10 Aralık 2016

Gülüş ve ses tonu önemli

Haber İçi Üst

 

Cosmopolitan Şubat – Elif Öksüz – Önce Arka Sıradakiler dizisinde "Kerem" rolüyle dikkatimizi çekti. Daha sonra onu Ayakta Kal filminde izledik. Kalbim Seni Seçti dizisindeki rolünden sonra ise gitgide popüler olmaya başlayan Gürbey İleri, Muhteşem Yüzyıl'daki "Şehzade Mehmet" rolüyle kariyerinin zirvesinde. Her röportaj öncesinde olduğu gibi, buluşmadan bir gün önce hakkında araştırma yaparken ortak bir arkadaşımızdan onun cana yakın ve alçak gönüllü olduğunu öğrendim. Rixos Elysium Suites Taksim'de çekim için buluştuğumuzda arkadaşıma hak verdim. İleri, güler yüzü ve cana yakın tavırlarıyla hemen tüm ekibe kendini sevdirdi. Poz vermesi için kendi atletini giydirdiğimizde
ise kol kaslarını daha da belirginleştirmek için şınav çekti. İşte bu sırada "Keşke Cosmo kadınları burada olsalardı da, bu manzarayı görselerdi" diye düşündük. Belki çekim gününün eğlencesini size yaşatamayız ama yaptığımız röportajla yakışıklı oyuncuyu daha yakından tanımanızı sağlayabiliriz.

Bu kadar popüler bir dizide rol almak nasıl bir his?Muhteşem Yüzyıl, yayınlanmaya başladığı ilk günden itibaren beni heyecanlandıran bir projeydi. İçimde hep o dizide rol almak arzusu vardı. Sanki içime doğmuş gibi bekliyordum. Menajerim Tümay Özokur'dan "Şehzade Mehmet" karakterine oyuncu arandığını duyduğumda ''İşte o benim'' dedim. Size tuhaf gelecek ama geçen sene annem diziyi izlediğinde "Keşke Mehmet'in büyüklüğünü oynasan, küçüklüğün ona benziyor" demişti. Ailecek bu rolü çağırdık resmen. Bu kadroda yer almak benim için çok anlamlı ve heyecan verici.


"Şehzade Mehmet" olduğunuzdan beri hayatınızda neler değişti?

Mesleğimin tüm gerekliliklerini yerine getirmeye çalışıyorum.Her rol ile kendimi özdeşleştirmeye ve hayatımda bir şeyleri değiştirmeye kalkarsam bir süre sonra Gürbey'i kaybederim. Hayatımda duygu ve düşünce olarak değişim yaratmadı. Sadece daha çok tanınır oldum. "Şehzade Mehmet"i seviyorlar, dolayısıyla beni de seviyorlar. Bu da çok güzel bir duygu. Kim sevilmek istemez ki?

Hiperaktif olduğunuzu duyduk. Bu, hayatınızı nasıl etkiliyor?Oyunculuk, hiperaktif yönümü olumlu yönde etkiliyor. Daha çok düşünüyorum, en iyisini yapmaya uğraşıyorum. Boşlukta hissetmiyorum kendimi ve sevdiğim işle meşgul oluyorum. Enerjimi başarıya dönüştürüyorum. Bu da motivasyonumu artırıyor.

Dizi çekimi gibi disiplinli bir ortamda bulunmak sizi zorlamıyor mu?
Hiperaktif insanlar genellikle çok çabuk sıkılırlar. İlgilerinin geçici olmaması için meşgul oldukları alanı çok sevmeleri gerekiyor. Ben bir şeye tutku ile bağlıysam, olumlu yanları da olumsuz yanları da benim için katlanılabilir durumlardır. Sette olmayı, kostümleri, oynadığım rolü, ekip arkadaşlarımı gerçekten seviyorum. Sette huzur buluyorum. Beni zorlayan değil, hep içinde olmaktan mutlu olduğum bir ortamı yaşıyorum. Hiperaktif olmakla, disiplinli olmak farklı şeyler… Çok hareketli, yerinde durmayan bir tip olmanız disiplinli olmayacağınız anlamına gelmez.

Alışverişle aranız nasıl?Alışverişi çok severim, modayı takip etmeye çalışırım. Biraz zor karar verdiğimi söyleyebilirim.

En çok neye para harcıyorsunuz?
İyi giyinmeyi seviyorum. Kendime yakıştığını düşündüğüm kıyafete para harcarım ve bir de tabii ki benzin son dönemde en çok harcama yaptığım kalemlerden. Bu arada sevdiklerim için de para harcamayı, hediye almayı çok severim.

En büyük hayaliniz basketbolcu olmakmış ama 10 sene oynayıp sakatlandıktan sonra basketbolu bırakmışsınız. Sizce bırakmasaydınız hayatınız şimdikinden çok mu farklı olurdu?Açıkçası çok farklı bir hayatım olacağını sanmıyorum. Basketbol oynarken de senelerce gece-gündüz çalıştım. Günde çift idmanımız olurdu. Sınavım olduğunda kulüpten izin alırdım çünkü idmanlar ağırdı, her hafta maç yapardık. En büyük idealim NBA'de oynamaktı. Ülkemizi iyi bir basketbolcu olarak temsil etmek isterdim doğrusu. Ama dediğim gibi sakatlıklar sürekli olunca bırakmak zorunda kaldım. Bıraktığım için de çok üzgün değilim. Zira diğer düşüm de oyunculuktu. İkisini de yapabilmiş olmak güzel.

Beykent Üniversitesi'nde oyunculuk eğitimi alana kadar çok bölüm değiştirmişsiniz. Sık karar değiştirir misiniz?
Sık sık bölüm değiştirmedim aslında. Hazırlık sınıfındayken oynuculuk bölümündeki arkadaşlarımla tiyatroya gidip Kenter Tiyatrosu'nda eğitim almaya başladım. Bu arada da eğitimimi dondurdum. Ertesi sene de kaydımı aldırıp konservatuar sınavlarına girdim ve tek dersim kaldı. Kararsızlıklarım olmakla birlikte aşırı tutkuluyum aslında. Bazen her insan gibi ben de çelişkiler yaşayabiliyorum.

Saç ve cilt bakımı yaptıran bir erkeksiniz. Hayatınızdaki kadından da aynı özeni bekler misiniz?Kim özensiz biriyle beraber olmak ister ki? Artık kadın ya da erkek fark etmiyor; herkes elinden geldiğince bakımlı olmaya özen gösteriyor. Kız arkadaşımın güzel kokmasını, temiz olmasını, kendisine özen göstermesini isterim çünkü bu, onun her şeyden önce kendisine duyduğu saygıyı ifade eder.


Karşınızdaki kadın sizi etkilemek için neler yapmalı?

En önemlisi doğal olmalı. Ben samimi ve içten bir insanım. Kişiye göre davranmanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Elbette hayatın içinde zaman zaman politik, zaman zaman stratejik hareket etmemiz gerekir ama bu durumu duygusal ilişkilerimize taşırsak ortaya sadece sahte bir ilişki çıkar. İlişkide kişiler ne kadar net olursa o ilişki o kadar yaşanası ve keyifli olur. Gözler çok şey ifade eder. Gözlerinde okuyabilmeliyim duygularını. Bunların haricinde gülüşü ve ses tonu benim için belirleyici özelliklerdi

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil