07 Aralık 2016

Futbolumuz sürünüyor

Haber İçi Üst

Futbolda bir heyecan ile başladığımız Süper Lig karşılaşmalarında sezonun sonuna geldik.

Ligin bitmesine 3 hafta kala o kadar önemli maçlar oynanmasına rağmen, ne acıdır ki tribünlerde seyirci göremiyoruz.
Zirvede şampiyonluk yarışında Çetinkaya hedefe çok yakın. 4 puan gerisindeki Yenicami de umudunu kaybetmiş değil.
Kaymaklı’nın yarıştan erken kopması üst sıralardaki heyecanı büyük ölçüde azalttı. Bu sezon ligde en kalabalık taraftarı bulunan Küçük Kaymaklı bu yarıştan kopunca taraftarı da maçlara gitmemeye başladı.
En azından Ruso Stadı’nda Kaymaklı maçlarında ateşli bir taraftar kitlesi görme fırsatı buluyorduk.
  Bunu da kaybettik. Çetinkaya’nın yıllardır maçlara giden taraftar sayısı çok az. Yenicami’de de istikrarlı bir kitle yok.
Son üç haftaya girerken Yenicami’nin bu hafta sonu Mağusa deplasmanından puansız dönmesi, Çetinkaya, alacağı bir galibiyet sonrasında belki de şampiyonluğunu ilan edecek.
Veya 25. haftada oynanacak olan Yenicami-Çetinkaya maçında şampiyonluk düğümü çözülebilecek.
Belki de Çetinkaya bu maçı kazanırsa veya berabere kalırsa şampiyonluğunu ilan edecek.
Olasılıklar arasında Yenicami’nin galibiyet alması ile şampiyonluk umudunu son haftaya taşıması da yer alıyor.
Dolayısı ile bu üç haftada en çok taraftar görebileceğimiz karşılaşmalar izlemeyi umut ediyorum. 

Ligde kalma mücadelesi veren takımların maçlarında da nefesler tutuluyor. Ancak izleyici yok denecek kadar az. 
Ocak,  Serdarlı ile oynadığı kritik maçta seyircisiz oynadı. Serdarlı’dan gelen bir otobüs taraftar, Ocak taraftarından daha çoktu.
Gençlik Gücü-Mağusa Türk Gücü maçı da aynı. GG, aldığı başarılı sonuçlarla az da olsa taraftarını tribüne çekti.
MTG taraftarı ise takımını geçen hafta yine yalnız bıraktı.
Çetinkaya –Kaymaklı maçında da aynı atmosfer vardı. Derbi olmasına rağmen tribünler boştu. Yani özetle liglerimizde seyirciler kayboluyor.
Oysa dün akşam oynanan Galatasaray-Real Madrid maçına en az bin Kıbrıslı gitti İstanbul’a. Bu maçın bir kişiye en az maliyeti belki de 1000 TL.
Geçtiğimiz hafta oynanan Fenerbahçe-Lazio maçı da aynı.
Yani biz kaderimize terk edildik.
Hedefi olmayan futbolumuzda umutlarını kaybeden seyirciler de maçlara ilgi göstermeyince nereye kadar gidecek bu futbol merak konusu.

Bir takımın kendi sahasında oynadığı maçta en az iki bin beş yüz TL gideri olur. Hakem parası, gözlemci parası, saha komiseri vs…
Sonuç hakem parasını bile kulüpler cebinden verir oldu.
Her sezon aynı senaryo ama umutlar her geçen yıl daha da azılıyor.
Mutlaka ülkemizde takım sayısı azaltılmaya gidilmeli. Önümüzdeki sezonda takım sayısı azaltılması planlanıyor. Buna daha da hız verip, her geçen yıl düzenli bir şekilde yapmak kaçınılmaz bir gerçek.
Aksi takdirde hep dışta oynan maçlarla avunup duracağız.
Güney’de bir maçı ortalama 20- 30 bin seyirci izliyor. Maçlara giriş için ise en ucuz 15 Euro’ya bilet bulunuyor.
Yani bir Avrupa ülkesi maçı 35 TL’ye izleyebiliyor. Maçın ve takımın kalitesine göre bu fiyat 500 Euro’ya kadar çıkıyor.
Çünkü takımların büyük bir taraftar kitlesi var.
Futboldan keyif alan taraftar ise paraya bakmaksızın takımını izlemek için maçlara akın ediyor.
Tıpkı bizden de Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarına gidildiği gibi.

Sahaya girerken takımların formalarına, bayraklarına, kaşkollarına ödedikleri paralar da ayrı. Peki biz ne yapacağız? Böyle devam ederse bundan sonra maçları sadece spor yazarları, teknik adamlar ve maçı yönetecek hakemlerden başka kimse izlemeyecek.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil