09 Aralık 2016

Gerginliğe hiç gerek yok!

Haber İçi Üst

Uluslararası spor organizasyonlarında son yıllarda Türkiye ve Rum takımlarının eşleşmeleri veya aynı gruplarda mücadele etmeleri olayın sportif boyutundan çok siyasi tartışmalarını gündeme getiriyor.
Futbolda Şampiyonlar Ligi’nden elendikten sonra Avrupa Kupası’nda aynı gruba düşen Rum takımı AEL Limasol ile Fenerbahçe eşleşmesi iki toplumun gündemine bomba gibi düştü.
Geçmiş yıllarda bu tip eşleşmelerde yer alan Anorthosis-Trabzon karşılaşmasında da yükselen tansiyonları unutmak mümkün değil.
Şimdi gündem AEL Limasol-Fenerbahçe maçı. Avrupa Kupası kuraları çekildiği günden itibaren Kıbrıs Güney Lefkoşa’daki GSP Stadı’nda oynanacak maç için geri sayım başladı.
İlk olarak kulüpler bazında görüşler veya demeçler verilmeden siyasi atışmalar başlamıştı.
  Ben bu konuda siyasilerin düşüncesinden değil de olaya iki toplumun “sportif kültür”ü açısından bir değerlendirme yapmak istiyorum.
Önceki gün spor yazarı arkadaşlarımız ile birlikte AEL Limasol Kulübü’nün daveti üzerine Limasol’a gittik.
  Ev sahibi AEL Kulübü’nün bizleri eski bir Türk mahallesinde misafir etmesi bile bu müsabakaya ne kadar dostça yaklaşımlarının göstergesi olmuştur.
Kulüp başkanı Andreas Sofocleous gerçekten mükemmel bir insan. Toplantıdaki açıklamalarından sonra kısa bir sohbet etme imkanı bulduk.
  Açıklamalarında 3 milyon Euro’luk bütçeleri olduğunu ve hiç devlet katkısı olmadığı konusundaki merakımı gidermek istedim.
  Meğer Avrupa Birliği devletlere sportif kulüplere maddi katkı yapılmaması yönünde uyarıları olduğunu söyledi.
Yani kulüpler kendi gelirleri ile ayakta durmak zorunda. AEL Limasol Kulübü 1 milyon Euro yayın geliri, 1 milyon Euro hasılat geliri ve 1 milyon Euro ticari gelir elde ederek tekerleği döndürüyor.
Bünyesinde ise 17 yabancı futbolcu bulunduruyor. 12 bin kişilik AEL’in kullandığı maçlarında ise yaklaşık 5 bin kişilik bir taraftar potansiyeli olduğunu söyledi. Bu şartlarda AEL Kulübü’nün Şampiyonlar Ligi’nde Anderlecht ile oynadığı maçın son bölümlerinde elenmesi ve Avrupa Ligi’ne düşmesini düşünecek olursak çok çok büyük bir başarı. Başkanı tebrik ettim.
Misafirperverliği için de teşekkür ettim.
Bizim ülkemizdeki bir Çetinkaya veya Küçük Kaymaklı Kulübü’nü düşünecek olursak devletten katkı gelmediği zaman futbol takımlarının faaliyetlerini sürdürmekte zorlanıyorlar.
  Yayın geliri yok, hasılat geliri yok, ticari gelir hiç yok. Sezon sonu bütçeye baktığınız zaman ise 1 milyon TL’yi geçiyor. 
Yani biz kendi futbolumuzu bırakım Avrupa takımlarını Güney Kıbrıs takımları ile bile kıyaslayamayız.
AEL-Fenerbahçe maçı öncesi yaşanan bayrak krizine gelince. Ortada fol yok yumurta yok bayrak gidecek mi gitmeyecek mi? diye Türkiye’deki spor programlarında bile tartışılıyor.
  Toplantıda AEL Başkanı açık ve net konuştu.
  “UEFA’nın tanıdığı tüm ülke bayraklarına saygımız var ve stada girebilir.”
Zaten doğrusu da bu. Dolayısı ile konuyu fazla büyütmeden taşkınlık yapmadan maça gidecek olan Türkler takımlarını destekleyecek.
Gerginliğe hiç gerek yok! İsteyen Fenerbahçe’nin veya Türkiye’nin bayrağını da sallayacak.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil