09 Aralık 2016

Dr. Sibel Siber tarihe geçecek…

Haber İçi Üst

Doktor Sibel Siber, başarılı hekimliğinin dışında sevdiğim, saydığım, ülke ve insan sevgisi dolu bir insanımızdır. Milletvekilliği döneminde, özellikle sağlık konularında her zaman dersini çalışmıştır. Gıda güvenliği konusunda verdiği uğraşın, seçimlerle heba olmasına çok üzüldüğünü biliyorum.

Şimdi Dr. Siber, ilk kadın Başbakanımız oluyor. Elli günden az bir süre için, elinde çok fazla da bir yetkisi olmadan Başbakanlık koltuğuna oturacak…

Üç partinin kuracakları parça körçe bir bakanlar kurulunu yönetecek olan kişinin tüm kesimlere eşit mesafede durması gerekirdi. Nitekim Dr. Siber, CTP’nin Birleşik Güçler kanadından bir milletvekili olmasına karşın, toplumun tüm kesimleriyle olan ilişkilerine asla siyaset bulaştırmadı.

Böyle bir dönemde yapılacaklar zaten gündelik işlerle sınırlı. Bakanlıklar kendi sistemlerini çalıştırmaya devam edecekler. Burada tek dikkat edilmesi gereken, partizanlığa geçit verilmemesi olacak. Bir de Serdar Denktaş’ın dün belirttiği başta üst düzey bürokratlar olmak üzere tüm kamu görevlilerinin sadece işlerini yapmalarının, siyasetten uzak durmalarının sağlanması. Bunun yanında, takvimin ortasına gelen 20 Temmuz kutlamaları ve protokolle ilgili işler…

Artık Küçük hükümeti düşmeli miydi, yenisine gerek var mıydı, yok muydu tartışması yersiz. Bir kez daha bize özgü bir yöntemle hem erken seçim kararı aldık, hem hükümeti düşürdük.
Ne isterse olsun, KKTC’nin tarihine geçecek bir kadın başbakanımız olacak. Keşke partiler sadece böylesi geçiş dönemleri için değil, parti üst yönetimleri için de kadın adaylara yol açsalar…

*****

Prosedür nasıl işleyecek…

CTP, DP-UG ve TDP’nin, Dr. Sibel Siber’in Başbakanlığı konusunda anlaşmalarının ardından gözler, 4-3-3 formülü ile oluşturulacak teknokrat kabinenin hangi isimler olacağına çevrildi. Yaklaşık bir buçuk ay görev yapacak seçim hükümeti için yasalar ne diyor, bundan sonra nasıl bir prosedür izlenecek ona bakalım…
Üç partinin üzerinde anlaştıkları Başbakan adayı, dün Cumhurbaşkanı Eroğlu tarafından görevlendirildi ve yasal süreç çalışmaya başladı. Yasalara göre Cumhurbaşkanı, onayladığı ismi Cumhuriyet Meclisi’ne bildirir. Kabineyi kurmakla görevlendirilen isim, kabinesinde yer alacak isimleri tespit eder ki, burada bir sıkıntı yaşanacağını sanmıyorum. Büyük bir ihtimalle isimler de belirlenmiştir. Kabine Cumhurbaşkanı’nın onayını aldıktan sonra, Meclis iki gün içerisinde toplantı çağrısı yapar, nisap sağlanması durumunda ise ilk gün bilgiye sunuş yapılır ve herhangi bir oylama yapılmaz. Yeni Başbakan ve kabine üyeleri görevlerini devralırlar.
Kurulan hükümet, en fazla 7 gün içerisinde hükümet programını hazırlayıp, Meclis’e sunmak zorunda. Ancak burada uzun bir program olmayacağına göre, hükümet programının 1-2 gün içerisinde Meclis’te okunması düşünülüyor.
Hükümet programının okunmasının ardından 2 tam gün sonra, program hakkında genel görüşmeler başlayacak.
Genel görüşmelerin tamamlanmasının ardından bir tam gün sonra ise, güven oylaması yapılacak…
Sizin anlayacağınız kurulacak olan hükümetin, bir seçim hükümeti olması nedeniyle bu işin fazla uzamayacağı, hükümet programı ve görüşmeler ile güven oylamasının, en çok 7-8 gün içerisinde tamamlanması bekleniyor…

 

YERİN KULAĞI VAR

İLK KADIN BAŞBAKAN: Kıbrıs Türk siyasi tarihinde ilk Başbakan olarak görev yapan Osman Örek ile birlikte ülke tam 21 hükümete tanık oldu. Rekor, Başbakanlık koltuğuna 8 kez oturan Derviş Eroğlu’nda. Aradan geçen 35 yılda birçok bayan bakan gördük ama Sibel Siber ilk kadın Başbakan olarak Kıbrıs Türk Siyasi tarihine adını yazdıran ilk isim oldu…

HABERLER SPEKÜLATİF: Adının Başbakan adayları arasında geçmesi CTP milletvekili Mustafa Yektaoğlu’nu üzdü. Dün konuştuğum Yektaoğlu, “Böyle bir kişisel talebim ve beklentim hiç olmadı. Son 3-5 gündür ismim etrafında bir takım spekülatif haberler yapılıyor. Makam peşinde koşan birisi değilim ve bunu etik de bulmuyorum” dedi…

5 İSTEDİ 4 ALDI: CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu dünkü toplantıya 5 bakanlık talebi ile gitmiş. CTP toplantı masasına, DP-UG’ye 3, TDP’ye ise 2 bakanlık önerisini koymuş. Ancak öyle anlaşılıyor ki DP-UG ve TDP, Başbakanlığı da verdikleri CTP’yi, 4 bakanlığa ikna etmeyi başarmışlar…

SOYER DUYGULANDI: Aday olmayacağını açıklamasıyla birlikte hem partisi CTP’de, hem de toplumda büyük bir şaşkınlık yaratan Soyer, son anda partililerden gelen yoğun talepler üzerine, adaylık müracaatını yaptı. Özellikle Mağusa ilçe binasına toplanan birçok partili, Soyer’i ikna etmek için epey dil dökmüşler, ikna konuşmaları sırasında zaman zaman duygusal anlar bile yaşanmış. Bir siyasetçi, geçen bunca yıla rağmen, hala bu sevgi ve saygıyı görebiliyorsa, ne mutlu ona…

UBP SEÇMENİ LİSTELERİ BEKLİYOR: Özellikle son bir yıldır suların hiç durulmadığı Ulusal Birlik Partisi’ni yeni bir kriz bekliyor. Özellikle parti içerisinde yavaştan yavaşa yükselen seslerin, aday listelerinin açıklanmasının ardından tavan yapacağı, hatta bazı kopmaların yaşanacağı iddia ediliyor. Adaylık başvurusunda bulunan ve iyi bir sıradan aday olmayı bekleyen birçok aday adayının, beklentilerine cevap bulmaması halinde isyan bayrağını açacakları konuşuluyor. Sizin anlayacağınız bu yıl, hem UBP, hem de İrsen Küçük için hiç de iyi geçmiyor…

ACI TESADÜF: Akçay’da 23 yaşında bir genç daha motosikletle kaza yaptı ve hayatını kaybetti. Ne acı tesadüftür ki, geçtiğimiz yıl da aynı tarihte, yani 10 Haziran 2012’de 21 yaşındaki Aras Kansay Yedidalga-Gemikonağı anayolunda, yine motosikletle yaptığı kazada hayatını kaybetmişti. İki kazanın bir diğer ortak noktası, her ikisinin de Güvenlik Kuvvetleri mensubu olmasıydı. Daha ne kadar gencimizi bu şekilde kaybedeceğiz, daha ne kadar ağıt yakacağız. Yok mu bu işin bir çaresi…

AB-TÜRKİYE: Bugünlerde AB’den yükselen sesler, “Eğer AB Türkiye’yi oyalamasaydı, Türkiye AB’den uzaklaşmaz, bugün de bu halde olmazdı” diyor. Son örnek de eski İngiliz Dışişleri Bakanı Jack Straw. Straw yazdığı kitapta, Türkiye’yi oyalayanları Fransa, Almanya ve Güney Kıbrıs olarak gösteriyor… Gerçekten de, eğer Türkiye AB’ye sırtını dönmemiş, uyum reformlarına devam etmiş olsaydı böyle olur muydu, diye düşünüyor insan. Yoksa acaba gerçekten de Avrupa’nın Türkiye’yi görmek istediği yer burası mıydı?..

ZİRVEDEKİLER

Mutabakat: İstenirse oluyor… Üç parti bir buçuk aylık hükümet için kolayca mutabakat sağladı. Tabii ucunda hükümeti göndermek ve seçim var. Ancak ben iyi niyetle düşünmek ve yeni dönemde UBP’yi de aralarına alarak, hepimiz için gereken asıl mutabakatı sağlamalarını diliyorum. Hedefi, devletin tüm sistemini yeniden yapılandırmak olan bir mutabakat… Yoksa şu yapılacak seçimin, koltuklara oturacaklar dışında kimseye hiçbir faydası olmayacak…

DİPTEKİLER

Mustafa Aracbacıoğlu: DP Milletvekili Arabacıoğlu, “İlk kez siyasetçiye güven bu kadar dibe vurdu” demiş. Gazetelerde, televizyonlarda, hatta Meclis kürsüsünden bilmem kaç kez, “Ben artık yokum, bu benim son dönemim” demesine rağmen, önce LTB adayı çıktı, şimdi de 28 Temmuz seçimlerine hazırlanıyor. Tüm bunlardan sonra, siyasetçiye olan güvenin, tavan yapmasını mı bekliyordunuz?..

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil