05 Aralık 2016

Gardaş oyunu bana ver

Haber İçi Üst

UBP hükümetinin güvensizlik oylaması ile düşmesinden sonra yeni bir genel seçim daha yaşıyoruz. Birileri bu seçimin KKTC’de köklü değişimlere yol açacağını iddia etse de, ben pek fazla ümitli değilim. Çünkü gözlemlerime göre bu seçim sürecinde Halkın Adalet Konseyi ve Toparlanıyoruz Hareketi’nin bazı üyeleri dışında, oy verme konusunda bilinçli hareket edilmesine davet eden fazla insan ve örgüt bulunmamaktadır. Bu durum beni ihtiyacımız olan köklü değişimler konusunda karamsar olmaya itiyor. Bu karamsarlığımın sebebi ise, seçim propagandaları esnasında milletvekili adayları ve onları seçecek olan halk arasında geçen bazı alışılmış diyaloglardır. Bu yazımda siyasi bilinç ve ruh halimizi yansıtan bazı diyalog örnekleri sunacağım.
1. Milletvekili adayı ile halkın karşılaşması:
– Aday: Merhaba.
– Vatandaş: Merhaba.
– Aday: Bilirsiniz adayım ve desteğinizi beklerim.
– Vatandaş: Benim işi halledecek misin?
– Aday: Tabii gardaş.
– Vatandaş: Geçen seçim sizin partiye oy verdim ama ne oğlanı işe aldınız ne de kızın tayinini yaptınız.
– Aday: Gardaş dert etme şimdi ben varım, bu sefer hallederiz.
– Vatandaş: Tamam gardaş o zaman oyum senindir; ama bu sefer de olmazsa bir daha size oy yok.
2. Milletvekili adayı kahveyi ziyaret ediyor:
– Aday: Merhaba nasılsınız.
– Vatandaşlar: Merhaba.
– Aday: Arkadaşlar desteğinizi bekleriz.
– Halk: Tamam da sizi seçimden seçime görüyoruz, şimdiye kadar neredeydiniz?
– Aday: Olur mu şu cenazeye, şu düğüne geldim herhalde siz görmediniz.
– Etraftakiler: Doğrudur ama her düğün ve cenazemize geldi.
– Halk: Tamam gardaş o zaman oyumuzu hak ettin.

3. Milletvekili adayı parti lokalinde:
– Vatandaş: Ooo gardaş bizim aday geldi ver bir çay, bana da bir bira hesap adayımızdan.
– Aday: Tabii yahu senden mi esirgeyeceğiz.
– Garson: Tamam gardaş ver 100 TL
– Aday: 100 TL mi?
– Vatandaş: Dert etme bu arkadaşımız partimize gönüllü çalışır, ona yardımın olsun.
– Aday: Eeee napalım, ama beni tiklerde unutmayın ha.
– Vatandaş: Tabii gardaş tikimiz senindir.
4. Milletvekili adayı restoranda:
– Aday: O gardaş nasılsın?
– Vatandaş: Vay gardaş gel otur yahu, bilin ya biz hep seni destekledik.
– Aday: Sağol gardaş bilirim tabii, hesap benden.
– Vatandaş (içinden düşünür): Hesabı gene kaktırdık.
– Aday (içinden düşünür): Ne ise ucuz kurtardık.
5. Milletvekili adayı ev ziyaretinde:
– Vatandaş: O vekilim hoş geldin. Ben gelmeyecen zannettim.
– Aday: Olur mu gardaş bilin ya geçen seçimde de geldik ve senin çocukların işini hallettik.
– Vatandaş: Evet. Teşekkür ederim, ama bilin ya artık iş ve terfi isteyen çocuğum kalmadı, sayenizde hepsini hallettik. Onun için bu secim bizi görürsen oyumuzu gene sana veririz.
– Aday: Ne isten?
– Vatandaş: “8 oya 10 bin TL. Bilin ya elektrik su borcu birikti, valla çok sıkışığım. Başkası olsa 20 bin TL’den aşağı olmazdı.
– Aday: Çok değil mi?
– Vatandaş: Yok gardaş çok değil, ZRP partisi daha fazla verecekti ama bilin sizin bana çok yardımınız oldu. Onun için ben partimden başkasına oy vermem.
– Aday: Napalım, sen gene bize faturaları getir biz bir bakalım.
6. Milletvekili adayı iş adamı ile:
– İş adamı: Sayın vekilim hoş geldin.
– Aday: Hoş bulduk.
– İş adamı: Şu bizim arsa ve ihale işinde sorunlar çıktı bilin ya?..
– Aday: Bilirim, dert etme seçimden sonra hallederiz, sen yeter ki bize çalış ve partimize katkını sürüdür.
– İş adamı: Tamam oyum gene sizindir. Hem partinize… TL gene bağış yapacam, senin istediğin borç parayı da yarın halledeceğim.
7. Türkiyeli milletvekili adayı ziyarette:
– Vatandaş: Ooo hemşerim hoş geldin.
– Aday: Hoş bulduk. Bak kardeş bu Kıbrıslılar, siz Türkiyeliler memleketi istila ettiniz derler; ama Meclis’te vekilimiz yok. Bu sefer bu oyuna gelmeyeceğiz, onun için oyunuzu bana vereceğinizden eminim.
– Vatandaş: Yok ya bize kazandırmazlar.
– Aday: Yok, bu sefer başka, artık yeter buna müsaade etmeyeceğiz.
– Vatandaş: O zaman bizim işimizi görün değil mi?
– Aday: Tabii senin yedi sülalenin buraya gelip vatandaş olmasını sağlayacağız ve artık Türkiyeli ayırımı yapılmasına müsaade etmeyeceğiz.
– Vatandaş: O zaman tamam kardeş, bu sefer kazanacağız.
8. Bilinçli vatandaş:
– Aday: Bilirsiniz, ben verdiğim sözü tutarım. Geçen seçim falanın oğlunu işe alacağım dedim aldım.
– Vatandaş: Ama siz ona torpil yaparak aldınız. Benim çocuk ise çalıştı, çalıştı; ama sınavı kazanmasına rağmen, görev alamadı.
– Aday: Eeee. Bizim partiye gelseydin işiniz olurdu.
– Vatandaş: Bu memleket hukuk devleti mi, yoksa parti devleti mi, siz milletin vekili mi yoksa sadece size oy verenlerin vekili misiniz?
– Aday: Bize oy verenle, vermeyen aynı olur mu, sonra diğer partiler de öyle yapmıyor mu?
– Vatandaş: Sana oy yok gardaş. Çünkü senin gibi düşünenler bu memleketi bu hale getirdi. Sonra siz kimin malını, işini, parasını kime veriyorsunuz? Siz bizim vekilimiz olduğunuzu ve ayırımcılık yapmak için değil, halk tarafından halka eşit hizmet vermek için oraya getirildiğinizi öğrenene kadar oy yok.
Yukarıda zikrettiğim diyaloglar, seçim döneminin ağırlıklı ruh halini ifade etmektedir. Tabii ki herkes böyle düşünüp davranmıyor, ama seçimleri etkileyecek düzeyde insanın böyle düşünüp davrandığı da bilinen bir gerçektir. Bu şekilde düşünenler seçimleri, daha iyi bir yönetim ve hizmet için bir fırsat olarak değil haksız çıkar için bir fırsat olarak görmektedir. Böyle olduğu müddetçe de, bu ülkenin şikâyet edilen kamusal sorunlarının çözümü mümkün değildir. İktidarların değişmesine rağmen sürekli aynı sorunlarla meşgul olmamızın ana sebebi siyaset ve siyasetçiye olan bu yanlış bakış açısıdır. Liyakat ve ehliyet anlayışı üzerine kurulu bir kurumsallaşmayı esas alan bir toplum bilinci oluşmadığı ve vatandaş tarafından siyasetçiye bu mesaj kararlı bir şekilde verilmediği müddetçe iktidarlar değişse de bu sorunların bitmeyecektir.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam