09 Aralık 2016

GÖRMEK VE ANLAMAK İSTEYENLERE…

Haber İçi Üst

Türkiye, Uluslararası Para Fonu (IMF)’na borcunu ödedi.

90 yıllık cumhuriyet tarihinde 66 yıl IMF’den borçlanarak geçti.
Amerika’nın başını çektiği uluslararası kapitalist blok Türkiye’yi kendi sisteminin içinde tutmak için IMF’yi hoyratça kullandı.
Türkiye halkı ağır bir bedel ödedi bunun için.
İşsizlik, açlık, demokrasizlik ve dünyanın dört yanına göç etme oldu bu bedelin adı.
Türkiye bu cendereden kurtuldu.
Nasıl bir ironidir ki IMF’ye borç veren ülkeler kategorisine de girebilirmiş Türkiye.
Ekonomik kriz Avrupa’yı hala kasıp kavuruyor.
Türkiye ekonomisi Avrupa’daki krize rağmen büyümeye devam ediyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin notunu “yatırım yapılabilir ülke” konumuna yükseltti.
Böylesi bir ekonomik prestije sahip olan Türkiye geçmişte kapı kulu muamelesi gördüğü Amerika’da “yüksek itibar gösterilen konuk” durumuna da yükseldi.
Başbakan Erdoğan’ın Amerikan Başkanı Obama tarafından karşılanışı ve ağırlanışı tüm dünyanın dikkatini çekti.
Geçmişte Amerika’nın bölgedeki jandarması olan Türkiye şimdilerde uluslararası sorunlarda görüşüne başvurulan bir aktör oldu.
AK Parti’yi veya Erdoğan’ı beğenelim ya da beğenmeyelim ortadaki gerçek budur.

      ***

Cumhuriyet Halk Partisi’nde skandallara konu olacak olaylara karışması nedeniyle başkanlıktan ayrılmak zorunda kalan Deniz Baykal’dan sonra göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu, “Gandi kadar mütevazi ve halk adamı” şeklinde bir profil çizmesine karşın henüz Erdoğan’ın rakibi olacak durumda değildir.
Türkiye’nin içişlerini ilgilendiren konular bir yana Kılıçdaroğlu uluslararası sorunlarda amatör ötesi bir görüntü veriyor.
Geçtiğimiz haftalarda geldiği KKTC’de “Kapalı Maraş açılsın, öğrencilere yurt yapılsın” şeklindeki gafı hala konuşuluyor.
Kıbrıs sorununda bilgisi maalesef yetersizdir.
Ve daha kötüsü geçmişin statükocu jargonunu kullanmaktadır.
Kılıçdaroğlu KKTC’deki gafın daha vahimini Avrupa’da yaptı.
CHP’nin kardeş partileri olan Avrupa sosyalist partileri ile görüştükten sonra “Esad ile Erdoğan arasında hiçbir fark yoktur” deyiverdi.
Avrupalı sosyalistler bu açıklamayı derhal kınadılar.
Aralarında müthiş bir gerginlik oluştu.

       ***

Türkiye’nin dışarıdan görülen fotoğrafı budur.
Bu fotoğraf bize şunu söylemektedir;
Türkiye daha uzun bir süre AK Parti ile devam edecek.
Tüm abartılı eleştirilere rağmen AK Parti bizdeki bazılarının da anlattığı gibi algılanmıyor ne Batı’da ne de Doğu’da.
Ortada bir realite vardır.
Görmek ve anlamak isteyenlere…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil