06 Aralık 2016

Gerilen Almanya-Türkiye ilişkileri

Haber İçi Üst

Son GEZİ PARKI olayları, Türkiye’nin imajının yurt dışında yeniden sorgulanma sürecini tetikledi.
Demokratik açılımlara uymayan, sivil vatandaşların barışçı protestolarına polisin azgınca saldırısıyla cevap veren hükümet, tüm dünyada sorgulanır oldu.
Dünya pazarı artık bir bütündür. Ülke içerisindeki anti-demokratik baskılar, mutlaka dış tepkileri davet eder.
Gezi Parkı olaylarından sonra, AB’nin doğal lideri olan Almanya, Türkiye Hükümeti’nin tavrını sert bir şekilde eleştirdi.
Almanya, Avrupa’nın lideri olmasının yanı sıra, kendi içindeki ÜÇ milyona yaklaşan Türk vatandaşıyla da dikkati çeken çok önemli bir ülkedir.
1960’lardan sonra yabancı işçi olarak, Almanya’ya çalışmaya giden işçiler ve onların çocukları, ekonomiye katkı yapmalarının yanı sıra, kendi yaşam tarzlarıyla Almanya’nın içinde gettolar oluşturdular.
Almanya’da oluşan bu gettolar, politik ve dini kutuplar haline gelerek, Almanya’nın sosyal dokusuna uymayan bir yapı geliştirdiler.
Özellikle Türk ve Kürt grupları, Almanya toplumu ile kaynaşmak yerine, kendi kültürlerini ve dini yapılarını devam ettirecek örgütlenmeler yarattılar.
Almanya, Müslüman akımların, kendi yaşam biçimlerini, genç nesillere aktarmaları ve Almanya içinde tutucu dini akımların yükselmesinden çok rahatsızdır. Almanya’nın bu rahatsızlığı, Türkiye’de AK PARTİ’nin iktidara gelmesinden sonra daha da artmıştır.
1970 yıllarından sonra, Almanya’ya göç yollarını kapatan Almanya, yasalarla dini akımların etkisini azaltmaya çalışmasına rağmen, bu alanda fazla başarılı olamamıştır.
  Almanya’da faaliyet gösteren Diyanet İşleri Türk İslam Birliği, Türkiye Diyanet İşleri tarafından açıkça desteklenen bir kurumdur.
Türkiye’de geçmişte Necmettin Erbakan’ın kurdurduğu Milli Görüş Teşkilatı da Almanya’da önemli bir güce sahiptir.
Almanya’daki Milli Görüş Teşkilatı, Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından tehlikeli görülerek, faaliyetleri devamlı kontrol altında tutulmaktadır.
Türkiye’deki Gezi Parkı olaylarında, insanların yaşam biçimlerine hükümetin müdahale isteği de, Almanya’da tedirginliği yaratarak, hükümete karşı olan tepkileri arttırmıştır.
Gezi Parkı eylemine yapılan polis müdahalelerinde orantısız güç kullanımı, Almanya’da da büyük tepkilere ve şüphelere yol açmıştır.
Almanya Hükümeti, polisin uyguladığı terör konusunda, Türkiye’nin açıkça ÖZÜR DİLEMESİ’ni talep etmektedir.
Almanya’nın bu talebine Türkiyeli yetkililerin ve özellikle BAĞIŞ’ın çıkışları, Almanya-Türkiye ilişkilerini alabildiğine germiştir.
Egemen Bağış, bir politikacıdan çok, sıradan bir kabadayı pozisyonuna sık sık düşmektedir. Kıbrıs Rumları ve Türklerine karşı yersiz ve kaba çıkışları, Kıbrıs’ta iyice bilinmektedir.
Almanya, Kıbrıs olmadığını Egemen Bağış’a göstermekte gecikmemiştir.
Türkiye, Almanya çelişmesi, Türkiye ekonomisinde etkisini hemen göstermiştir.
Gezi Parkı olayından hemen sonra, dış faktörlerin Türkiye’yi eleştirmeye başlamasıyla birlikte, Türk lirası hızla değer kaybetmeye başlamıştır. Borsa % 5-6 civarında değer kaybetmiştir.
Almanya, Türkiye ekonomisi için çok belirleyici bir ülke konumundadır. Türkiye’de yatırım yapmış ülkeler arasında Almanya BİRİNCİ ÜLKE durumundadır.
Almanya ile yapılan ticaret 10 milyar doları geçmiştir.
Türkiye, Almanya’nın yapmış olduğu uyarıları dikkate almak zorundadır. Egemen Bağış’ın, YANLIŞ ANLAŞILDIM sözleri, Türkiye’nin geri adım attığının göstergesidir.
Türkiye’nin Gezi Parkı sürecinden büyük yara aldığı, Almanya-Türkiye gerginliğiyle ortaya çıkmıştır.
Türkiye ekonomik büyümesini sürdürmek isterse, daha da demokratikleşmek ve polis devleti yerine, hukuk devleti olmak zorundadır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam