06 Aralık 2016

Gece kulüpleri

Haber İçi Üst

Gece kulüpleri aslında müzik ve eğlence programı yapmak amacıyla kurulmuş kulüplerdir. Ancak herkesin bildiği gibi KKTC’de bu kulüplerde yasa dışı olarak kadın ticareti yapılmaktadır. KKTC Sağlık Bakanı Ertuğrul Hasipoğlu, önceki gün Tabipler Birliği’nde yaptığı konuşmada: “Gece kulüplerini kapatalım da 40 bin asker ve öğrenci bizi mi halletsin” açıklaması, bu yerlerin yasa dışı olarak kadın ticareti yaptıklarının açık bir kanıtıdır. Haberi duyduğumda birçok insan gibi, ben de Bakan’ın tam olarak ne dediğini merak ettim ve ilgili video kaydını bularak izledim. Aslında bakan Hasipoğlu, kendinden önceki muhalif bir bakanın sözlerini nakletmiş. Tabii ki isim vermeyince de oklar kendi üzerine yöneldi. Aslında Sayın Hasipoğlu, bu ülkenin önemli sorunlarından birini gündeme getirmeye çalıştı ama tepkilerden anlaşıldığı üzere yer ve üslubu doğru seçemedi.
Ben, bakanın sözlerinden çok, gece kulüplerinin varlığı ve yarattıkları sorunların tartışılmasını beklerdim. Herkes biliyor ki, gece kulüpleri ne askerlerin ne de öğrencilerin ihtiyacını görmek için kurulmadı. Aksine bu yerler özellikle öğrencilere ve öğrenci akışına büyük bir zarar vermektedir. Çünkü askerlerin bu yerlere gitmesi yasaktır. Öğrencilere gelince, yıllardan beri üniversitelerde görev yapan birisi olarak öğrencilerin bu yerlere gitmeyi tercih etmediklerini, ailelerin ise bu tür yerlerin varlığından dolayı çocuklarını KKTC üniversitelerin göndermekten endişe duyduklarını çok iyi bilirim. Ayrıca KKTC’deki öğrencilerin büyük bir bölümü kız öğrencilerdir. Dolayısıyla da asker ve öğrenciler ile gece kulüpleri arasında böyle bir bağlantı kurmak işin gerçeğini saptırmaktan başka bir şey değildir.
Şu bir gerçek ki, gece kulüpleri bu ülkede yasa dışı olarak faaliyet göstermektedirler. Ayrıca iddia edildiğinin aksine bu ülkenin ekonomisine faydalarından çok zararları bulunmaktadır. Çünkü bu yerlerde çalışan kadınların hemen hemen hepsi yabancı ülkelerden getirilmektedir. Dolayısıyla da bu kadınlar kazandıkları parayı yurtdışına götürerek cari açığın büyümesine sebep olmaktadır. Halbuki ülke içindeki paranın ülke içinde kalması için gümrükler konuluyor ve Güney Kıbrıs’tan alışverişler sınırlanmaya çalışılıyor. Ama gece kulüplerine gelince yurt dışına para akışı sağlamalarına izin veriliyor. Bu durum, bu işlerle uğraşan insanların, bu ülkenin hukukunu çiğneyecek kadar güçlü oldukları, ya da siyasi iktidarların bu insanlarla menfaat birliktelikleri olduğu sonucunu doğurmaktadır.
Konuyu kadın hakları açısından ele aldığımızda, bu açıklamalar hala daha kadının erkeklerinin ihtiyaçlarını görmek için kullanılabilecek bir araç olarak görüldüğünü göstermektedir. Bu kadınların pasaportlarına el konulması, aslında bu yerleri çalıştıranların bu kadınları baskı altında tutmaya çalıştıklarının açık bir kanıtıdır. Hele ki, insanların hak ve hürriyetlerini korumakla görevli olan polislerin bu kadınların pasaportlarını tutması ayrıca tartışılmaya muhtaçtır. Görüştüğüm bazı insanlar, polisin bu pasaportları tutması gece kulüpleri sahiplerinin kadınlara baskı yapmasını engellemek için olduğunu iddia ettiler. Bu durum, kadınların baskı altında çalıştırıldıklarının bir başka kanıtıdır. Bu yıl içerisinde bu yerlerde çalışan iki kadının cinayete kurban gitmesi, bu insanların ne kadar zor şartlar altında çalıştıklarını göstermek için yeterlidir. Aslında Dünya Kadınlar Günü mesajlarının verilmesinden hemen sonra bu olayın yaşanması oldukça anlamlıdır.
Daha önce de bir başka siyasetçi bu yerlerin varlığını savunurken, bu yerlerin ailelere saldırılmasını engellediğini ileri sürmüştü. Yani bu yerler olmaz ise birileri milletin karısına kızına saldıracak demek istemiş. Bence bu her iki açıklama da, bu yerlerin varlığını meşrulaştırmak için uydurulmuş bahanelerdir. Ayrıca Türkiye ve dünyanın birçok başka yerinde KKTC’de bulunan asker ve öğrenciden daha fazla sayıda asker ve öğrenci bulunmaktadır ve insanlar birbirlerine saldırmamaktadır. Ayrıca daha önce de belirttiğim gibi KKTC birçok yere göre cinsel suçların en fazla işlendiği yerlerden birisidir. Bu anlayışa göre KKTC’de işlenen cinsel suçların diğer ülke ve yerlerden çok daha az olması gerekirdi. Ama istatistiki veriler bunun tam tersini göstermektedir. Çünkü bu tür yerlere giden insanlar cinsel fantezilere daha fazla kapıldıkları için, cinsel suçlara daha fazla eğilimli olurlar. Dolayısıyla bu yerlerin cinsel suçları azalttığını iddia etmek, gerçekleri çarpıtmaktan başka bir şey değildir.
Bilindiği üzere bu yerler açılmadan önce KKTC’de aile anlayışı çok daha saygın bir durumdaydı ve cinsel suçlar daha azdı. Bu yüzden de çocukları yurtdışında bulunan Kıbrıslı aileler, saygı, sevgi gibi değerleri öğrenmeleri için çocuklarını Kıbrıs’a getirmeye gayret ederlerdi. Bugün geldiğimiz durumda ise bunun tam aksine çocukların bu tür kötü alışkanlıklara bulaşmaması için yurtdışında kalmaları tercih edilir hale gelindi. Aile içi kavgalar ve boşanmalar ise bunun cabası. Tüm bu olumsuz etkiler dikkate alındığında, bakan Hasiboğlu’nun sözlerinden çok, gece kulüplerinin sosyal ve ekonomik yaşamımıza ne katıp katmadıklarını tartışmamızın daha faydalı olacağı aşikârdır. Bunun yapılmaması gerçek sorunun görülmesini engellemekten başka bir işe yaramamaktadır. Bu ise sadece, bu sorunun gündeme getirilmesinden rahatsız olanların işine yaramaktadır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam