07 Aralık 2016

Erken Seçim ve Einstein

Haber İçi Üst

 

Kıbrıs meselesi sorunların en büyüğüdür ve bir şekilde çözümlenmelidir.
Ama bu sorun çözümlenene kadar diğer sorunları çözmek için gayret sarf etmeliyiz.
Özellikle de demokratikleşme yolunda ilerleme kaydetmeliyiz.
Demokratikleşerek, sorunlarımızı aşma becerimizi geliştirmeliyiz.
Tartışma kültürümüzü geliştirerek, sonuç alıcı bir şekilde meselelere yaklaşmayı bir yaşam biçimi haline getirmeliyiz.
Çok ama boş konuşmayı bir yana bırakmalı gerçekçi olmalıyız.
Buna gerçekten ihtiyacımız var.
Gelinen aşamada, ülke erken seçime gidiyor.
Artık bu yoldan geri dönüş yok.
Sandık kurulacak.
Sandık kurulmasına kurulacak da sonrasında ne olacak?
Sandıktan bu ülkenin sorunlarına çözüm üretecek bir sonuç çıkacak mı?
Neyse iç politika yazmayalım bugün.
Bu ülkede demokrasinin özümsenebilmesi için yürünecek daha çok yol var.
Hoşgörü için de aynı şeyi söyleyebiliriz.
Sapla samanı ayırmaya başladığımız zaman farklı bir noktada meseleleri tartışmaya başlayabileceğiz.
Ama bunun için daha zamana ihtiyaç var.
Birilerinin birilerini yok etmesi üzerine kurulan düzenlerde gün gelir nitelikli insan gücü tüketilir.
Nitelikli insan gücünün tüketilmesi sonucu ise toplumlar tükenme noktasına gelir.
Ama nedense hırslar, kişisel ve siyasi hesaplar gözleri kör ettiği için doğruyu görmek de zorlaşır.
Tahammülsüzlük ya da zayıflık saldırganlaştırır.
Ve rasyonellikten uzaklaşılır.
İşte o zaman tartışmalar akılcı ve doğru bir zeminde yapılamaz.
Yapılamadığı için de konuşması gerekenler susmak zorunda kalır.
Konuşmaması gerekenler ortamda egemen olurlar.
Bu ise toplumların hayrına değildir.
Neyse nereden nereye geldik.
İnsanlar fikirlerini söyleyip yazabilmekte özgür olmalı.
Ve kimse kimseyi fikirlerinden ötürü yargılamamalı.
İnsanlar fikirleri nedeniyle işlerinden edilmemeli.
Ölçü, yapılan işteki başarı olmalı.
Ama nerede…
Bizde başarı hep ikinci plandadır.
Ama siyasi bağlantı ise hep birinci planda…
Adam iş yapmaz ama siyasi bağlantıları ile bir yerlerde olmaya devam ederse, o ülkede sorun var demektir.
Bazen düşünüyorum da, sorunları aşma yolunda işe, her şeyi siyasete endeksli olarak değerlendirmemekle başlasak diyorum.
Siyaset odaklı yaşamayı bir yana bıraksak.
Etrafımıza daha bir objektif bakmayı başarsak, meseleleri ekonomi odaklı olarak değerlendirsek sorunlarımızı çözme yolunda mesafe kat edeceğiz.
Ancak seçime doğru giderken bunları söyleyip-yazmak, biraz fazla fantezi gibi kaldı galiba…
Hani o söz var ya “kasap et, koyun can derdinde” diye…
Bu yazdıklarım da biraz öyle oldu.
Neyse bugünkü yazımı bizim ODTÜ Kimya Mühendisleri Grubu’nda yer alan bir e-posta ile noktalayayım.
Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile gidermiş. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein’a;
… “Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum” demiş. Einstein gülümseyerek ona bir teklifte bulunmuş:
“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar… O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş ben de arka sırada seni dinlerim.”
Şoför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir fizik sorusu sormuş.
Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:
“Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip” demiş.
Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ı işaret ederek şöyle devam
etmiş: “Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile cevaplayacak.”
Netice:
1-Akıllı insanlar, akıllı insanlarla çalışır
2-İnsanın zekiliğinin yanında uyanıklığı da, insana çok şeyler kazandırır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil