10 Aralık 2016

Efendi Toronaga

Haber İçi Üst

Geçtiğimiz hafta, Tıp Bayramı sırasında Sağlık Bakanı Dr. Ertuğrul Hasipoğlu’nun sözleri gündeme bomba gibi düştü. Ertuğrul Bey’in konuşmasını canlı izleyen biri olarak, daha konuşmaya başladığı anda bir şeyler olacağını hissetmiştim. Sağlık Bakanı aşırı gergin ve yorgun görünüyor, birde sanki güne çok hazırlıksızmış gibi konuşuyordu.
Daha ilk cümlelerinde saldırgan ifadeler kullanmaya başlamıştı. Az önce hekim örgütleri yöneticilerince bakanlığına yönelik eleştirileri yanıtlamaktan öte bütün suçu onların boynuna asıyordu. Konuşma o boyuttaydı ki, hani bir Tıp Bayramı töreninde olduğumuzu unutsak, kendimizi yaramaz çocukları haşlayan okul müdürünün odasındaymış gibi hissedebilirdik. Zaten salondan ilk homurtular da bu sıralarda yükselmeye başlamıştı.
Ne var ki, Sayın Hasipoğlu, bu homurtulara rağmen konuşmasını uzattı da uzattı. Ne yazık ki sonunda çamura bastı. Eski bir bakana atfen söylediği sözler, önce salonda 3-4 kadın hekimin sonrada tüm ülkedeki kadın erkek tüm aydınların tepkisini çekti.
Konuşmalar sonrası Tabipler Birliği Salonu’nda düzenlenen kokteylde yanına gittim. Ona neden bu kadar sinirli ve gergin olduğunu sordum. Sanırım o da biraz durumdan rahatsızdı. “O kadar çok üstüme geldiler ki gerildim. Onlara yanıt vermek istedim. Oysa cebimde bugün için hazırladığım yazılı konuşmam vardı. Ama onu çıkarıp okuyamadım. Çok sinirlendirdi beni arkadaşlar” diye yanıtladı.
Bir şey demedim yanından ayrıldım. Sonra bir geçmişi düşündüm. Ertuğrul Bey daha önce de Sağlık Bakanlığı yapmış o dönemde de genelde “ben” eksenli bir idare tarzı yürütmüştü. Ancak o zamanlar gerek yaptıkları gerek konuşmaları ile etrafını etkileyebiliyor, tahakkümünü sağlayabiliyordu. Sertleşse sinirlense de kontrolü kaybetmiyordu… Bu nedenlerdir ki o zamanlar bizim aramızda kendilerini , “Shogun” adlı televizyon dizisindeki komutandan esinlenerek “Efendi Toronaga” olarak adlandırmıştık. Efendi Toronaga , etrafını koruyan , iş üreten , dediği dedik, otoriter, ama ağzından çıkacak lafı bin defa düşünerek konuşan bir karakterdi… Belli ki bizim Toronaga bu özelliklerini kaybetmiş…
Nitekim Ekim 2012’de yapılan genel kurulda görevi devralan yeni Tabipler Birliği başkanı ve yönetiminin kendisine yaptığı nezaket ziyareti sırasında “herkes aklına geleni yapamaz, su tahlili yapamaz” diyerek, ülkenin en geniş tabanlı hekim örgütünü “HERKES” olarak algılaması da bence büyük bir gaftı. Belli ki Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin işlevinin neler olduğunu geçen zaman içinde unutmuştu.
Aynı şekilde sayın bakan, Tıp Bayramı törenlerinin son yirmi yıldır bayram havasından çok bir eleştirisel yaklaşım içinde geçtiğini de unutmuş olmalı. Bu nedenle de bakanlığına yapılan eleştirileri cevaplamayı bir kaç dakika içinde sinirli bir ruh hali içinde kafasından hazırlamış. Sanırım uzun konuşma hevesi yanı sıra, agresifliğini fark edip bir espriyle konuşmasını tamamlamak ihtiyacı hazırlamış ama maalesef iyice çuvallamıştı.
Tıp Haftası’nda gündem sağlık sorunları olmalı, onlar tartışılmalıydı. Sağlık Bakanının söylemi ile sağlık sorunları bir kenara itilip sosyal bir sorun ön plana alındı. Bari o sorunu çözmeye vesile olsa…

Anlayamadıklarım
Meclisimiz bir türlü nisabı bulup toplanamıyor. Toplantı devamlı 48 saat ileriye alınıyor. İyi güzel de eğer yarın bir iş yerinde emekçiler de nisabı sağlayamazsa, iş yerinden ayrılıp 48 saat sonra gelmeleri söz konusu olabilir mi? Olursa vekiller gibi maaşçıklarını eksiksiz alabilirler mi? Bu hafta da bunu anlayamadım.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil