03 Aralık 2016

Evlat Nefestir

Evlat Nefestir
Haber İçi Üst

EVLAT SEVGİSİ… Evladını 8 yıl önce trafik kazası sonucu kaybeden İnci Ergüler Cabacaba, “evlat sevgisini” ve “anne olmayı” anlattı. “Evlat nefestir” diyen Cabacaba, “Anne olmak ise o nefesin yegane sahibidir. Anne demek, sabırdır, sevgidir, sorumluluktur, merhamettir” dedi

BİSKÜVİSİNE BİLE DOKUNMADI… Kızını her an yanında hisseden İnci Ergüler Cabacaba, “Ebru odasını tertiplememi istemezdi. Arada bir eşyaların tozunu almanın dışında 8 yıldır hiçbir şeye dokunmadım. Başucunda yarım bıraktığı bisküvisine bile. Ebru, o gün nasıl çıktıysa odası öyle” diye konuştu

Duygu ALAN
Balıkesir’de ikamet eden İnci Ergüler Cabacaba, 2 çocuk annesi. İnci Cabacaba, 17 yıl önce hayat arkadaşı ile resmen boşandı.
Cabacaba, eşi ile yollarını ayırdığında küçük kızı henüz bir buçuk yaşındaydı.
İnci Ergüler Cabacaba, 1986-2004 yılları arasında İstanbul Hava Yolları’nda yönetici asistan olarak görev yaptı ve buradan sağladığı kazanç ile iki kız evladına hem analık hem de babalık yaptı.
2004 yılında annesini toprağa veren İnci Cabacaba, devletten yetim maaşı almaya başladı. Cabacaba halen devletten aldığı yetim maaşı ile geçimini sağlıyor.

Hayata küstü
Pınar ve Ebru adında iki kız çocuğu annesi olan İnci Ergüler Cabacaba, küçük kızı Ebru’yu Gazimağusa’da meydana gelen trafik kazası sonucu kaybetti.
Gazimağusa’da 2 Nisan 2005 yılında meydana gelen kazada ağır yaralanan Ebru, 8 günden sonra hayata tutunamadı ve 10 Nisan 2005 tarihinde yaşama veda etti.
İnci Ergüler Cabacaba, canından çok sevdiği evladı Ebru’nun vefatı ile yıllarca hayata küstü.

Nefesini kaybetti
“Evlat nefestir” diyen acılı anne, “Ebrumu hiç unutmadım, acısı hala yüreğimde. Evlat nefestir. Ben Ebru ile birlikte nefesimi kaybettim” diye konuştu.
Evlat sevgisini ve anne olmayı anlatan İnci Ergüler Cabacaba, “Evlat dünyadaki en üst varlıktır. Anne olmak ise büyük bir sorumluluk, sabır, sevgi ve merhamettir.  Evlada kızarken bile annenin içi acır” dedi.

Bisküvisine bile dokunmadı
Evladını kaybettiği günden bu yana kendisinin de yaşayan bir ölüden farksız olduğunu söyleyen acılı anne İnci Ergüler Cabacaba, yıllardır kendine yalanlar söyleyip, kendi kendine rol yaparak ayakta durduğunu söyledi.
Cabacaba, şunları anlattı: “Ebru, hala benimle gibi hissediyorum, başka türlü düşünürsem yaşayamam. Ebru odasını tertiplememi istemezdi. Odası hala bıraktığı gibi. Arada bir eşyaların tozunu almanın dışında hiçbir şeye dokunmadım. O gün nasıl çıktıysa öyle, neyi nerede bıraktıysa yerinde. Arabasını da odasının penceresinin önüne çektirdim, 8 yıldır arabasına da dokunmadım. Öyle ki, Ebru, geceleri yatmadan yemiş yerdi. Yatağının başucundaki komedinin üzerinde duran yarım bisküvisine bile dokunmadım. Bugün oldu sofrayı iki kişilik hazırlıyorum. Dışarıdaysam Ebru gelecek diye saatinde evime giderim evdeyse her gün okuldan geldiği saati beklerim, sofrayı ondan sonra kurarım.”

Torunu yeniden hayat verdi
İnci Ergüler Cabacaba, kızı Pınar’ın doğum yapması ile birlikte koptuğu hayata gözlerine araladığını ve torun sevgisi ile hayata yeniden “merhaba” dediğini anlattı.
“Torunum olmasaydı daha ne kadar yaşayabilirdim bilemiyorum” diyen Cabacaba, “Evladın yeri bambaşka, hiçbir kişi, hiçbir sevgi evladın yerini tutamaz ama torun da bir başka. Eğer torunum olmasaydı, yaşadığım acı ile daha ne kadar yaşayabilirdim bilemiyorum” dedi.

“Ebru’nun izinden gidiyorum”
İnci Ergüler Cabacaba, iki evladının da pırlanta gibi olduğunu söyleyerek, evlatları ile her zaman gurur duyduğunu kaydetti.
Cabacaba, Ebru’ya dair güzel anılarını anlattı.
“Ebru, hayatını kaybettiğinde 19 yaşındaydı ve üniversite 3’üncü sınıf öğrencisiydi. Üniversiteye başlayacağı yıl, maaşımı alır almaz onu güzel ve kaliteli bir mağazaya götürdüm. Ne istediyse aldım. Poşetlere güç yetmiyordu. Alışverişten döndük, evin önüne geldiğimizde bana ‘Anneciğim sen in ben 5 dakika arkadaşıma seslenip geliyorum’ dedi. Eve geldiğinde alışveriş poşetlerini içeri taşımak için ayağa kalktığımda bana, tüm kıyafetlerini kimsesiz çocuklara bağışladığını söyledi. Şok oldum. Ebru ise ‘Üzerindeki kıyafetten başka tek kat elbisesi olmayan onlarca insan varken, benim her gün bir çeşit giymemi bekleyemezdin sanırım anneciğim’ dedi. Çok gururlandım. Evladım, çok duygusal ve yardımseverdi. Harçlığını biriktirir bağış yapardı. Bir gün bana, ‘Anneciğim, ben öldüğümde sen hala hayatta olursan lütfen organları bağışla. Gözlerimi de kime bağışladıysan o kişi ile iletişimini hiç kesme, çünkü onun gözlerine bakınca beni göreceksin’ dedi. KKTC’de Organ Bağışı Yasası olmadığı için evladımın bu vasiyetini yerine getiremedim ama hayır yapmak konusunda onun yolundan gidiyorum.”

“Her ölümlü kaza haberinde aynı acıyı hissediyorum”
İnci Ergüler Cabacaba, KKTC’de meydana gelen ve son zamanlarda artan ölümlü trafik kazalarına da değinerek, sürücüleri ve yayaları trafikte dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Ülkede yaşanan her ölümlü kaza olayında 8 yıl önce yaşadığı acıyı aynı şiddette yeniden hissettiğini söyleyen Cabacaba, ayrıca, evladını kaybeden tüm annelere “Yüreğim sizinle” mesajını verdi.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam