06 Aralık 2016

Eğer acımasız kapitalist sistem törpülenmez, ehlileştirilmez ise!

Haber İçi Üst

Kapitalist ekonomik sistemin çok önemli, olmazsa olmaz dedirtecek, iki güzel meziyeti var. Bir, insan tabiatını, içgüdüsünü dikkate alır, üretkenlik yaratır. İnsanlar kendi yaşam tecrübelerinden, içgüdülerinden bunu iyi bilirler. Eğer insan mal, mülk biriktiremez, üretim araçlarına şahsen sahip olamaz, bunları evladına, torununa bırakamaz ise, ürettiğini üretmeyenle eşit paylaşır ise, işlemez, alın teri dökmez, potansiyeli kadar asla üretmez. Kapitalist sistemin ikinci güzel meziyeti, insanların ihtiyacına göre, yani talebine göre üretim yapar. Her malın ve hizmetin alımına harcanan para, harcanan miktarda o malın üretilmesi için bir ağırlıklı oydur. Talep halktan gelmeyip, tepeden empoze edilmediği müddetçe (külliye?) bir faydadır, refahı artırır. Faydalı ile karıştırmayın. Ben sigara veya alkollü içki alırsam, tıbben zararlıdır tabii, ancak benim tercihim olduğu, bir ihtiyacımı giderdiği için ekonomik bir faya sağlar. Benim de sağlığa zararlı tüketime bir zafiyetim olduğu için, bana emreden “baba” devletten (nanny state) hiç hoşlanmam. Yani kapitalist sistem doğru dürüst uygulandığında kaynak israfı yapmaz, üretim kaynaklarını arzularımız doğrultusunda seferber eder.
Ancak şunları iyi bilmemiz gerekir. Kapitalist sistem başıboş bırakıldığında, vahşi kapitalizme döner. Yukarıda belirttiğim iki güzel meziyetini de ters yüz eder. Acımasız orman kanunundan bin beter olur. Tabiattaki gibi güçlü güçsüzü ezer, yer, yok eder. Halbuki sistemden beklenen üretenin üretmeyeni ortadan kaldırıp, kuru dalları budasın. Güçlü aslanın karnı doyunca durur. Vahşi kapitalizmde öyle mi ya? İnsanda, genelde doyum yok.
1- Bir kapitalist sistemin sağlıklı işlemesi için, güçsüzler dışında (dip not), kimseye üretmeden tüketebilme imkanı vermemesi lazım. Üretmeden, alın teri dökmeden, bedavadan mal, mülk edinmek, veya bunun tersi biriktirilmiş alın terinin elinden alınması; Çalışanı, dürüstü değil, tembeli, hırsızı, yağcıyı, rezili kollaması, üretim motivasyonunu yolundan çıkarır, üretmeden tüketme yollarına saptırıp, sıradan insanları dejenere eder, üretimden koparır. (Bizde?)
2- İyi bir kapitalist sistemin temelinde rekabet unsuru yatır. Rekabet hem girdilerin ( kaynakların) en verimli kullanılmasını sağlar, hem kaliteyi artırır. Kamburları, ölü dalları budar, temizler, hem de kıt kaynakların insan istek ve refahı doğrultusunda yönlendirir. Ancak kati surette monopollere fırsat vermemekle kapitalist sistemin faydasını sağlarız. (Bizde?) Ayrıca rekabet her yerde şart olduğu gibi, kamuya girmede liyakat, terfilerde liyakat, üretkenlik de sağlıklı bir kapitalist sistemin gereğidir. (Bizde?)
3- Bu sistemde bir mal ve hizmetin üretiminin tüm maliyeti o mal ve hizmeti üreten ve tüketene ait olması şarttır. Ancak bu sayede kaynaklar verimli ve halkın refahını, eldeki imkanlarla, azamiye çıkaracak şekilde kullanılmış olur. Yani ben, örneğin, hellim üretirim, açıkgözüm, hellim artık suyunu zararsız hale getirme maliyetini üstlenme yerine, artığı dereye bırakır, maliyeti dere boyunda oturan insanlara veya topluma (hükümete) bırakırım. Bu olanağım var ise bu sistem işlemez. Maliyet veya faydayı yaratana aktarmaz iseniz sağlıklı kapitalizm olmaz. (Bizde?) Çevreyi kirleten, yola çöp atan da öyle; maliyetini topluma aktarır. Veya tersi, ağaç eker, şahsen maliyeti olur ama faydası yalnız kendine değil, başkasına, topluma da bunu yansıtır. İşte, yasaklar, caydırıcı cezalar, vergiler, diğer yandan teşvik edici sübvansiyonlar bu gibi ekonomik rasyonelliğe dayandırılmaz ise kapitalizm sağlıklı işlemez. (Bizde?)
4- Sistem üretim ve bunun neticesi istihdam bakımında güçlüdür. Ancak ithalatta “damping”i bilinçle önlemez iseniz; Mukayeseli avantajınız olan yerel üretiminize, dış rakiplere eşit olanakları ve imkanları sağlamaz iseniz; Yabancı sermayeye yerli yatırımcınızın yapamayacağı (know-how eksikliği), ülkeye teknoloji getiren, doğayı bozmayan, ürünü, ülkeyi dış pazarlara açacak olan hususlara dayandırıp izin vermez iseniz; Dıştan emek ithalatını ihtiyaca göre kontrol etmez iseniz, sistem sağlıklı idame ettirilemez ve istihdam yaratma kabiliyetini yok edersiniz. (Bizde?)
5- Şunu bilmeliyiz ki kapitalizmin bünyesi ve yapısı ekonomik krizlere yatkındır. Nitekim ortalama her yedi yılda bir bu fecaati az veya çok görürsünüz. Sistemin kontrolsüz yarattığı aşırılığı, kuduzluğu planlama ve zamanında önlem alma hem krizleri önler veya derinliğini azaltır, tahribatı asgariye indirirsiniz. Köylülerimiz plansızlığın neticesini çok iyi bilir. Bir yıl her ne sebepten olursa olsun, domates az çıktı. Çıkaranlar çok kar eder. Ertesi yıl hepsi domates eker. Fiyatı beş para olur, hatta domates atılır. Rum mali sektörü, dıştan bol para, imkan gördü, Yunanistan’a yüksek faize yatırarak imkanı daha da çoğalttı. Yani iş kuduzluğa döndü, boyunu ve becerisini aştı. Merkez bankası başta olmak üzere, hükümet uyudu, balon şiştikçe şişti, bir kaçınılmaz iğne, balon büyük bir tahribatla sonunda patladı. Ayakları yere basmayan, suni her olay, bizde eskiden bohçacılık, şimdilerde mukayeseli avantajımıza dayandırılmayan, Türkiye’de veya Güney’de eksikliğine dayandırılan gazinoculuk veya kaliteye önem vermez isek, yüksek eğitimi bekleyen akıbet de inşallah böyle olmaz.
6- Ekonomisti bol, Greenspan gibi “başarılı!” sayılan bir Merkez bankası guvernörü olan bir ülkede olanlara bak. Greenspan zannedersem mühendistir, sonradan yüzeysel ekonomiye bulaştı. Her üretilen mal ve hizmet bir sebepten dolayı tüketilmez ise ekonomi daralmaya başlar. Üretilen mal ve hizmete fazla talep doğarsa enflasyon ve onun tahribatı olur. Bu dengesizliği görüp süratle otorite kamu yatırımını açığı veya fazlalığı giderecek şekilde artırıp azaltıp veya işleyecek durumda ise, faizlerle veya her iki enstrümanı kullanarak dengeyi sağlıklı kurar ve durur. ABD’de ne oldu. I.T. sektöründe durgunluk başlayınca parayı bollandırdı, faizleri düşürttü, finans sektörü bol bol önüne arkasına bakmadan “mortgage” verdi, inşaat sektöründen başlamak üzere ekonomide bir hareketlilik başladı, Greenspan epeyi övgü aldı, finansçılar aldıkları prime bayıldılar, kredi alacaklarını paketleyip, paketleyip dünyaya sattılar. Tekrar be tekrar ödeyemeyecek olanlara dahi ev kredisi verdiler. Ev fiyatları arttı. Herkes memnun. Gelsin paralar bonuslar. Dur diyen yok. Merkez Bankası uyur. Suni olay. Balon şiştikçe şişti. Kuduzluk galebe çaldı. İğnecik ortaya çıktı. Alınan borçlar ödenememeye başladı. Ev fiyatları düşüşe geçti. Balon güm diye patladı. Bir de globalleşen finans işi; hade bakalım dünya, çek çekebilirsen, başta finans arkadan reel sektör, tedbir almada gecikme oranında, hala daha devam eden ekonomik bir bulaşkan harabe yığını. Eğer güncel verilerle ekonomiyi bilinçli takip, süratle ve zamanında gerekli tedbir alınmaz ise, kısa vadeli getiri ve suni refahın zevkine dalınırsa, olacak budur işte.
Acaba bizde hangi ekonomik sistem uygulanır? Bilen varsa beni aydınlatsın!

Not: Güçsüz= Gereği gibi bakılmayan çocuk, yaşlı; engelli; hayvan.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam