10 Aralık 2016

Dünya Bankası raporu…

Haber İçi Üst

Neredeyse bir yıl UBP Kurultayı ile yatıp kalktık.

Her yeni günde UBP Kurultayı’na ilişkin yeni senaryolar yazılıp çizildi.
Sonuçta UBP Kurultayı geride kaldı.
Kurultay biter bitmez Lefkoşa Türk Belediye Başkanlığı seçimine odaklandık.
Ve nihayet onu da geçtiğimiz pazar günü geride bıraktık.
Umarım gelinen aşamada yeni bir seçim krizi gündeme gelmeden siyaset ülke sorunlarına odaklanacak zamanı bulur.
Ülke sorunlarına çözüm üretecek adımlar atılır.
Önce Lefkoşa’dan başlayalım.
Kadri Fellahoğlu’nun işi hiç de kolay değil.
On dört ay sonra yeniden bir seçim var.
Seçime kadar geçecek sürede Fellahoğlu’nun Lefkoşa Türk Belediyesi’nin sorunlarının tümüne çözüm üretmesi kolay görünmüyor.
Hükümetle Fellahoğlu’nun ilişkileri bu sürecin nasıl şekilleneceğini belirleyecek.
Belediyede ciddi bir kaynak sorunu olduğu ortada…
Umarım Lefkoşa, partisel çıkar ve beklentilerin önüne geçer.
Partisel çıkar ve beklentiler meselesinden söz açılmışken oradan devam edelim.
Ülkenin genelinde gelinen aşamada artık partisel çıkar ve beklentileri ikinci plana çekme ve toplumsal çıkar ve hedefleri öne çıkarma zamanıdır.
Bunun için belki de ilk adım olarak, 1980’li yıllardan itibaren baş gösteren ve devleti çökerten, “parti-devlet” bütünleşmesi anlayışı terk edilmelidir.
Kamu Yönetiminde ciddi anlamda reforma ihtiyaç vardır.
Bu konuda raflarda beklemekte olan Dünya Bankası raporu, Kuzey Kıbrıs’ın çehresinin değişimini sağlayabilecek önemli bir araç olabilir.
Bu noktada İrsen Küçük hükümetine büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Gelinen noktada İrsen Bey ülkede “değişimin” liderliğini etkin ve hızlı bir şekilde yüklenerek yaparsa hem partisini hem de ülkeyi bir başka boyuta taşıyabilir.
Ama korkak davranır, bildik siyasi ayak oyunlarının esiri haline gelirse, bundan hem kendisi hem de ülke zarar görür.
Kurultayın ve belediye seçiminin geride kalmış olması iktidardaki Ulusal Birlik Partisi için bir fırsattır.
Bu fırsatı hem Lefkoşa, hem de ülke için atacakları doğru adımlarla etkin bir şekilde kullanırlarsa bir fark yaratabilirler.
Yoksa bildik kısır siyasi anlayışa teslim olarak, parti rozetini esas alan bir siyasi anlayışla kararlar üretmeye devam ederlerse, sıkıntılar da artar.
Eminim ki ülkedeki siyaset yapma anlayışı, delege yapısı, parti içi ilişki biçimleri ve değerlendirme şekilleri İrsen Bey’e Kurultay sürecinde çok şey öğretmiştir.
Geldiğimiz bu noktada İrsen Bey kararını vermeli ve adımlarını ona göre atmalıdır.
Ülkede ciddi anlamda bir değişime ve topyekun bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç vardır.
Kamuda etkin ve verimli bir yapı için acil bir şekilde reform yapılmalıdır.
Dünya Bankası raporu bu konuda bize yol gösterecek bir araç olarak kullanılabilir.
Siyasi partiler ile seçim ve halk oylaması yasaları değiştirilmeli, demokrasinin önü açılmalıdır.
Artık böyle devam edemeyeceğini sanırım herkes teslim eder bir noktaya gelmiştir.
Ülkeyi sevmek, milleti sevmek,  gençlerin bu ülkede gelecek arayabilecekleri bir ortamı yaratacak siyasi kararlılığı göstermeyi gerektirir.
Slogan milliyetçiliği ya da devrimciliği ile bir yere varmak mümkün değildir.
Dünya değişmiştir. Ve bu dünyada toplumsal varlığımızı sürdürebilmek için değişime ayak uydurmak, bunun için de değişmek zorundayız.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil