10 Aralık 2016

El-Sen yanlış yapıyor…

Haber İçi Üst

El-Sen bir süredir kendince (!) inisiyatif kullanıyor. Ne yazık ki yanlış yapıyor ve farkında olmadan sinsi bir planın parçası oluyor. Aslında ilk bakışta son derece doğru gibi görünen uygulama, özelleştirme niyetinde olanların ekmeğine bal sürüyor.
El-Sen şimdi ne yapıyor? Birikmiş elektrik borcu olup da ödeme yapmayanların hatlarını kapatıyor. Borcu ödeme planı yeniden yapılandırılmadan da ilgili kişi veya kuruma tekrar akım vermiyorlar. Bu sayede de bayağı geri dönülmez sanılan borcun tahsil edildiği söyleniyor. El-Sen, bir yerde sivil darbe (!) yaparak Elektrik Kurumu’nun yönetim kurulu görevini de üstlenerek bunu beceriyor. Sendikanın niyeti kurumun aslında zararda olmayacağını, beceriksiz yönetimler yüzünden bu halde olduğunu ve özelleştirme değil de özerkleştirme gerçekleştirilirse, zarar değil kar edeceğini ispatlamak.
Peki doğru mu yapıyor? Ya da daha doğru bir soruyla “Bu yöntemle özelleştirmeyi engelleyebilecek mi?” Ben diyorum ki engellemeleri olasılık dahilinde değildir. Bu yöntemle çabalar boşunadır. Hatta hatta bir adım daha ileri giderek ekliyorum. Sendikanın yaptığı bu yönteme siyasi irade bilinçli olarak ses çıkarmıyor, izin veriyor. Zira aldıkları talimat doğrultusunda özelleştirmeyi mutlaka yapacaklarken, kurumun mümkün olan en düşük borç seviyesinde devredilmesi yönünde bir arzu içerisindedirler. El-Sen’de şu anda maalesef bunu sağlıyor.
Kısacası El-Sen aslında farkında olmadan hükümetin isteği doğrultusunda icraat yapmaktadır. Hükümet bir yandan elektriği kesilen borçlulara sendikayı hedef göstererek para toplarken, bir yandan da ülkemizin gerçek sermayedarlarına aynı uygulamanın yapılmasını engellemeyi başarmaktadır. Bunun sonucunda da El-Sen, gerçek siyasi iradeye yakın kurumların ve şahısların elektrik borçlarına yönelik bir girişim yapmaktan da aciz kalmaktadırlar. Devlet kurumlarının önünde polisler, güçlü özel kurumların önünde ise özel güvenlikler elektrik saatlerini korumakta, El-Sen yetililerinin akımı kesmesine engel olmaktadır. Bu görüntü bile, inşallah yanılırım ama benim haklı olduğumun ispatıdır.
Karar verilmiştir. Elektrik Kurumu er veya geç özelleştirilecektir. Buna direnme adı altında yapılan borçların tahsil edilme eylemi ise planın sadece bir parçasıdır. Hiçbir özel müteşebbis içi tamamen boşaltılmış alacaklarını alamayan üstüne borçlu bir kurumu devralmak istemez. Ama ne yazık ki El-Sen bu borcu, gücünün yettiğinden tahsil ederek kapatmaya başlamış, kurumu satılacak duruma getirmiştir. Bu doğrultuda sendikacı arkadaşların kararlarını hızla gözden geçirmelerini öneririm.

Özelleştirilmeyi önlemek adına ne yapmaları gerektiğine gelince, sendika halkı yanına almadan bir şey yapamazlar. Halkı ikna etmeliler ve bu konuda mücadele ederken yanlarına almalıdırlar. Halka bu durumda başına gelecekler, tekelleşme pahalılaşma konusunda devamlı bilgi akışı yapılmalı, insanlar sendikanın yanına sokağa çağırılmalıdır.
İnsanlar bu çağrıya uyar sokağa çıkar mı bilemem. Uydu uydu, aksi halde günü geldiğinde özelleştirilme mutlaka yapılacaktır.

Ve şiir…
Şanssız Çocuk
Ne şanssızsın be çocuk!
Resa amcanın sütlü böreğini
Hiç tadamadın sen…
Yaz finallerinde sıkılıp dersten
Atlayıp bisikletlere Galadari’ye
Ayran içmeye gidemedin arkadaşlarınla…
Babanın verdiği harçlığı
Taksim de langırt oynayarak
Harcamayı da bilemedin…
Bak güzel çocuk
Bir zamanlar sana bu sokaklarda
Top oynadığımızı söylersem inanır mısın?
Ya da yoğurdu toprak kaselerden yediğimizi
Çeşmelerden akan suyu, gönül rahatlığıyla
Kana kana içtiğimizi.
Yok be çocuk çok şansızsın sen
Zira sana bir şey bırakamadık…

Anlayamadıklarım
Bir makale okudum geçenlerde… “Türk Toraks Derneği 14. yıllık kongresi açıklanan bilimsel veriler, kapalı alanlarda uygulanan sigara yasağının acillere başvuruları %23 oranında azalttığını gösterdi. Kocaeli Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Füsun Yıldız, başkanlığında yürütülen çalışmanın sonuçları şok edici bilgiler sunuyor. Kocaeli ve çevresinde bir yıl önce % 31,2 olan sigara içme oranı % 24 gerilerken alerjik nezle hastalığında %62, bronşit hastalığında % 40 ve KOAH alevlenmelerinde %21 azalma olduğu bilimsel olarak kayıtlara geçti” diyordu özet olarak… Buraya kadar iyi güzelde, bunu okuduktan sonra anlayamadığım konu şu: Bizim yetkililerimiz ülke sağlığını düzeltmenin yolunun hastanelere kapı pencere koymak, olan hastalığın tedavisini yapmaktan ziyade, hastalığın oluşmasını önleyecek tedbirler almakla sağlanacağını ne zaman anlayacaklar? Bu hafta da bunu anlamadım işte…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil