09 Aralık 2016

FİGÜRANLIKTAN ÖTE PERDEYİ YIKMAK

Haber İçi Üst

 

Kılıçlar çekildi, küfürler havada uçuşur, ölümüne bir kavganın kutusu açıldı.
Sanki Pandora’nın Kutusu gibi.
Her türlü felaket dört bir yana yayılacak.
Eğer böyle giderse Pandora’nın Kutusu’ndan çıkan felaketlerden beter olacak memleket.
Bir halk kimliği ve varlığıyla tarihin imtihanından geçiyor.
Bir halkı bu imtihana hazırlamak zorunda olanlar ya zümresel çıkarları veya partisel ikballerinin peşinde.
Kelle kopartmak için çekilen kılıçlar, savrulan küfürler bu yüzdendir.

      ***

“Üretemeyen, kendi kendine yeterli olmayan yok olmaya mahkumdur” gerçeği duruyor önümüzde.
Bu gerçek sadece para kazanmayı ve muhtaç olmamayı içermiyor.
Bu gerçek 1974 sonrası oluşturulan “alt yönetim” statükosunu ortadan kaldırmayı da içeriyor.
Sanattan ve spordan, bilimden ve eğitimden, teknolojiden ve fenden her şeyde ve her alanda çağdaş dünyasal değerler üretmeyi içeriyor.
Bu küçücük toprak parçasında nesli sonsuza dek yaşatmayı.

      ***

Kıbrıs Türkü veya o zamanın Kıbrıslı Müslümanları 1878 travmasını yaşadı.
Nice değerler yetiştirip payitahta yanı İstanbul sarayına sadrazamlar verdi, imparatorluğun kaderinde söz sahibi oldu ama bir gecede terk edildi.
“İngiliz ile iyi geçinin, isyan etmeyin” fermanıyla birlikte kiralandı.
Kıbrıs Türkü o gündür bu gündür var olma mücadelesi veriyor.
Ayakta kalma ve neslini bu topraklarda devam ettirme.
Lozan’da unutuldu, 1940’lı 1950’li yıllarda “İngiliz ile başımı belaya sokmayın” dendi ve kovuldu.
Sonra militarist bir düzen oluşturuldu ve 1974’te gelindi.
Aslında “kurtuldum” dediğinde başladı yine var olma sorunu.
Çünkü elde silah savaşanlar Rum boyunduruğuna girmesinler diye katlandılar onca acıya.
Her türlü zincirlerden kurtulacaklarını sandılar.

      ***

Kıbrıs Türkü’nün bu topraklarda, egemenliğini geri alma zamanı geldi artık.
Çağdaş bir düzen kurarak kendi kendine yetme, kendi kendini yönetme zamanı geldi artık.
Fakat ne acıdır ki çekilen kılıçlar ve savrulan küfürler bu tarihi gerçeği perdelemek içindir sadece.
Kurulacak sandıklarla demokrasicilik oynama seçilecek vekillerle devletçilik oynama içindir.
Kıbrıs Türkü için değildir bu olup bitenler.

      ***

Tarihin en kritik anlarını güçlü liderlik ve muazzam toplumsal dayanışmayla aşan Kıbrıs Türkü, yine buna ihtiyaç duyduğu tarihi günlerden geçmektedir.
Tartışmamız gereken budur yoksa gerisi bir tiyatro perdesinde biçilen figüranlık rolüdür sadece.
Bu rolü reddetme değil perdeyi alaşağı etme zamanıdır şimdi.
Eğer bunu yapacak liderlerimiz varsa…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil