06 Aralık 2016

Gülle: Geçmişten aldığımız dersle sorunları çözeceğiz

Gülle: Geçmişten aldığımız dersle sorunları çözeceğiz
Haber İçi Üst

Baykan GÜRSES ÖZDAĞ

CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Dr. Ahmet Gülle ile ülke sorunlarını, üsteleneceği görevi ve atılması gereken adımları konuştuk. CTP-BG’nin tüm sorunların üstesinden gelecek güce sahip olduğunu belirten Gülle, oluşacak yeni hükümet ile ülke sorunlarının çözümüne ağırlık verileceğinin mesajını verdi. Ahmet Gülle, Halkın, CTP-BG’ye ülke sorunlarının çözülmesi için liderlik görevini verirken, aritmetik olarak da geniş tabanlı bir hükümet isteğini ortaya koyduğunu söyledi. CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Ahmet Gülle, ülkede ciddi sıkıntılar bulunduğunu ve bunların çözüm beklediğine dikkat çekerek, tüm bunları çözecek, sorunları ortadan kaldıracak bir güce sahip olduklarına vurgu yapıyor.  “CTP, ülkenin en köklü partisi… Onun ötesinde, CTP ülkedeki değişimin ve dönüşümün, emeğe değer vermenin, barışın partisi… Bu konuda büyük bedeller ödemiş, vatan hainliği suçlaması ile karşı karşıya kalmış bir parti… CTP’nin mücadeleci bir yapısı var, toplumdaki değerlere, ilkelere önem veriyor. Olaylara kişisel bir bakış açıcı ile bakmıyor. CTP, dönüşümün ve değişimin partisidir. Toplumda ciddi bir değer kaybı yaşanıyor. Özellikle siyasette bu dibe vurdu. Milletvekili transferi, havada uçan rüşvet paraları, kişisel hırsların ön plana çıkarıldığı, toplumun menfaatlerinin göz ardı edildiği bir dönem hiç yaşanmadı. Toplumda ciddi sıkıntılar ve sorunlar yaşanırken, bunu göz ardı eden bunu değerlendirmeyen bir siyaset anlayışını gördük. UBP ve DP’nin özelliği belli menfaatleri, devlet olanaklarını kullanmak üzerine kurulmuş bir anlayışı temsil ediyor.
“Halk, CTP’ye liderlik görevi verirken, aynı zamanda aritmetik olarak geniş tabanlı bir hükümet istediğini de ortaya koydu”
CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Ahmet Gülle, seçim sonucunda toplumun, CTP’ye ülke sorunlarının aşılmasında liderlik görevi verirken, aynı zamanda geniş tabanlı bir hükümet istediğini ortaya koyduğunu da söyledi. Gülle, bu konuda şu şekilde konuştu:  “CTP, geçmişte Kıbrıs sorununun tüm sorunların çözümünün temelinde olduğunu, çözülmesi gerektiğini savunuyordu. Kıbrıs Türk Halkı, 2004’te Annan Planı’na evet dedi. Ancak sorun çözülemedi. Bu sorun bize, kendi sorunlarımızı çözme gereksinimini getirdi. CTP’nin geçmişte yaşadığı hükümet deneyiminde büyük oranda Kıbrıs sorunu önceliğini almasından iç sorunların çözümüne yönelik yeterince hazırlanmadığı için, belki de toplum da buna hazır olmadığı için yapılamadı, sorunlar yaşandı, CTP dedi ki yapılması gerekenler var, bunları yapmak için de halktan yetki almadım ve erken seçime gitti. Aynı dönemde Derviş Eroğlu, UBP’nin başkanıydı, dedi ki ‘biz hiçbir şeyi değişmeyeceğiz, her şey devam edecek’ ve toplumdan onay aldı. Toplum, sürdürülebilir olmayan yapının, bu değişimin henüz farkında değildi. Bu seçim ise sürdürülebilir olmayan yapının ispatıdır. Yani toplum bunu bu kez anladı, gördü, bir vizyon olmadan, toplumsal değerlerimizi korumadan vizyonsuz yapılan adımların ne hale geldiğini de gösterdi. Toplumun değişimi istediği, reformları istediği açıktır, ama bu tüm toplumun buna hazır olduğu anlamına gelmez. Seçim sonucunda,  CTP’nin çok büyük reformlar içeren yasal düzenlemelere vurgu yapması kabul gördü. Seçim sonucu, CTP’ye liderlik etmesi gerektiği mesajını verirken, sağ partilerin de mevcut yapısını koruması ile bu işin aritmetik olarak daha geniş tabanlı bir hükümet ile yapılabileceğini gösterdi. Biz parti olarak tek başına iktidar olmayı istiyorduk, ama bu başka sıkıntıları da getirecekti mutlaka…”

“CTP, tüm değerleri koruyarak reform yapma sorumluluğunu üstlendi…”
CTP-BG’nin toplumun tüm değerlerini koruyarak değişimi hayata geçireceğini söyleyen Ahmet Gülle, bu konuda sözlerini şöyle sürdürüyor; “Biz toplumun CTP’ye daha güçlü bir destek vereceğini düşünüyorduk. Çünkü her alanda ciddi bir tıkanma ve erozyon var. Halkın iradesine her zaman çok güvenirim. İnsanlar çok doğaldır, değişime temkinli yaklaşırlar. 2009 seçiminde ‘hiçbir şeyi değiştirmeyeceğim’ diyene destek vermiştir. Biz bu dönemde programımızı ortaya koyarken, kimliğimiz, kültürümüz ve değerlerimizi koruyarak, bu reform ve dönüşümleri yapma sorumluluğuna talip olduk. CTP, halkın endişelerini göz önünde bulundurarak bir değişim sağlayacak. Mevcut yapının sürdürülemez olduğu biliniyor.”
“Özelleştirmeye karşıyız, ama üretkenliği de sağlayacağız”
Ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Ahmet Gülle, toplumun bu konuda taşıdığı endişenin “Özelleştirmenin karşısında olacağız, ama üretkenliği de sağlayacağız. Bunu temel almamız gerekiyor.”
“Geçmişten ders çıkardık, şimdi çok daha net bir tavır içindeyiz”
CTP’nin geçmişteki hükümet deneyiminden bir ders çıkarılıp çıkarılmadığı sorgulamasına da yanıt veren Gülle,  “O dönem örneğin özelleştirme gündeme geldiğinde, nasıl bir yol izleyeceğini, bir sentez oluşmadığı için aşamadı ve sıkıntılar yaşandı. Şimdi tezlerimizi ortaya koyduk, akıl defteri ile sonlanacak bir anlayışın üzerinde çok çalışıldı. Bu dönemde çok net davrandık. O süreçten dersler çıkarıldı, artık herkes her konuda bir soru sorulduğunda burada nasıl bir yol izleneceğini biliyor” diye konuştu. Reformların hayata geçme aşamasında toplum bazı sıkıntıları yaşayabileceğine de vurgu yapan CTP-BG milletvekili Ahmet Gülle, “olayın iki yanı var. Seçim sonucu, CTP’nin sorumluluk alması gerektiğini ortaya koydu, bir kesim ise hala direniyor, daha geniş tabanlı bir hükümete zorluyor” ifadelerini kullandı.
“Türkiye ile ilişkiler saygı temelinde olmalı”…
“Kimlik ve değerlerimizi koruma adına yaşadığımız coğrafyanın öznesi olma adına, Türkiye ile ilişkilerimizin karşılıklı saygı temelinde olması gerekiyor. Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da çeşitli sebeplerden dolayı, göz önünde oldu. Kıbrıs Türkü, hem İslam hem de Batı kültürü ile bir sentez oluşturdu. Bu sentezi korumak gerekiyor, bu inanç ve değerlerimizin değişmemesi gerekiyor. Bunu herkese anlatmak gerekiyor. Bu sentezin Türkiye tarafından da anlaşılması gerekiyor.”
“Siyasetin temizlenmesi için özellikle yapılan yanlışları ortaya çıkaran ve cezalandıran anlayışı hayata geçirmemiz gerekiyor”
Ahmet Gülle, Meclis’in daha etkin çalışmasının ana öncelik olması gerektiğine dikkat çekerken, siyasete olan güvenin en temel noktasını ise yanlışların ortaya çıkarılarak, sorgulanması ve cezalandırması olması gerektiğine vurgu yapıyor. “Birincisi, siyasete güvenin sağlanması gerekiyor. Meclis’in üretken şekilde çalışması gerekiyor, daha çok yasama yapılması gerekiyor. Avrupa’da artık meclis çalışmalarında salt çoğunluk aranmıyor, önemli konularda gerekiyor ama rutin konularda daha az sayı ile karar üretilmeli. Siyasetin temizlenmesi için özellikle yapılan yanlışları ortaya çıkaran ve cezalandıran anlayışı hayata geçirmemiz gerekiyor. Sayıştaylık, denetimler yapıyor, birçok dosya var, ancak bunları ele alan değerlendiren bir komite bulunmuyor. Avrupa bunu çoktan aştı, bu modeller uygulanabilir. İnsanlar bilmeli ki yapanın yanına kalmayacak. Artık sorunların etrafından dönülen bir sistem değil, sorunların çözülmesi yönünde adım atılacak. Her alandaki somut düşüncelerimizi, hayata geçirmemiz gerekiyor. Bu dönemin en belirgin özelliği bu olacak. Sorunların çözümünde tüm kesimlerin maksimum kazanç sağlayacağı sentezler yapılabilir.”
“CTP, bireyselliği en aza indirgeyen partidir”
Parti içinde yaşandığı söylenen tartışmalara ilişkin de değerlendirmelerini paylaşan Ahmet Gülle “Her partinin kendi iç dinamiğinin olması gerekiyor. Elbette kişiler, başkan ve milletvekili olmak için yarışıyor, bu doğaldır. CTP, bireyselliği en aza indirgeyen partidir. Seçim sistemi de tercih hakkı tanıyor. Bu konuda ortaya atılan iddiaların abartıldığını düşünüyorum. CTP’nin tüm adayları kazandı, bazı arkadaşlar meclise giremedi, bu elbette insanları üzer. Partimiz bu konuda bir komisyon kurdu, bu değerlendirmeler yapılıyor. Kişisel değerlendirmem şu yöndedir, meclise giremeyen arkadaşlarımızın hepsi de değerlidir, önemli hizmetler verdiler. Ama toplum değişiyor, gelişiyor. Peki, bu değişim ve gelişim nasıl olacak? Sonuçta gün gelecek bir futbol takımında oynuyorsunuz, çok iyi bir oyuncusunuz, belki bir dönem yedek oturacaksınız, başka bir arkadaşa da şans verilecek. Bunu seçen insanlar da aynı halk, aynı toplum, demek ki olayın doğasıdır bu… Birileri seçildi diye, hep onlar seçilecek demek değildir. Böyle bir durumda da hiçbir şey değişmez. Bir önceki dönem sizi ön planda tutan olgu ile bugünkü durum nedir, bunu sorgulamak gerekiyor, belki kendimizi yenileyemeyişimizdir, belki de bu değişimin doğasıdır. Komisyon mutlaka bir sonuca varacaktır, bunu başka şekilde izah etmek kolay değildir. Madem ki, bir değişim ve gelişme de oluyor bazı şeyleri hepimiz yaşayacağız, belki de ben de yarın aday olacağım ve seçilmeyeceğim, bunu büyütmemek gerekiyor.”

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam