06 Aralık 2016

Engelliler sizce özürlü mü?

Haber İçi Üst

E hade bendeniz direkt konuya dalayım yine/yeni/yeniden; Tabii ki de bi’engelli kardeşim asla özürlü değildir. Ne o özür-mözür, tuhaf-muhaf, abuk ve de sabuk tanımlama  ve an’ında saçma sapan kategorize etme girişmimleri! Klişe “Avrupa’ya giden bilir” demiyelim, sadece Kıbrıs’ın kuzeyinden başka bi’ülkeye gitmek yeterli; Engellilerin ‘erişim, ulaşım ve de dolaşım özgürlüğünün’ yerlerde olduğunun veya yine ‘yerlerde olduğunun’ ispatıdır bu geri kalmış ülke yapılanmamız. Başka ülkelere gittiğinizde; “Çok şükür bizim memlekette bu kadar engelli yok” diyebilirisiniz. Aslında fazlasıyla var ama onları evlerine hapsettik el birliğiyle. Her hükümet adayı siyasi partinin programında mutlaka engelli vatandaşlarımız için bi’madde(cik) vardır ama engelli dostlarımın o hükümetin başına gidip bi’acı kahve içecek engelsiz bi’çıkış platformu bulacak bi’şansları bile yok.

Gani gani rahmetle ortopedik engellilerin eski başkanı Mustafa Ağabey (Çelik) didindi durdu bu yolda; çok dirsek çürüttü, çok proje, çok pres ve de çok eylemde bulundu ama sonuçta hâlâ daha Mustafa Ağabey’i özlediğimiz gibi çağdaş bi’engelli kenti özlüyoruz. Aha bilgisayardan da Toygar Işıklı’nın “Hayat Gibi” adlı parçası çalar. Hayat gibi gerçekten zor ve de zalim anlar olur değerli engelli dostların bildik ihtiyaçları Allah’tan! Genelde kamu, özelde ise spor dünyamız engelli vatandaşlarımıza “özürlü” diyor. Neyin öz’rü? Ne özürleri var? Engelli olmak veya olmamak hangimizin kontrolünde olan bir durum onu da Allah bilir! Talebelerimiz de zaman zaman “özürlü” kelimesini kullanıyorlar ama biz düzeltiyoruz. Düzeltmekten de vazgeçmeyeceğiz. Bu konu her gündeme geldiğinde içimden hep sevgili Coşkun Kutay’ın meşhur lafı da gelmiyor değil! Hakemlerle ilgili her krizde “detaylarda boğulmayalım, esas mesele….” derken, o da “evet, zarfa değil, mazrufa bak” derdi sağolsun buba. Haklı da. Neyse, Antrenörlerin kimisi lider, kimisi yönetici vasıflıdır. Çok azında ‘lider yöneticilik komutası’ vardır. Tabii ağzıyla kuş tutsa yine de başarılı olma şansı çok azdır aslında lider yöneticinin. Asıl şampiyonlar protokol tribününde oturan başkan ve yöneticilerdir. Haa! bu arada lütfen “şeref tribünü” demiyelim artık. Diğer koltuklarda oturanlar şereften yoksun insanlar mı? Asla hayır.
Bu arada “kapalı” spor salonu da demiyelim lütfen, zira salon zaten kapalıdır. Neyse konuyu yine dağıttım galiba! Engelli vatandaşlarımızın sportif aktivitelere katılımı; fiziksel, zihisel, duygusal sağlık yanında, sosyal ve kültürel aidiyet duygusu da kazandırmakta. Tüm değerli başkanlar geçmişten günümüze kadar olan süreçte çok para, zaman ve emek harcadı. Az mücadele etmedi Çelik, Kortay, Kamalı, Kotak, Topçu, Barışel, Kibrit, Altıntaş ve tüm değerli yöneticiler. Hedef sürekli büyütüldü. Büyütülmeye de devam ediyor. Sevgili Tonguç Kotak kardeşimin de kaleme aldığı gibi “KKTCELL Tekerlekli Basketbol Takımı gerçek bir Avrupalı” oldu. IWBF’nin organize ettiği Euroleague 2 D Grubu’nda klasmana katılmak ve “gerçek” İtalya, İspanya, Rusya ve İsrail ile müsabaka yapmak boru değil. Bunun anlamı tecavüz edilen futbolumuzun Şampiyonlar Ligi Ön Elemeleri’ne katılması ile eşanlamlı. Müsabaka sonuçları ile ilgili bir yorumum yok. Esas meselem 650 gr.’lık bir basketbol topunun “engel” tanımıyor olmasıdır. Darısı diğer federasyonlarımızın da başına ama sanırım kargalar beyaz olunca.
Ülkemizin spordaki şu andaki yegâne temsilcisi olan tekerlekli sandalye basketbol takımına ne kadar yatırım yaptık? Çok çok az. E Türkiye Milli Takımı’na dahil olan iki sporcumuza ne kadar yatırım yaptık? E o da sıfır. Sonuç elde var sıfır. Kanımca asıl özürlüler; “EngelSİZ Hareketi’nin Manifestosunu” okuyup da uygulamayanlardır. Engelliler de umarım dikkate alınırlar bu seçim döneminde. Zira unutulması ki nüfusumuzun %7’sini engelli vatandaşlarımız oluşturmaktadır. Allah sağlık ve de akıl ezan versin inşallah, hepimize…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam