05 Aralık 2016

Gezi parkı olaylarının düşündürdükleri

Haber İçi Üst

Taksim, İstanbul’un kalbi olsa gerek. İstanbul’a gidip de Taksim’den geçmeyen var mı?
İstanbul’un kalbi, son bir haftadır Türkiye’nin yanı sıra, tüm dünyanın da gündemine girdi.
Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların sökülüp, yerine Taksim Topçu Kışla’sının ve alışveriş merkezlerinin yapılmak istenmesi, halkı galeyana getiren bir kıvılcım görevi yaptı.
Sosyal olayların gelişimini analiz ederken, suyun kaynama sürecini düşünmek gerekir.
Ocağa konan kap içerisindeki suyun, ısıyla enerji topladığını ve belirli bir zaman sonra kaynamaya başladığını herkes gözlemlemiştir.
Gezi Parkı olayları ve sonrası, tam da ısı alan su gibidir.
Ak Parti, % 50’nin üstündeki oy oranıyla, kendi düşündüklerini topluma dayatmaya başladığı gün, kaynaması için ısıya ihtiyacı olan su örneğini hatırlatırcasına, toplumu geren ve kendisine karşıt olanları birleştiren bir süreci de tetiklemiş oldu.
Özellikle, kitlelerin YAŞAM BİÇİMİYLE oynamak çok tehlikelidir.
1800’lerden beridir Batılılaşmaya çalışan ve Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, Atatürk devrimleriyle radikal dönüşümler yapan Türkiye’deki halkı, kendi düşünce normlarıyla şekillendirmeye çalışmanız mümkün değildir.
Kitleler bürokratik yapının ve ordunun iktidarına karşı AK Parti’yi desteklerken, alıştıkları yaşam şekline AK Parti’nin karışmasına da sonuna kadar sessiz kalamazdı.
GEZİ PARKI süreci bu konuyu tüm yönleriyle ortaya çıkardı.
Salı Günü, Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanı Gül ile görüşmesinden sonra, ORTAMI YUMUŞATMAK için yaptığı konuşma, dikkatlice incelenip değerlendirilmelidir.
AK Parti, bu konuşma ile Tayyip Erdoğan’ın “BEN YAPARIM OLUR” çizgisini de eleştiren bir sürecin işaretini de vermiştir.
Tayyip Erdoğan çizgisinin, içki satışını yasaklama kararı, yaşam biçimine saldırıya en güzel örneklerden biridir.
Bu kararın hemen ardından, Gezi Parkı’ndaki ağaçları sökmek, iktidarın sorumsuz cüretini gösteren bir eylemdi. Bu sorumsuz cüret de, Türkiye ve dünyadan hak ettiği cevabı aldı.
Gezi Parkı olaylarından sonra, Tayyip’in kitleler üzerindeki eski gücü ve inandırıcılığı hızla gerileme sürecine girecektir.
AK Parti içerisindeki sorgulayıcı ve geniş kitleleri kucaklayıcı görüşleri savunanlar daha da güçlenecektir. Bu grubun AK Parti içerisinde güçlenmesi, Türkiye’nin demokratikleşme sürecine katkıda bulunacaktır.
Gezi Parkı süreci, Türk ve Kürtlerin, uzun bir aradan sonra, BİRLİKTE MÜCADELE edebildiklerinin de güzel bir örneği olmuştur.
Gezi Parkı mücadelesi tüm büyük şehirlerde, üniversite gençliğinin kitlelerle birlikte yeniden hareketlendiği bir tarih olarak da hatırlanacaktır.
Kitlelerin mücadele ederken, onlara önderlik yapacak güçlü bir yapının OLMAMASI, Gezi Parkı mücadelesinin en ZAYIF NOKTASI olsa gerek.
Kıbrıs’a gelince:
Kıbrıs Türkleri, uzun bir süreden beri AK Parti zihniyetinin dayatmalarına karşı mücadele etmektedir. Son Gezi Parkı olaylarında, Kıbrıs Türklerinin  eylemcileri desteklemesi, AK Parti’nin dayatmalarına karşı verilmiş bir cevaptır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam