11 Aralık 2016

Dürüst, “Kaşif” demedi…

Haber İçi Üst

 

Kemal Dürüst’ü aradım dün.
Hem geçmiş olsun dedim, hem de haliyle kurultaya da değindik.
Sayın Dürüst, oldukça kırgın bu süreçte. Hastalığı sırasında gösterilen ilgiden memnun. İrsen Bey de ziyaret etmiş kendisini… Derviş Bey de… Ahmet Kaşif de tüm ekibiyle yanına gitmiş.
UBP Kurultayı’na yönelik son açıklaması, Güzelyurt İlçe Başkanlığı seçimi öncesi şuydu:
“Ben İrsen Küçük’e karşı değilim. Karşı olduğum, Ahmet Çaluda’nın ilçeyi idare şekli. İrsen Bey ise bunu kendine yönelik olarak algılıyor.”
Yorum da şuydu: Kurultayda Küçük’ü destekleyeceğim ama ilçede adayı Çaluda’yı desteklemeyeceğim…
Bunu sordum: Açıklamanızda değişiklik var mı?
Bakın neler anlattı:
“İyi bir UBP’liyim. Ailemi düşünüyorum. Arkadaşlarımı düşünüyorum ve buna göre hareket ediyorum.
UBP’liyim ve kalan yaşamım boyunca iyi bir UBP’li olarak siyasette ya da dışında, partime hizmet etmeyi sürdüreceğim…
Sonuna kadar UBP ve sonuna kadar halka hizmet benim için önemli.
Çok üzüldüğüm bir dönem geçirdim. Yarından itibaren sokağa çıkabilirim. Üzüldüğüm günler geçirdim.
Tek tesellim evime gelen ve beni ziyaret eden arkadaşlar.
Bu süreçte Derviş Bey, İrsen Bey ve Ahmet Bey ekipleri ile beni ziyaret ettiler. Partinin üst yönetiminin ilgisinden de memnunum. Hiç yalnız kalmadım.
Ancak kurultaya kısa bir süre kala herhangi bir adaydan yana tavır açıklamayı düşünmüyorum.
Daha önce açıkladığım tavır biliniyor.”
Konuşmamız böyle…
Ama benim algım da şu. Bu süreçte Dürüst, Kaşif ile hiç bir araya gelmedi ve destek açıklamadı.
Küçük’ün kendisine yönelik bir adım atmasını bekliyor. Algım bu…
Kurultaya 72 saat kaldı. Dürüst “Kaşif” demedi.
“Üzgünüm” dedi ama “Küçük’e eleştiri” yapmadı.

Kararı sessiz çoğunluk verecek
Bir Cumhurbaşkanı…
27 milletvekili…
13 belediye başkanı…
Epi topu seçilecek olan bir parti genel başkanı.
Düzey düştükçe düştü…
Seviye yerlerde sürünüyor…
Kavga iktidar kavgası.
Toplumsal tek bir mesele gelmedi gündeme…
Sanırsınız ki, 27 vekil, 13 belediye başkanı ve bir Cumhurbaşkanı verecek kararı…
1439 delege var toplamda…
40 kişiyi çıkarın geriye kalan bin 399…
Ziyamet’ten Hüseyin Çelikkan
Lefkoşa’dan Şaziye Güvenli…
Boğaztepe’den Hasan Kara…
Aygün’den Erdal Türksoy…
Demirhan’dan Emir Ahmet Mantar…
Güzelyurt’tan Ahmet Erdenay…
Girne’den Mehmet Nevzat…
Lefke’den Olgun İncesu…
Alaniçi’nden Hacı Bağı…
Çatalköy’den Salih Höyük…
Kömürcü’den  Ergin Yeşilciova…
Kalkanlı’dan Ferit Şekerzade…
Avtepe’den Naim Ataoğlu…
Güngör’den Aydın Fener…
İskele’den Fatma Taşkan…
Mağusa Canbulat Mahallesi’nden Yusuf Volkan…
Çınarlı’dan Enol Hüseyin…
Lefkoşa Akkavuk Mahallesi’nden Mustafa Bük…
Yeniceköy’den Hayrettin Bardak…
Tatlısu’dan Hacı Çelik…
Karaağaç’tan Güney Peler…
Yeşilköy’den Evrim Kayıkçı…
Yeşilova’dan Burhan Konuksal…


Ve yüzlercesi daha…
Orada bir halk kitlesi var…
Yüzlerce…
Halka giderek belediye meclis üyesi seçilmiş…
Parti meclisi üyesi olmuş…
Aza olmuş…
Muhtar olmuş…
UBP’ye gönül vermiş…
Oy vermiş…
Kıyak da görmüş, bedel de ödemiş…
Ve diyeceğim o ki…
UBP delegesi 72 saat sonra kararı verecek…
Atun Küçük’ü desteklemiş…
Kamil Kaşif’i desteklemiş…
O gitmiş…
Bu gelmiş…
Orada bir halk kitlesi vardır ve aslolan da halkın öğretmenliğidir.
UBP delegesi karar verecek…
İrsen Küçük ile başlayan oy verecekler listesi…
İskele delegesi Ziyamet sakini Vechi Kumsal ile bitiyor…
Bin 439 kişi…
Kararı verecek olan yukarıdakilerin “iktidar ve makam” kavgası değil…
Halkın gelecek kaygısıdır.
Öyle de olmalıdır…

 

Kavganın bir nedeni de…

Derviş Eroğlu, eleştiri dozunu iyice artırdı.
Bir taraf olan kişiden ziyade…
Aday gibi davranıyor.
Kurultay sürecinde atılan birçok adımın kendisine yönelik bir “UBP tarihinden izlerini silme” olarak algılıyor…
“Ben ve ailem yıllardır UBP için çalışıyoruz. UBP’ye çalışmaktan başka ne yaptık?” diye de soruyor.
Aslında, kavga da burada yatmaktadır.
“UBP’ye kim sahip olacak?”
Zira UBP’ye hükmeden, ülkeye de hükmediyor.
İrsen Küçük bu kavgada kararlıdır. Kurultaydan sonra da eğer başkan seçilirse, bu kavga devam da edecek.
Günlerdir yazılan bir şey var.
“İrsen Küçük UBP’den ayrılarak TAP’ı kurdu…”
Nedeni ise, İrsen Küçük Cumhurbaşkanlığı’na aday olmak istedi, parti başkanı da kabul etmedi.
Denktaş bağımsız adaydı ve UBP kendisini destekleyecekti.
Küçük, “UBP kendi adayını çıkarmalı ve desteklemelidir” diyerek, bunda ısrar etti.
Olmayınca da “UBP’yi ikna edemedim” diyerek istifa etti.
Küçük, bunu anlatmaktan çekinmiyor.
Geçmişte yaşanan bu olay, bugüne uyarlandığı zaman…
Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi de yeni bir “Küçük-Eroğlu” kavgasına neden olabilir.
Eğer siyasette çok şey değişmezse…
Küçük’ün kafasının arkasında bence bu vardır…
Eroğlu’nun da böyle bir endişesi belli ki vardır.

Töre: “Ben topaç mıyım?”
UBP Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre…
Siyasetin en çok eleştirilen isimlerinden bir tanesi.
Ahmet Kaşif’in basın toplantısındayız…
Toplantı tamamlandı…
Sevgili Deniz Gürgöze ile sohbet ediyoruz.
Bu arada Zorlu Töre bize doğru yürümeye başladı.
Deniz, “Zorlu Bey, sizin de kurultaya 48 saat kala, İrsen Bey’e destek vereceğinizi duyuyoruz…” dedi.
Espri mahiyetinde söyledi tabii bunu…
Zorlu Bey, sağlam bir ciddiyet içerisinde, “Ne münasebet, ben topaç mıyım?” diye cevap verdi.
Deniz de ben de aynı tepkiyi verdik: Aman ha büyük konuşmayın…
Zorlu Bey, özellikle Ersan Saner’in gidişine belli ki çok içerledi.
“Aylardır birlikteyiz. Şunun şurasında, kurultaya 3- 5 gün kalmış. Giden kendi gider. Yanında delege falan da götürmez. Ama aylardır bir duruşumuz var. Seçmene karşı bir sorumluluğumuz var. Nasıl hesap verebiliriz ki?” diye de ekliyor Töre.
Sonra da Deniz’e dönüp, “Ben topaç mıyım Deniz Hanım?” diye bir soru soruyor…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil