08 Aralık 2016

GERÇEĞE GEL GERÇEĞE

Haber İçi Üst

Seçim dönemlerinin malum atıp-tutmaları bu seçimde yaşanmayacak galiba.

Özellikle de ekonomik konularda.
Geçmiş seçimleri hatırlayanlar eminim acı bir tebessüm haline bürünürler.
1980’li yıllarda Rum mallarının dağıtımını bitirip yeni oy kaynakları arayanlar Maraş’a musallat olurlardı.
“Maraş iskana açılsın” kampanyaları düzenler, herkese Maraş’tan bir şeyler verme vaadinde bulunurlardı.
1990’ların gergin günlerinde savaş uçakları ve tanklar bazı partilerin seçim filmlerinin vazgeçilmeziydi.  Türkiye’ye abartılı övgüler düzülür, “Türkiye’den parayı ancak biz alabiliriz” denilip muhalefet zor duruma düşürülürdü. (Bu hala devam ediyor galiba.)
Peşin ödeme deyip 14 maaş verildi.  On binlerce kişi seçim öncesi vatandaş yapıldı. On binlerce kişiye seçimin ertesi günü gel devlette işe başla diye kağıtlar dağıtıldı.
Herkese araba herkese ev kampanyalarını da gördü bu toplum.
Son olarak birileri seçilsin diye memura yazılı belgeler üzerinden sözler verdi, KTHY’nin batmasına neden olacak icraatlar yaptı.
Şimdi büyük çoğunluk partiler geri duruyorlar bu tür işlerden. Zaten kurultay sürecinde işe alınacak olanlar alındı şimdilerde “eğer biz seçilirsek” şeklinde dağıtılmaya çalışılıyor kamu kaynakları.
Ama nafile fayda etmiyor.
Toplumun önemli bir kısmı prim vermiyor artık bu tür vaatlere.

      ***

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum da politikacının atıp-tutmasına müsaade etmiyor.
Devlet çalışanlarının maaşlarının ancak yüzde altmışını ödeyebilen, üstünü Türkiye’den alan bir yapıda kim ne vaatte bulunabilir ki?
Yapa yapa 3 üç beş yağmacıya arazi dağıtımı yapılabildi. Onlar da geri alınıyor bir bir.
Ve partiler Türkiye ile imzalanan ekonomik protokol karşısında ölçülü ve dikkatli konuşmak zorunda kalıyorlar.
Protokolü kayıtsız-şartsız savunan UBP bile hükümet günlerinin iştahı ile davranamıyor.
O da biliyor ki protokole karşı ciddi bir direnç oluştu toplumda.
Fakat muhalefetin önemli bir bölümü de protokolü reddedemiyor.
“Kendi çıkarlarımız noktasında düzenleyeceğiz” demekle yetiniyor.
Herkes, 29 Temmuz sabahında seçim heyecanının biteceğini ve gerçeklerle yüz yüze kalınacağını çok iyi biliyor.
O gerçek de geçtiğimiz ay başı karşımıza çıkarıldı.
Biz kendi kendimize devlet çalışanlarının maaşlarının ancak da yüze altmışını ödeyebiliriz.
Köy yollarının tamirinden, belediyelerin su hattı döşemesine kadar en basit yatırımları dahi yapamayız.

      ***

Önümüzde duran gerçek budur.
Bunun üstüne bir de Türkiye karşıtlığı eklenmiştir.
Türkiyeli yetkililerin söylediği her söz anında ve seri bir şekilde tepkiye dönüşüyor buralarda.
Sendikaların umurunda değil ama partiler ne yapacaklar çok merak ediyorum.
Bu merakımı da bir zahmet giderseler…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil