08 Aralık 2016

Ercan, Rum tarafının korkulu rüyası

Ercan, Rum tarafının korkulu rüyası
Haber İçi Üst

AKEL’in Kıbrıs Sorunu Bürosu Başkanı Tumazos Çelebis’in Rum Ulusal Konseyi’ne 14 Haziran 2013’te sunduğu “non paper”de (belge olmayan belge. Simerini Gazetesi “anonim gizli belge” olarak tanımladı) Anastasiadis’in Maraş’ın Rumlara verilmesi önerisine Ercan Havaalanı konusunun da yer almasının, fiili tanınma tehlikesi içerdiği gerekçesiyle yoğun çekince belirttiği haber verildi.

Simerini “Meşruiyet Güvence Altına Alınsa Dahi Siyasi Yan Etkileri Büyük Olacak… Fiili Tanınma Tehlikesi… Uluslar Arası Hukuk Açısından Çok Karmaşık Mesele” başlığıyla yansıttığı haberinde, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun 7 Ağustos’ta Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve Rum Ulusal Konsey üyelerine ilettiği ve kaygılarını dile getirdiği belgenin zeminini de Çelebis’in bu “non paper”inin oluşturduğunu yazdı.
Kiprianu’nun 7 Ağustos’ta ilettiği belge ile AKEL’in, Anastasiadis’in Maraş’ın Rumlara verilmesi önerisinden kaynaklanan, Ercan Havaalanı’nın meşruiyet kazanması “tehlikesinden” duyduğu endişeyi dile getirdiğini hatırlatan gazete şöyle devam etti:
Çelebis Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’in 2 Haziran 2013’te RİK’e yaptığı ‘Ercan havaalanının işlemesine, uluslar arası meşruiyet konusu halledilmeden, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin denetimi altında olsa dahi izin verilmeyecek’ açıklamasını teferruatıyla yorumladı.
Çelebis’in Ulusal Konsey’e sunduğu notta (non paper) Maraş’ın iadesi konusunda geçmişte harcanan bütün çabaların boşa çıkmasındaki ana nedenin, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının, Timbu Havaalanı’nın açılmasını pakete ekleme talebi olduğunu hatırlattı. Çelebis meselenin hukuki ve siyasi iki yönü bulunduğuna işaret ederek ‘Uluslararası hukuk açısından konu karmaşık ve özellikle hassastır, sahte devletin dolaylı veya fiili tanınmasından kaçınılması için azami dikkat gerektirir’ vurgusunu yaptı.

“Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın Icao’ya kaydolmasına asla müsaade edilmemelidir”
Çelebis’e göre bu tür yan etkilerden kaçınılmasında en güvenli yol olarak, Ercan’ın Kıbrıs Cumhuriyeti’nin havaalanı olduğuna ilişkin kesin bir taahhüt öneriyor ancak bu Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilmesi imkânsız bir şeydir. Dahası hukuki açıdan da Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın nereye kayıtlı olacağı meselesi ortaya çıkacağını vurguluyor.
Çelebis notunda şunları kaydediyor:
“Chicago Sözleşmesi’nin 68. maddesine göre gerek uçuşlar, gerek kullanılan havayolu şirketleri üye devletler tarafından belirlenir ki bu örnekte Kıbrıs Cumhuriyeti’dir. Chicago Sözleşmesi’nin 92’nci maddesi sadece BM üyesi ülkelerinin üye olabileceğini belirtmesi nedeniyle ‘KKTC’ ICAO’ya üye olamaz. Dolayısıyla ‘Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın yapabileceği şey, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nden uçuş izni almak için başvuruda bulunmak veya 17. madde uyarınca başka bir ülkeye kaydolmaktır. Bu durumda üçüncü ülke elbette Türkiye’dir.
Benzer bir çaba 1993-1994 döneminde, Kliridis ve Denktaş’ın müzakere ettiği Güven Yaratıcı Önlemler paketi çerçevesinde harcanmıştı ancak eski Başkan Kliridis süreç içerisinde, öze ilişkin müzakere olmadan Güven Yaratıcı Önlemler’in Kıbrıs sorununun çözümü olacağını fark ettiğinden, sonuçlanmamıştı.
Dolayısıyla, her halükârda Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın ICAO’ya kaydolmasına veya bununla herhangi başka bir direkt ilişki kurmasına hiçbir şekilde müsaade edilmemelidir. Benzer şekilde, Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın ikili anlaşma yapmasına veya Uluslararası Sivil Havacılık hizmetleri konusunda çok taraflı anlaşmalar yapmasına da müsaade edilmemelidir çünkü böyle bir şey fiili tanınma tehlikesine gebedir.”

“Ercan’ın işlemesiyle KKTC, dış dünyaya tam erişimi elde edecek”
“Esasen, Ercan’ın serbest işlemesiyle, sahte devlet dış dünyaya tam erişim elde edecek ki bu pratikte sahip olmadığı tek şeydir. Serbest turist akışına, serbest ürün ticaretine, uluslar arasında serbest reklama kavuşacak, muhtemelen uluslar arası ürün veya turizm fuarlarına katılacak. Ticari temsilcilikler, v.b. tek eksiklikleri de jure tanınma olacak.”

“Avrupa Komisyonu bizi kapsamayan öneriyi sunarsa ne olacak?”

“Sonuç olarak, Ercan’ın işletilmesinin, paketin bir parçası olarak, bizim tarafımızdan şartlı da olsa kabul edilmesi havadan ve sadece meşruiyet elde edilmesi şartı ile ilan edilemez. Avrupa Komisyonu, bizi kapsamayan ilgili öneriyi sunarsa ne olacak? Bunun ötesinde, bu örnekte meşruiyetin güvence altına alınması hiç de kolay bir argüman değildir, bu başarılsa bile böyle bir kararın siyasi yan etkileri çok büyük olur. Dolayısıyla meselenin Ulusal Konsey’de görüşülmesi gerekir.”
Habere göre AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, Rum tarafında yayın yapan, Sigma TV’ye yaptığı mektupla ilgili açıklamada, meseleyi son Ulusal Konsey toplantısında gündeme getirerek Anastasiadis’e, öneriyi kendilerine vermeyi istemiyorsa, incelemesi için bir temsilci göndermelerine müsaade etmesini istediğini anlattı. Kiprianu “Hedefim, Sayın Başkan ile kamuoyu önünde değil baş başa konuşmaktır. Mektubun hedefi, Başkan Anastasiadis’i, önerinin gebe olduğu tehlikeler hakkında uyarmaktır. Zamansal olarak henüz önerinin nihai tesliminden uzaktayız” dedi.

Rum Yönetimi: Maraş ile ilgili masadaki tek şey, Füle’ye gönderilen öneridir
Fileleftheros “Maraş’la İlgili Masada Sadece Füle’ye Gönderilen Öneri… Partiler Timbu Havaalanı İle Herhangi Bir Bağlantıyı Kesin Dille Reddediyor” başlıklı haberinde Rum hükümet kaynaklarını adres göstererek, şu anda masada Maraş’la ilgili tek şeyin, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle’ye gönderilen öneri olduğunu, önerinin somut olduğunu ve Ercan Havaalanı ile alakalı hiçbir şey içermediğini yazdı.
Habere göre aynı kaynaklar, Füle’ye gönderilen öneride a) Maraş’ın eski sakinlerine verilmesi, b) Mağusa Limanı’nın Avrupa Komisyonu’nun sorumluluğunda açılması, c) “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin tanınması anlamına gelen Ankara Protokolü’nün hayata geçirilmesi ve d) Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerindeki başlıkların açılması ile ilgili olduğuna işaret ettiler. Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in bu öneri hakkında Rum siyasi partilerine, görüşmeleri sırasında bilgi verdiğine işaret eden kaynaklar, AKEL’in Maraş önerisiyle ilgili analizi vesilesiyle ‘var olan verilerden başka bir şey değildir” vurgusunu yaptılar.
Aynı kaynaklar Anastasiadis hükümetinin bu dönemde, Maraş önerisinin ötesinde, Maraş konusuyla ilgili müzakereler sırasında ortaya çıkabilecek başka senaryolarla ilgili de ön hazırlık yapmakta olduğuna işaret ettiler. Yapılmakta olan bu plan tatbikatlarının, hükümetin önüne gelen bilgiler temelinde, müzakereler sırasında gündeme getirileceklerini kimsenin göz ardı edemeyeceği, öngörülen ve öngörülmeyen senaryolarla ilgili olduğunu belirttiler. Müzakere masasına konulması halinde, Anastasiadis hükümetinin hazırlıklı olabilmesi maksadıyla, üzerinde çalışılan senaryolardan birinin de Ercan Havaalanı ile alakalı olduğuna işaret ettiler.
Gazete böyle bir ihtimalin varlığının Anastasiadis-Perdikis görüşmesi sırasında gündeme geldiğini belirtti ve Ekologlar ve Çevreciler Hareketi yetkilisi Yorgos Perdikis’in dün yaptığı açıklamada, Ercan Havaalanı’nın Maraş’ın açılması ile hiçbir bağlantısı olmayacağı teyidi aldığını söylediğine dikkat çekti.

Rum siyasi partiler Maraş-Ercan bağlantısına kesinlikle karşı
Rum siyasi partilerinin Maraş’ın Rumlara verilmesi ile Ercan Havaalanı’nın açılması arasında herhangi bir bağlantı olmasına yoğun itirazlarını ortaya koyduklarına işaret eden gazete haberini şöyle sürdürdü:
EDEK ve Meclis Başkanı Yannakis Omiru Maraş kentinin yasal sakinlerine iade edilmesinin yasadışı Timbu (Ercan) havaalanı ile bağlantılı kılınmasına kesinlikle ve kati surette karşı olduğunu söyledi. Omiru yasa dışı Timbu Havaalanı’nın herhangi bir şekilde işlemesinin ‘sahte devletinin tanınması tehlikesi içerdiğini’ kaydetti ve Maraş kentinin yasal sakinlerine iadesinin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye-AB müzakerelerinde üyelik başlıklarının açılmasına rıza göstermesiyle bağlantılı kılınmasına da kesinlikle karşı olduğuna işaret etti.
Mihalis Yorgallas (sözcü) EURO.KO’nun Maraş’ın iadesinin “yasa dışı Timbu Havaalanı’nın herhangi bir şekilde işleyişinin meşrulaştırılmasına kesinlikle karşı olduğunu açıkladı. Böyle bir gelişmenin yasadışı sahte devletin meşruiyet kazanması ve tanınmasının ilk basamağını oluşturacağına işaret ederek
“Maraş eksenindeki herhangi bir faaliyetin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına saygılı olması gerekir” vurgusunu yaptı.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil