03 Aralık 2016

Dün “yarın” demiştin

Haber İçi Üst

“Benim hayatım benim teknolojim” der ya bi’reklam filmi, doğrudur onun teknolojisi onu bağlar bağlamasına ama buna karşılık teknolojik uyumumuz sayesinde hareketsiz bir yaşam da bizi bağlar tıpkı bi’sürüngen gibi. “Benim hayatım, benim kurallarım” da diyebilirsiniz. Ona da eyvallah. Doğrudur, sizin hayatınız sizi ve ailenizi bağlar. Buna da eyvallah ama ya ertelenen hayallerimiz kimi bağlar? Çocuklarımızı mı? Asla! Sürekli olarak “yarın” diyoruz ve o “yarın(lar)” hiç bitmek bilmiyor. Bir zamanlar bu toplumın yarınlarıydık ama artık maşallah et bullisi stili yarı prostat ve andropoz arifesinde ha’bire sona doğru ve son sürat yaşlanmaya devam ediyoruz. Yürümüyoruz, koşmuyoruz, çevirmiyoruz. Egzersiz eğitimimiz maalesef çok yetersiz. Kaliteli ve yeterli uykumuz da yok. Sosyal baskılardan kurtulamıyoruz. Yoğun iş yaşamı, yetersiz ve dengesiz beslenmemiz de cabası. Kilo problemi, kolesterol, damar sertliği, hipertansiyon ve hormonal dengede sorunlar yaşıyoruz. Maalesef doğal ürünlerden uzaklaştık. Eskiden ‘fast food’ vardı, artık bunun yanına cips, dondurma, kola gibi tatlı zehirleri barındıran ‘junk food’ da sahnede. Bu kültürü de benimsedik. Bunların yanında unutmayalım ki, ömrü uzatılmış yiyecekler bir o kadar ömrümüzden çalıyor. Egzersizin fiziksel boyutu bir yana, hem psikolojik hem de sosyolojik kazanımları da mevcut. Fiziksel boyutunu kısaca inceleyecek olursak; Kalp ve damar sağlığını geliştirir, diyabetin ve kanserin önlenmesinde rol oynar, romatizmal eklem hastalıklarından korur, kolesterol sorununun çözümünü kolaylaştırır, hipertansiyonu önler, ürik asidi vücuttan uzaklaştırır, yorgunlukla başa çıkma yeteneği kazandırır, kemik ve kas gelişimini güçlendirir, vücut yağ yüzdesinin azaltılmasında etkilidir, uykuyu düzenler, sindirimi kolaylaştırır ve cinsel yaşamı kaliteli bir seviyeye yükseltir. Egzersiz için vakit ayırmadıkça, hiçbir zaman vaktiniz olmayacaktır. “Herkesin kendine günde bir saat ayıracak zamanı vardır” diyor Microsoft’un emekli kurucu patronu Bill Gates. Haklı da. Milyarder patronun vakti var da bizim mi yok! Günlük sosyal veya profesyonel yaşam içerisinde en azından; asansör kullanmayıp, merdivenleri tercih etmek, arabanızı işyeri veya evin 1 km. uzağına park etmek, hızlı ve ritmik bir şekilde yürümek ve ofiste germe cimnastiği yapmak hareketsizliğimizi azaltacaktır ama ‘asla kesmez’ inanın! Egzersiz şart oldu a dostlar. Bu süreçte egzersiz esnasında uyulması gereken kurallar özetle aşağıdaki gibidir:

* Egzersiz öncesi, esnası ve sonrasında mutlaka sıvı alınız. Uzmanlar su veya maden suyu ve muz alaşımını tavsiye ediyor. Bunun yanında açlık şekerini yukarıda tutacak bi’meyve de afiyetle şarttır…
* Doktor kontrolünden mutlaka geçiniz. Rutin kan tahlillerini ihmal etmeyiniz. Özellikle yağ yakmada sıkıntısı olanlar rutin olarak tiroid tahlillerini yaptırmalıdır. Aksi takdirde akıntıya kürek çekersiniz…
* İyi bir ısınma ve soğumayı ihmal etmeyiniz. Germe cimnastiği tamamdır…
* Beslenme prensiplerine uyunuz. Egzersizden 3-4 saat önce ve sonra sindirimi kolay besin öğelerini alınız. Bu yolda profesyonel bi’diyetisyen baskısı da şart…
* Yağ yakmak istiyorsanız egzersiz nefes nefese kalmayınız. Bol oksijenle, ritmik ve de ılımlı egzersizle bu işler olur. Aksi takdirde performans işkencesi orta ve uzun vadede iş görmeyecektir. Koşu-yürüyüş programı ve bisiklette pedale basmak tamamdır…
* Trafik, sakatlıklar, hastalıklar için uygun malzeme ve teknolojiyi ihmal etmeyiniz. Özellikle ayak, diz ve bel sağlığı için ayakkabılarınızız 6 ayda bir yenileyin…
* Egzersize olan ilginizi kaybetmeyiniz. Korkmayın hiç kimse yoğun mesaiden dolayı ölüp bitmez. Haftanın her günü kendinize en az 1 saat ayırın. 1 saat günün yüzde 4’üdür. Devam…
* Tam ve düzenli uykunuzu alın zira uyku bir törendir. Aksi takdirde makineyi yakarsınız cayır cayır…
* “Sigara sağlığa zararlıdır” yerine “sigara=ölüm” felsefesini edininiz…
* Egzersiz eğitimi ile ilgili kendinizi sürekli güncelleştiriniz…
* Spor malzemesi satan mağazaların ‘run’ bölümlerinden mutlaka yararlanın…
Neyse, dönemin TC Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in kendisini protesto etmek için yollara düşen işçiler ve memurlar için kullandığı “yollar yürümekle aşınmaz” özdeyişi, günümüz için de halen daha geçerli. Tıpkı “doğmamış çocuğa don biçmeyin”, “petrol vardı da biz mi içtik” veya “dün dündür, bugün bugündür” gibi dün de artık bugün oldu! Unutmayın ki başarı bir sonuç değil, bir yolculuktur. Son söz; Dereboyu da yürümekle aşınmaz. Hele hele her kafe bir tür liman olursa, dondurmalı ekmek kadayıfı olur. “Artık dün dünle bitsin, bugün olsun cancağazım” Mevlana usûlü. Sağlıkla a dostlar..

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam