sarsabiliyor ve global krize neden olabiliyor.

Güney Kıbrıs bankalarının, Yunan tahvillerine bağladığı 23 milyar Euro tutarındaki kaynağın dönüşü Yunanistan krizinden dolayı gerçekleşmedi. Paranın dönüş beklentisi azalınca başta Laiki Bank ve Popular Bank zora girdi ve durumlarını düzeltmek için sıcak kaynağa ihtiyaç duyduklarını açıklamışlardı. Hükümet bunun üzerine AB’ne başvurmuştu ama erken zamanda bu kaynağı alamadığı için gözünü Rusya’ya çevirmişti.

Rusya’dan 2011 yılında 2.5 milyar Euro kredi alınmıştı. Bankaların sıkıntısından dolayı, 2.5 milyar Euro daha talep edildi fakat Rusya talebi reddetti. Bunun üzerine, elde kredi kaynağı olarak sadece AB kaynakları kalmıştı.

AB’nin, Güney Kıbrıs’a vermeyi düşündüğü 10 milyar Euro krediyi bankalardaki hesaplardan 5.8 milyar Euro kesinti yapılması şartına bağlaması Rum Parlamentosu’ndan geçmedi. Meclis’in ve ülkenin çoğunluğu bu yasanın kabul edilmesiyle, ülkeden sermayenin kaçacağına ve bir daha kimsenin parasını Güney bankalarına yatırmayacağına inanıyor. Ayrıca AB ile varılan anlaşma metninde, faiz gelirlerine de %20 vergi konması ve kurumlar vergisi oranının %10’dan %12.5’e yükseltilmesi de bulunuyor. AB yetkilileri, mevduatlardaki vergilendirmenin bir defalık olduğunu söyleseler bile, İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi borçlu ülkelerdeki mevduat sahipleri de kendilerine de benzer vergi kesintisi uygulanabilir diye düşünebilirler. Bu durum, bu ülkelerden mevduat çıkışına ve krizin domino etkisi yaratmasına yol açabilir.

Öte yandan, kilise de, Troyka baskısı karşısında tepkisini dile getirirken, Euro bölgesinden çıkılmasını tavsiye etti. Mevduat kesintilerinden etkilenecek olanlara da, 5-10 yıl vadeli devlet tahvili verilmesini ve doğalgazdan gelir elde edilmeye başlanmasıyla, tahvillerin paraya çevrilmesini önerdi.

Filelefteros Gazetesi’ne göre, Güney Kıbrıs’taki bankalarda 67 milyar Euro mevduat bulunuyor. Bunun 30 milyar Euro’su 100 bin Euro’luk mevduatların altında, 37 milyarı ise 100 bin Euro’luk mevduatların üstünde bulunuyor. Güney Kıbrıs Merkez Bankası verilerine göre de; Mevduatların yaklaşık %74’ü, 4 büyük bankada toplanmış durumda. Kalan mevduatlar diğer bankalarda bulunuyor. 100 bin Euro’ya kadar mevduatlara devlet garantisi uygulanıyor. Mevduatların %29’u Rus yatırımcılara, %63’ü Rumlara, % 8’de 3. ülke vatandaşlarına ait bulunuyor. Güney Kıbrıs’ta Rum sermayeli 6, AB sermayeli veya iştirakli 8 ve AB dışı ülke sermayeli 6 olmak üzere toplam 20 adet banka faaliyet gösteriyor. Bankaların kullandırdığı kredi 72 milyar Euro civarında. Mevduatlardan fazla kredi kullandırılmış durumda. Kamu borcu 15 milyar Euro civarında. Özel sektör borcu ile birlikte toplam borç 85 milyar Euro düzeylerinde bulunuyor. GSMH’si 20 milyar Euro civarlarında olan bir ekonomi için toplam borç çok yüksek oranlarda seyrediyor.

Güney’deki yüz bin Euro üstündeki mevduatların büyük çoğunluğu Rusların. AB’nin, Rus kaynaklarını bölge dışında tutmak istediği biliniyor. Rus kara parasının Güney Kıbrıs’ta yoğun olarak bulunduğu ve bu paranın vergilendirilmesi ile hem kaynak yaratılacağı hem de bu kara paranın kaçacağı düşünülüyor.

Güney Kıbrıs bankaları 1 haftadır kapalı durumda. Bankaların daha fazla kapalı kalması ekonomiyi daha da kötü duruma sokabilir. Piyasada nakitler dışındaki satışlar düşmüş durumdadır. Bu durum, Euro Bölgesi’ndeki güvene de zarar verebilir. Sorunlu bankalardaki mevduatlarda kesinti yapıldıktan sonra bahse konu bankaların daha da kötüye gitmeyeceğini kimse garanti edemiyor.

Rum Yönetimi daha büyük felaketle karşılaşmamak istiyorsa hızlı hareket etmek mecburiyetinde. Brüksel’e alternatif bir plan sunmak zorunda ve zaman gittikçe daralıyor. AB Merkez Bankası, Güney’e pazartesine kadar süre verdi. Kurtarma şartlarında anlaşma sağlanmazsa, yardım fonunun kesileceğini bildirdi. AB, Rumların sunmuş oldukları önerilerden biri olan, 100 bin Euro’luk mevduatlardan kesinti yapılmaması, üstündeki mevduatlardan kesinti yapılması teklifini de reddetti.

AB kaynaklarından son gelen bilgilere göre; Güney Kıbrıs’ın, AB’ne 100 bin Euro’nun altındaki mevduatlar için %3, 100 bin Euro’nun üstündeki mevduatlar için %10 ve 500 bin Euro’nun üzerindeki mevduatlar için de %15 vergi kesintisi içeren yeni bir öneri yaptığı söyleniyor. Bu önerinin, Troyka tarafından henüz kabul edilmediği, detaylı bir şekilde incelenip, değerlendirildikten sonra cevap verileceği bildiriliyor. Bu önerilerin, iddiaların ne derece doğru, ne derece eksik olduğu yakında netleşir.

Tarafları tatmin edecek orta yol bulunmaması ve AB’nin nakit akışını kesmesi durumunda ise, Rum kesiminin Bankacılık ve Finans Sektörü tamamen çökebilir. Ülke iflas eder ve Euro’dan çıkışına kadar süreç devam edebilir. Her şeye rağmen AB’nin buna izin vereceğine inanmıyorum. AB ve Euro’nun imajına ve geleceğine büyük darbe olur. Alternatif bir formül üzerinde konsensüse varılacağına inanıyorum.

AB ile bir uzlaşmaya varılıp, bu kaynaklar alınırsa Bankacılık sektörü yapılandırılabilecektir. Ancak sadece bu alınacak kaynak ekonomideki sıkıntıları, cari açık, kamu borç stoğu, bütçe açığı sorunlarını çözmeye yetmeyecektir. Bunun üzerine özelleştirmeler, maaş ve emeklilik hakkı kesintileri, vergi artışları peşi sıra gelecektir.

Bu yazının yazıldığı sıralarda (22.03.2013) konu ile ilgili henüz netleşen bir tablo ortaya çıkmamıştı. Reuters ajansının son geçtiği habere göre de, Güney Kıbrıs’ın, AB kurtarma paketi ile koşulları ve içeriği henüz netleşmeyen bir Rus anlaşma planı arasında seçim yapmaya çalıştığı iddia ediliyor. Önümüzdeki günlerde nasıl bir çözüm bulunacak hep birlikte göreceğiz. Ancak her türlü çözüm senaryosunda, kemer sıkma olacağı için, büyümenin düşeceği, işsizliğin artacağı ve uzun süreli bir durgunluk yaşanacağını öngörmekteyim.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil