05 Aralık 2016

Felaketler gerçeğimizin tokadıdır…

Haber İçi Üst

Yaşanan felaketler, sadece ceza, denetim eksiğimizi değil, aynı zamanda hala kurumsallaşamadığımızı da acı bir şekilde gözler önüne serdi. Bir yangın, bir petrol kaçağı anında, ya da sık sık yaşadığımız sel baskınlarında, sağlıkta, eğitimde, çevre korumada ne kadar çaresiz olduğumuzu bir kez daha gördük…

Yaklaşık 40 yıldır, adı ne olursa olsun hibe ya da kredi, bugüne kadar hiç bir zaman geri ödenmesi talep edilmeyen milyarlarca dolar geldi Türkiye’den. İşte onlar hep bu kurumsallaşmayı sağlamak içindi. Çaresiz kalmamak, küçücük bir ülkenin bu tür alt yapı gereksinimlerini sağlamak için. Üstelik o para gereken yerlere gerektiği gibi harcansaydı, hem bugün tıkır tıkır işleyen, tam donanımlı bir devleti yaratmaya, hem de istihdam, kamu yönetimi, eğitim, sağlık gibi sorunlarımızı da çözmeye yeter de artardı. En azından bir yangın helikopterimiz olurdu…

Biz ne yaptık? Sistemi işlemeyen bir kamu canavarı oluşturduk. Her geçen gün daha da büyüyen, ancak çalışmayan, çalışamayan bir kamu. Hiç olmazsa alarm durumlarında çalışabilseydi. Gerekli ekipmana, alt yapıya, yeterli elemana sahip olsaydı. Yok, yok… Kamu büyürken, bazı büyüklerimiz bir sonraki seçimleri garantilediler, o kadar. Kim gelirse gelsin değişmedi bu yapı…

Yerel yönetimlerse, devlet yapısının kötü birer kopyası. Hepsi borç batağında, hepsinin bütçeleri açık. Ellerinde doğru dürüst bir ekipman yok. Vidanjörle deniz temizlemeye kalktık. Sosyal paylaşım sitelerinde yayınlandı bu fotoğraflar, birileri farkederse, dünyada tıklanma rekoru bile kırabiliriz.
Bu bizim kaderimiz mi? Değil aslında. Hem de hiç değil…

Bakın, önceki günkü Sabah gazetesinde gazeteci Meliha Okur, “Kıbrıs’a Angola modeli” diye bir yazı yazmış. ODTÜ KKTC kampüsünde bir Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Programı olduğunu bu yazıdan öğrendik. Yazar, ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampus Rektörü Prof. D. Turgut Tümer’le konuşmuş. Prof. Tümer “Angola‘da faaliyet gösteren BP(British Petrolium), eleman yetiştirmek için bizi tercih ediyor. 65 Angolalı öğrencinin 40′ı mezun oldu… BP‘nin başarılı öğrenciler arasından seçtiği, ODTÜ’ye burs parasını ödeyerek okuttuğu ve kendi sektöründe çalıştırdığı Angolalı gençler, Danimarkalı Maersk Oil‘i da harekete geçirmiş. Aynı modeli uyguluyor…”.

Nasıl..?  Profesörün söylediklerinden kaçımızın haberi var. Ülkemizdeki bir üniversitenin BP gibi bir dünya devine, hem de doğal gaz ve petrol konusunda eleman yetiştirdiğini kim biliyor. Bebek bezi benzeri şeylerle, ya da vidanjörle denizden petrol atığı toplayan bizler, sanki bu insanlarla aynı coğrafyada yaşamıyoruz. Güney Kıbrıs doğal gaz, petrol konusunu Kıbrıs konusunun tam ortasına yerleştirirken, bizler elimizde olup biteni değerlendirecek uzmanlar varken, sadece seyrediyor, hamasetle yetiniyoruz…

Bu kafalarla hala umudunuz var mı..?

YERİN KULAĞI VAR
ÇAKICI BİLDİĞİNİZ GİBİ:  Hükümet maaşlar için Türkiye’ye taahhüt verdi mi, vermedi mi tartışmasına TDP Genel Başkanı Çakıcı, tam da kendinden beklenen bir çıkışla katıldı. “Böyle bir taahhüt varsa, hükümetten çekiliriz”… Çakıcı, İrsen Küçük’ün elinde bir belge varsa ortaya çıkartmasını istiyor. Biz anlamadık. TDP’nin hükümette bakanları var, bu konu Bakanlar Kurulu’nda konuşulmuş, “Yok” denmiş. Diğer yandan, Başbakan “Bu bir uluslararası anlaşmadır, bozamayız” diyor. Biz beklerdik ki, çıksın bu açıklamayı yorumlasın, kamuoyuna doyurucu açıklama yapsın. Tam anlamıyla, seçime yönelik popülist bir çıkış…

POLİS SORUŞTURMASI NE ALEMDE:   Kıyılarımız petrole bulandığı günden bugüne 4 gün geçti. “Sorumlular hesap verecek” deniyor da, hala bir bulgudan bahsedilmiyor. Bakın siyasetin dışından birileri, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği, “Böylesine büyük bir şirketin bu hizmeti alması ve olması muhtemel böyle kazalara karşı acil durum planları, prosedürleri, ekipleri ve ekipmanları bulundurması şarttır. Eğer acil durum planları yazılmamış, acil durum ekipleri oluşturulmamış ve acil durum ekipmanları alınmamışsa bunun adı ihmaldir ve bu ihmal cezasız kalmamalıdır" diyor. Konu gayet açık, eksiğiniz varsa, uzmanlar hazır. Tamamlayın şu soruşturmayı da toplum vicdanı rahatlasın…

ZARAR GÖREN DAVA AÇMALI: Denizin petrolle kaplanması, doğa felaketinin yanındai bölge esnafını ve turizmcisini de vuracak gibi görünüyor. İşte fırsat. Bölgenin tüm işletmeleri bir olup, dava açsınlar, tazminat talep etsinler. Aslında bunu filtre konusunda da çoktan yapmalıydılar ama, hiç olmazsa bu defa hesap sorsunlar.

BU KEZ OLUR MU ACABA: DP-UG lideri Serdar Denktaş’ın, seçimlere az bir süre kala hayli moralli olduğu dün düzenlediği basın toplantısında da ortaya çıktı. Yıllardır yapılan seçimlerde bir türlü beklediği sonuçları alamayan Denktaş, bu kez oldukça umutlu görünüyor. Geçmişi bir yana bırakan Denktaş’ın söylemlerine bakılırsa, sanki bu kez olacak gibi bir hava görüyoruz…  

PARTİLERİN GÜNDEMİ PROTOKOL:  Dikkat ettiniz mi bilmem ama, bu seçimlerde ne Kıbrıs konusu, ne de ekonomi pek tartışılmıyor. Varsa yoksa, TC ile imzalanan ekonomik protokol. UBP protokole zaten taraf olmuş, TDP ise tümden reddediyor. Bu konuda net fikir beyan etmeyen iki parti var. Biri CTP, diğeri ise DP-UG. Her ikisi de protokolle ilgili olarak ne “evet”, ne de “hayır” diyemiyorlar. Şu anki görüntüleri ağırlıklı olarak “şartlı evet” gibi görünüyor. Ama şartlarının ne olduğu konusunda yine susumayı tercih ediyorlar…

MUHTEŞEM İKİZLER: Serdar Denktaş’tan “muhteşem ikizler” benzetmesi. DP-UG Genel Başkanı Serdar Denktaş dünkü basın toplantısında, “muhteşem ikizler” diye adlandırdığı UBP ve CTP’ye veryansın etti. Denktaş her iki partinin de kapı kapı dolaşıp iş vaadinde bulunduklarını iddia ederek, yıllardır halkın geleceği ile oynamanın bu iki partinin en büyük özelliği olduğunu söyledi…  DP-UG, propagandasının yönünü, son günlerde biraz da CTP’ye çevirmiş görünüyor.

VATANDAŞIN DERDİ SEÇİM DEĞİL, GEÇİM: Memlekette seçim rüzgarları eserken, çalışan seçim değil, geçim derdinde. Küçük hükümetinin ilkini Ocak ayında verdiği kelle başı 100TL’lik artışın ikincisi Temmuz ayında ödenecekti. Şimdi hükümet değişti, ancak çalışan bu sözün tutulup tutulmayacağını merak ediyor. Şunun şurasında ay sonuna ne kaldı. Maliye eski Bakanı Tatar, “Biz ödeyecektik” diyorsa, demek ki bir kenara birşeyler koymuş. Sayın Mungan sağı solu bir yoklasın, para belki bir yerlede duruyordur.

ZİRVEDEKİLER Ticaret Odası: Deniz yüzeyindeki petrolü çekmek için kullanılan malzemeyi kendi girişimleriyle Güney Kıbrıs’tan satın alıp, yetkililere teslim eden Ticaret Odası, alkışlanmaya değer. Bu arada kıyılarına dört bir yandan akaryakıt indirilen Kuzey Kıbrıs’ta, neden böyle bir malzeme yoktur, o da ayrı konu…

DİPTEKİLER AKSA : AKSA, gereğinden fazla ekipman getirtiyormuş. Maşallah. Doğayı geri dönülmez bir şekilde kirlettikten sonra, ne yapsa boş. Baştan tedbir almayan, elinde bir kaza halinde mücadele edecek ekipman bulunmayan bir firmanın, hala bu şekilde mesajlar vermesine öyle sinirleniyorum ki. Bazı yalakaları da bu haberleri allayıp, pullama derdinde. AKSA bu bedeli ödeyecek, ödemezse, hesabını göz yumanlardan soracağız…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam