08 Aralık 2016

“Güçlü hükümet” beklentisi var

“Güçlü hükümet” beklentisi var
Haber İçi Üst

İş adamları, Ulusal Birlik Partisi Hükümeti döneminde iş dünyasının göz ardı edildiğini söyledi, erken seçimin ardından kurulacak yeni hükümetin, eski hataları tekrarlamasını istedi. Kamunun fazlasıyla şişirildiğini ve ekonominin büyümesinin engellendiğini savunan iş adamları, daha geniş ve istikrarlı bir vizyon istedi. “Değişim şart” diyen iş adamları, güçlü siyasi ve ekonomik bir yapının kurulması gerektiğine vurgu yaptı. Kıbrıs Türk İş Adamları Derneği ile Havadis Gazetesi yazarları bir araya geldi. İş adamları, geçen hükümet dönemi ve yeni süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Şadi: UBP’deki yarış ekonomik aklı bitirdi
İŞAD Başkanı Metin Şadi, bir erken seçim öngörüsü olduğunu ancak, temmuz ayını beklemediğini söyledi ve “UBP içerisindeki başkanlık yarışı, ekonomik aklı bitirdi” dedi. Şadi, ortada bir anlaşma olduğunu ve Kıbrıs Türk tarafının bunu uygulamadığını belirten Şadi, gereksiz istihdamlarla, ekonominin büyümesinin önüne geçildiğini kaydetti. UBP Hükümeti’nin, özel sektörü güçlendirmek yerine, kamuyu şişirmeyi tercih ettiğini ifade eden Şadi, “Herkes ekonomiyle ilgili büyük laflar etse de, biz özel sektörün önünü açan bir uygulama göremedik. Yeni gelecek hükümetten beklentim bir istikrar çıkması. Seçmen de bu olguya dikkat etmeli. Bir parti tek başına hükümet olmayabilir. Ancak ülkeden yana gailesi olan bir vekil grubunun parlamentoda olması gerekiyor. CTP ve UBP koalisyonu olabilir mi? CTP, UBP ile yollarının kesişmeyeceğini ifade ediyor. Ben bu konularda daha geniş ve daha iyi bir vizyonla düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

“Değişim arzusu ile ekonomi şekillendirilmeli”
Şadi, ekonomik programa eleştirileri olsa da, programsız davranmaktan daha iyi olmadığını da vurguladı ve “Hele imza attıktan sonra imzaya sahip çıkmamak, devlet ciddiyeti ile de bağdaşmıyor. Bir değişim arzusu ile ekonomiyi şekillendirmek gerekiyor” diye konuştu. Bir iş adamı olarak en büyük arzusunun daha mutlu bir ülke görmek olduğunun altını çizen Şadi, “Parti ismi vermiyorum. Ancak sandıktan tek başına bir iktidar çıkmayacaksa, istikrar adına, sandıktan çıkan en yüksek oya sahip iki parti koalisyonu kurabilmeli” dedi.

Kürşat: Değişim şart
İŞAD Asbaşkanı Dengiz Kürşat da, “Bizim içe dönük yaklaşımlarımız, kendi evimizin içini temizleme, öngörülebilir bir ekonomik yapıya sahip olma, özel sektörün öne çıkması, bunlar güzel şeyler” dedi. Kürşat, 1974 sonrası belli bir düzen kurulmaya çalışıldığını belirterek, kiminin bu yönteme statüko dediğini söyledi. Olası bir çözümü varsayarak konuşan Kürşat, şunları kaydetti:
“Bu seçimin en büyük özelliği, “seçimi sonrası ne yapacağız”ı düşünmek olmalı.
Bu değişimi de görebiliyorum. Halkın gözünde 40 yıldır başarısız olan bir grup milletvekili adayı var. Teşekkürler, ama değişen konjonktürü de görmeleri gerekiyor. Bu süreçte bizlerin de adapte olması gerekiyor. Jenerasyon da değişti. Savaş sonrası, ganimetle beslenen insanlardan ziyade, dünyayla bütünleşmeyi arzu eden bir insan yapısı var.
Bunları düşündüğümüz zaman, bir değişim şart. Halktaki ümitsizlik yanında, umursuzluğun da ortadan kalkması gerekiyor. Bu değişimi de hissediyorum. Partilerimiz de buna dikkat göstermeli. Bu değişime ayak uydurmak gerekiyor ve partiler de bu cesareti göstermeli.
Dünyayla bütünleşmek gerekiyor. Bunu yapabilecek kadroları kurabilen siyasi yapılara ihtiyaçlar vardır. Karma oyla birlikte, bu isimlerin öne çıkacağını görebilmek gerekiyor. Partilerimiz de bu beceri ve erdemi gösterebilmeli.”

Müftüzade: Casinocular dışında ciddi yatırımcı yok
İŞAD Yönetim Kurulu Üyesi Tamer Müftüzade ise “Bu vatan, hepimizin vatanı. Gönül arzu eder ki, kim bu ülkenin başbakanı olacaksa, dünyaya uygun bir lider olabilmesi yönünde” diyerek, merhum KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş’ın, BM Genel Sekreterleri’nden dahi itibar gördüğünü söyledi.
“Kapalı bir düşünce altındayız ve dünyanın merkezini burası görüyoruz. Belki kendimizi, beş yıl sonra nerede görmek istiyoruz? Bu planlamaları yapabilmemiz gerekiyor. Son beş yıldır ne ciddi bir kanun değişimi oldu, ne de ciddi bir değişim. AB’ye uyumlu kaç yasamız var? Kaç yasa, yabancı yatırımcının önünü açabiliyor? Sadece casino işletmecileri. Bunun dışında ciddi bir yatırımcı yok” şeklinde konuştu. Müftüzade, şu anda, olmayan bir doğal gazın üzerinden proje yapmaya çalışıldığını da ifade etti ve 2023’te ancak bu gazın ekonomik bir değer olabileceğini kaydetti.
Kıbrıslı Türk siyasetçilerin, ciddi roller oynaması gerektiğini de ifade eden Müftüzade, şöyle konuştu: “Piyon olmayı kabul etmememiz gerekiyor. Bürokrasi, ne vatandaşa hizmet veriyor, ne yabancı yatırımcıya. YAGA tam bir rezalet. Güçlü siyasi figürlere ihtiyaç duyuyoruz.”

Mamülcüoğlu: İç işleyiş düzeltilmeli
İŞAD Başkanı Enver Mamülcüoğlu, sözlerine, “Biz her şeyden önce evimizin önünü temizleyebilmeliyiz. Ekonominin idare edildiği bir anayasa yok. İstikrara dönük bir aday grubu görmedim henüz” diyerek başladı. 
Mamülcüoğlu, iç işleyişi düzeltmekle birlikte, daha güçlü olunabileceğine vurgu yaptı ve istikrarın sağlamasıyla öne çıkılabileceğini dile getirdi.
Mamülcüoğlu, “Ben iç işleyişimizin çağdaş bir dünya ülkesinde olması gerektiği gibi olması gerektiğini düşüyorum. “Bu kapalı ekonomik yapı içerisinde, düzeltmemiz gereken çok şey vardır” dedi.

Çevik: İstihdamın önünü açacak projeler şart
İŞAD YK Üyesi Ali İhsan Çevik, “Kim kazanır, kim kazanmaz, seçim sonrasında göreceğiz” dedi ve imzalanan ekonomik programın, sadece yüzde 20 civarının uygulandığını ifade etti. Çevik, UBP kurultay sürecinin de bunu baltaladığını kaydetti ve iş hayatını rahatlatacak, istihdamın önünü açacak projelerin artık yaşam bulması gerektiğini söyledi. İktidarların, basit düşüncelerle, ekonomiyi daha fazla kötüye taşımaması gerektiğinin de altını çizen Çevik, “Seçim sonrası beklentim, bunlarla savaşacak, dirayetli, güçlü bir hükümetin kurulmasıdır” dedi.

Ergin: İş dünyası göz ardı edildi
İŞAD YK Üyesi Salahi Ergin, iş dünyasının ciddi şekilde göz ardı edildiğini, 2012- 2013 sürecinde Kıbrıs Türkü’nün halinin içler acısı olduğunu kaydetti. Bankacılık sektörü açısından bakıldığında, insanların düştüğü kötü durumun görülebileceğini vurgulayan Salahi Ergin, “Günün sonunda, hükümet sadece maaş ödemeyi başarı sayıyor. Bu süreç geçerkenki dünya kadar da yasa, demode oldu. Yeni yasalar Meclis’ten geçemiyor. Dünya bu yasaları da yenilerken, biz iyice çağ dışı kaldık. İş dünyasında profil değişirken, buna yönelik bir süreç de yasal olarak yaşanamıyor.
Mazbata süreci, bilinçsizlik ve popülizm batağına sürüklendi. Mazbata yasasının sadece yerel bankalara bir külfeti var. Şube bankaları bundan etkilenmiyor. Peki ne tedbir aldık? Hiç. Dünyayla entegre olma adına da hiçbir şey yapmadık, yapamadık” ifadelerini kullandı.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil